Hakan Güven

Vesaire - 2


Uyuşturucu (Nebati)


…benden vazgeçme ihtimalinden korkuyorum… Bu arada o kadar az içiyorum ki aslında şunu; yani bak sigarayı bıraktım, sadece bunu içiyorum; bir noktada daha sağlıklı yani… Beş tane içiyorum günde ve içine ne kadar az koyduğumu bilsen, şu kadarcık; milletin bir sigaraya koyduğuyla ben bir hafta idare ediyorum.

Övünç Üster / Nisan 2008 / Konu: Bağımlılık


İskorpit


Bizim memleketin balıkçıları ise, onu Akdeniz’de ‘Sokarca’, Ege Denizi’nde ‘Adabeyi’ ve nihayet Marmara Denizi’nde ise ‘İskorpit’ olarak adlandırıyorlar. Kendisinden 20-25 cm kadar daha büyük olan abisi, balıkçılık alemlerinde ‘Lipsos’ olarak nam salmıştır ve balıkların külhanbeyidir. (Lüfer familyasını ‘bıçkın serseriler’ olarak kabul edersek İskorpit familyasını da ‘ağırbaşlı serseriler’ olarak düşünebiliriz…)

Zafer Yalçınpınar / Haziran 2008 / Konu: Hayvanlar Alemi


Şimdi Ofsayt Düşünsün

Kızlar Ligi

Tam, karma futbol mümkün mü dediğim anda...
 Müge: Değil.
 Nesrin: Mümkün. Akatlar’da eski futbolcu abiler oynuyorlardı. 15 tane adam bir de ben vardım. Sonuçta ben kendime güvenip oraya çıkıyorsam bana aynı muameleyi yapacaksın. Top ona geldi, bilmem ne, yok yani. Eski çalıştığım yerde, otogar esnafına karşı 6 kadın, 6 erkek maç yapıyorduk. Bence erkeklerin egosuna bağlı. Sonuçta erkekte bitiyor; kendini biraz geliştirme mertebesine ulaştıysa ya da kendini biraz törpülediyse mümkün.
Müge: Gösteri maçı gibi bir şey için olabilir ama sürekli olduğunda mümkün değil. Ben bir sertifika programına gidiyorum, orada denedik. Erkeklerin kazanma içgüdüsü bir süre sonra ağır basmaya başlıyor. Başta çok centilmen olan, topu veren erkeğin -aslında öyle bir şey beklemiyorsun- kazanma içgüdüsü ortaya çıkıyor. Bunu Gazoz Ligi gibi sürekli bir lige dönüştürdüğünüzde oynayan kadın sıkılır bir kere. Ya kadının çok acemi olması lazım -herkes ona gülecek falan- ki ben ona çok karşıyım.
‘Biz de Gazoz Ligi’nde her ne kadar centilmenliği öne çıkarsak da belli bir süre koşturduktan sonra beyne oksijen gitmemeye başlayınca bize de bir haller oluyor,’ diyorum, demez olaydım diye de düşünüyorum...
Nesrin: Bence siz erkeklerin ergenlikten bir gelişim probleminiz oluyor. (gülüşmeler)


