MondoTrasho
Dergiciliğin önemi nedir?
Kendimi dergici olarak olarak görmüyorum. Bir dergi çıkartmanın olası sorunlarıyla hiç uğraşmadım. Fotokopiden dergi yapıyorduk ve bir şeyler söylemek, paylaşmak, bir muhabbet dönsün istiyorduk. Başarılı da olduğumuzu düşünüyorum. Bir hedefimiz zaten yoktu, yola bakıyorduk biz. Yazdık, çizdik, paylaştık ve hep beraber öğrendik. Bu yeterince önemli zaten.
Dergicilik yaptığınız dönemle bugünün dergiciliği hakkında ne gibi farklar görüyorsunuz?
Bu yakın döneme ait bir dergi enflasyonu var, edebiyat / kültür adı altında çıkanlardan bahsediyorum. Pek hoş değil bu. Birbirinden pek de farkları olmayan, zayıf içerikli, her hafta ya da ay neredeyse aynı konuların, aynı insanların, aynı kavramların öğütüldüğü, üstünkörü, alelacele yapılmış, sayfa tasarımları bile neredeyse aynı olan çok dergi var. Neredeyse isimleri bile aynı kaynaktan çıkmış gibiler. Yanyana dizdiğin zaman komik duruyorlar. Ece ağabeyin bir lafı var; “Artık kaldırıma park etmek bile marjinallik sayılıyor,” diye (bağışlasın, kulağımda kaldığı halini aktarıyorum). Biraz o hesap galiba. Ekonomik bir sorun da var elbette, kolay olmasa gerek mali durumları düşünmeden iş yapmak. Bağımsız olmak kulağa hoş geliyor ama sıkıntılarına da göğüs germek gerekiyor. Fanzinler hâlâ faaliyetteler, o güzel işte. İzmir’den Girdap’ın işleri, tutarlılığı çok hoşuma gidiyor mesela.

Bağımsız medya nedir ve mümkün müdür?
Üretimi ve dağıtımı piyasanın değil de o işi yapanların belirlediği ortamlarda elinden geleni ardına koymamaktır bence. Bu hiç de zor olmayan bir eylem, bahanelerden uzak durmak gerekiyor sadece. İnsanın şarkı söylemek isteyen 1000 tane iç sesi varsa içinde, bir o kadar ses de bahaneler buluyor söylememek için. Bağımsız medya, elbette, her zaman ve koşulda mümkündür. Niyet mühim şey.
Sizi bitirmeye hangi şartlar zorladı?
En iyi şaka en kısa sürendir herhalde. Zaten bağımsız, kâr amaçsız, düzensiz çalışıyor ve dağıtıyorduk. Kendiliğinden bitti MondoTrasho, bizi zorlayan hiçbir şey yoktu bulunduğumuz ortamda. Çok eğleniyorduk zaten, o eğlenceyle de bıraktık. Yapacak çok şey var, her zaman.
Yaptığınız ve yayımlanan en büyük hata neydi?
Güzel soruymuş, hakikatten hiç düşünmemiştim ama bir tane buldum şimdi. NHRD iki şiirini vermişti, isimsiz yayınlansın diye, bende mal gibi dalıp kullandığı takma isimle koymuştum sayfaya. Kulakları çınlasın kardeşimin.

kargamecmua’a dair fikirleriniz nelerdir?
İstanbul’da yaşadığım zamanlar mutlaka, bir şekilde elime geçiyordu kargamecmua. Şimdi arada ancak. Zaten alt adı çok güzel; mecmua. Sıkı bir katılım ve kadro ile üretmeniz de öyle.
Hayli fantastik bir ülkede, neredeyse on senedir gayet tutarlı bir iş çıkartıyorsunuz. Elinize sağlık. Gitmek istediğiniz kadar gidebilmenizi dilerim.