Volkan Balkan / Mayıs 2014


Taraftarlar ve Tribünler: Politikleşiyoruz


çArşı Davası”: Passolig’in Ötesinde
Taraftarların ve tribünlerin politizasyon süreci elbette Passolig uygulaması ile sona ermedi. En nihayetinde, Passolig uygulaması iktidarın tribünü hedef alarak hayata geçirdiği bir uygulamaydı. Peki taraftarlar? Onlar da iktidar şiddetinden nasibini alacaktı. İktidar bu sefer Dünya’da bir ilki gerçekleştirerek, çArşı taraftar grubunu darbe girişiminde bulunmak iddiasıyla 16 Aralık’ta yargılamaya başladı. Taraftar ve tribünün politizasyon süreci böylelikle hukuki bir boyuta da taşınmış oldu.
çArşı Davası aslına bakılırsa, taraftar ve mekân ilişkisinin de hedef alındığı bir süreç. Önce tribünleri hedef alan iktidar, bu sefer taraftar gruplarını hedef alarak, tribün ve taraftar ilişkisine son vermeyi amaçlıyor. Bu ilişkinin ortadan kaldırılması demek; futbolu futbol yapan bir kültürün ortadan kaldırılması demek, örgütlülüğün ortadan kaldırılması demek. Bu sebeple; taraftar grupları ya da toplumun farklı tabakaları, renk ayırt etmeden çArşı davasını destekliyor, çArşı’ya bu süreçte daha da politikleşerek ortak oluyor. Taraftar grupları bu sefer sloganlarını Çağlayan’da atıyor, meşalelerini Çağlayan’da yakıyor.


Anıl Sayan / Ocak 2015


Eğer Beni Başkan Yaparsanız;


– İşini bilen memur ve eli sopalı esnaf sorunlarını çözeceğim. Esnaf paint-ball turnuvalarına gidecek. Memur da Lars Von Trier seyredecek.
– Sürekli ‘kuşbaşı kaşar’ desenize sevgili vatandaşlarım. Elektronik müzik gibi oluyor!
– 1 haftada bozulmayan hiçbir şey sattırmayacağım.
– Kızıl saçı, evet doğru tahmin ettiniz, yasaklatacağım.
– Mizah duygusunda yükselme gerekiyor. Bir şeyleri yasaklatacağım sanırım bunun için.
– Entelektüele saygınlığını geri vereceğim.
– Herkesle dost olacağım. Kafaları karıştıracağım.
– Gençlerimizdeki Batılı hayranlığına hayranlık duyacağım.
– ‘Azıcık aşım, tasasız başım’ isimli bir milli proje başlatacağım.
– Diyetisyenlik yapana hapis cezası getiriyoruz.
– Teknolojiye hep şüpheyle yaklaşacağım.
– Sinemalarımızda yerli komedi veya çizgi roman uyarlaması gösterime sokturmayacağım.
Evinde indir torrent’ten ya!
– Sevgili vatandaşlarım zaten program bitiyor!


Viktor Pilatan / Haziran 2015


Eskiden Bir Yazı


Dikkat edin, ‘Para etmeyen antika özlenir.’”

Deha Zor / Nisan 2010



Cadıları Kahraman İlan Etmek


Salem Cadıları:
15. ve 16. yy’larda, özellikle Salem’de; cinselliğini aktif bir şekilde kullanan, şehvetli, neşeli, evlenmeyi reddeden, gerektiğinde biraraya gelip isyan eden kadınlar (bu biraraya gelişin daha sonra coven yani cadı meclisi olduğu iddia edilecek), kilise ve yönetim için tehlike oluşturuyordu. Çünkü iş gücü bazında küçümsenen kadının yeri mutfağıydı ve toplumsal rolü de annelikti. Aynı anda Meryem Ana günahsız bir anne olarak saygı görürken, gerçek kadınlar bozuk ve günahkâr bir doğaya sahip oldukları gerekçesiyle işkence görüp öldürülüyordu. Bunun en büyük sebebi de erkeklerin cinsel yetersizlikleri ve kadınların doğum gücünü kıskanmalarıydı. Kadının toplumdaki kaderi doğayla ortaktı. Kadın, işçi çocuklar doğurmalı, doğa da sonsuz bir kaynak olduğu için sömürülmeliydi. Neticede komik ve asılsız sebeplerle birçok kadın işkence gördü, hapse atıldı ve öldürüldü. (Mesela cadı olduğu düşünülen bir kadının idrarıyla pasta yapılır ve köpeğe yedirilirdi. Eğer köpek de benzeri davranışlar gösterirse bu, o kadın cadı demekti. Bu yönteme cadı pastası denirdi.) Cadı avı bir cinsel gruba karşı gerçekleştirilmiş en büyük terörizmdi.

Semra Uygun / Ekim 2015 / Konu: Kahraman

info@kargamecmua.org