CADILARI KAHRAMAN İLAN ETMEK
Semra Uygun
1- Jeanne d’Arc:
Jeanne d’Arc’ın azizelikten cadılığa oradan da tekrar azizeliğe geçişinin hikâyesi şöyledir: 1425 yılına kadar sıradan bir yaşam süren Jeanne, bir gün kırda yürüyüşe çıktığında, İsa’yı görür ve onunla sohbet eder. İsa, ona seçilmiş kişi olduğunu ve Fransa’yı kurtarmasını istediğini söyler. Bunun üzerine Jeanne erkek kılığında tüm Fransa’yı dolaşır ve halkı etrafında toplamayı başarır. Halk onu İsa’nın görevlendirdiği bir kurtarıcı olarak görür. 1429’da kralın veliahtı Charles, Jeanne ile güçlerini birleştirir. Jeanne tıpkı bir erkek gibi silah kuşanır ve Charles’ın ordusuna katılır. Artık Jeanne, Charles’ın ilahi koruyucu meleğidir. Bu manevi destek sayesinde Charles, Orleans şehrini İngilizlerin elinden kurtarır. Bu zafer sonrasında taç giyer ve istediği konuma yükselmiş olur. Fakat artık halkın gözbebeği olan Jeanne, tahtı için bir tehlikedir. 1431’de Jeanne’i Compiegne şehrindeki savaşa gönderir. Bu savaşın kazanılması pek mümkün değildir ve Jeanne’nin önderliğindeki ordu yenilir. Charles’ın istediği olmuştur. Jeanne İngilizlere esir düşer ve Fransa tarafından onlara satılır. Jeanne İsa’yla konuştuğunu iddia ettiği için engizisyon önüne çıkar. Aslında bir isyan çıkarmak ya da Fransız direnişini güçlendirmek istemeyen İngilizler Jeanne’nin idamına karşıdır. Ancak ona suçunu itiraf ettiremeyen engizisyon aynı kanıda değildir. Sonuç olarak Jeanne bir cadı gibi yakılarak öldürülür. Fakat yıllar sonra kendisini yakan kilise tarafından azize ilan edilir ve Jeanne d’Arc adını alır. O artık bir kahramandır.
2- Otacı:
Bugün alternatif tıpta kullandığımız birçok doğal içerikli ilacın mucidi, zamanında cadı diye yaftalanan kadınlardı. Otacılar yani beyaz cadılar esasen şifacılardır. Doğanın sınırsız güçlerini ve cömertliğini kullanarak ilaçlar, çaylar, tütsüler yaparlar. Doğada kendine has isimlerle anılan birçok bitki ve o bitkilerden elde edilen şifalı karışımlar, cadıların eseridir. Mesela güzelavrat otu, ebegümeci, siyah yılan kökü, gümüş düğme gibi. Fakat bu güçleri ve zekâları onlar gibi olmayan insanların; onları tuhaf, şeytanla işbirliği yapan, sevimsiz, uğursuz kadınlar olarak görmelerine sebep olmuştur. Mesela 12. ve 13. yy’larda birçok ebe kadın, hamile kadınların acısı dinsin diye doğal ağrı kesiciler yapmış fakat ilaç dünyası aristokratların eline geçince cadı diye suçlanmışlardır. Günümüzdeki birçok aktar, bitki uzmanı, bu kadim ve bilge akımın devamı niteliğindedir.
3- Wicca:
Bugün geniş kitlelerin benimsediği ve eksiksiz uyguladığı, modern cadılık Wicca dininin kurucusu Gerald Gardner’dır. Kendisini Scire isimli bir erkek cadı olarak tanımlayan Gardner, Wicca dinini, ruhani arayışlarının sonunda oluşturdu. Meslek hayatının önemli bir kısmını Asya’da geçiren Gardner, burada çeşitli okült inançlarla ve büyücülükle tanıştı. Bu sırada Batı ezoterizmi konusunda pek çok eser okudu. 2. Dünya Savaşı’ndan hemen önce İngiltere’ye döndü ve buradaki okült oluşumlarla haşır neşir oldu. Bu dönemde doğaya saygı ve büyücülük ekseninde, çok tanrılı bir inanç hareketi başlattı. Cadılığı yasaklayan Ortaçağ İngiliz kanunları 1951’de yürürlükten kaldırılınca 1954 yılında “Witchcraft Today” kitabını yayımladı. Doğaya düşkünlüğün ve geleneksel dinlerden bağımsız ruhani arayışların rehberi oldu.
4- Salem Cadıları:
15. ve 16. yy’larda, özellikle Salem’de; cinselliğini aktif bir şekilde kullanan, şehvetli, neşeli, evlenmeyi reddeden, gerektiğinde biraraya gelip isyan eden kadınlar (bu biraraya gelişin daha sonra coven yani cadı meclisi olduğu iddia edilecek), kilise ve yönetim için tehlike oluşturuyordu. Çünkü iş gücü bazında küçümsenen kadının yeri mutfağıydı ve toplumsal rolü de annelikti. Aynı anda Meryem Ana günahsız bir anne olarak saygı görürken, gerçek kadınlar bozuk ve günahkâr bir doğaya sahip oldukları gerekçesiyle işkence görüp öldürülüyordu. Bunun en büyük sebebi de erkeklerin cinsel yetersizlikleri ve kadınların doğum gücünü kıskanmalarıydı. Kadının toplumdaki kaderi doğayla ortaktı. Kadın, işçi çocuklar doğurmalı, doğa da sonsuz bir kaynak olduğu için sömürülmeliydi. Neticede komik ve asılsız sebeplerle birçok kadın işkence gördü, hapse atıldı ve öldürüldü. (Mesela cadı olduğu düşünülen bir kadının idrarıyla pasta yapılır ve köpeğe yedirilirdi. Eğer köpek de benzeri davranışlar gösterirse bu, o kadın cadı demekti. Bu yönteme cadı pastası denirdi.) Cadı avı bir cinsel gruba karşı gerçekleştirilmiş en büyük terörizmdi.
5- J. K. Rowling:
Edebiyat dünyasının en yaratıcı cadılarından biri J. K. Rowling’dir. Rowling’in cadılık macerası, küçükken ormanda hayalini görüp hikâyesini yazmaya karar verdiği kahramanı Harry Potter’la başlar. Hep yazar olmak isteyen Rowling ilhamını bulmuştur. Kendi hayatını da içine dahil ettiği tek romanını, Harry Potter serisini kaleme alır. Erkeklerin dünyasında bir kadın olarak var olmanın zoruluklarına (romanında yazar olarak erkek ismi kullanmak zorunda kalması gibi) rağmen kitabı yok satar ve beş parasızken dünyanın en zengin insanlarından biri olur. Ama onun zenginliği kasasından değil, hayatımıza kattığı güç, cesaret, çocukcu heyecan ve yaratıcılıktan gelir. J. K. Rowling’in kahramanı Harry Potter, büyük küçük birçoğumuzun kahramanı olur. Böylece cadılık kuşaktan kuşağa yayılır.
6- Cadı Kazanı:
The Crucible yani Cadı Kazanı Arthur Miller’ın 1952’de yazdığı, Salem cadı olaylarını konu alan bir oyundur. Kadınların haksız yere cadı olarak yargılanmasını anlatır. Miller’ın kendisi de bu oyunla Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi tarafından yargılanmıştır. Fakat oyun daha sonraki yıllarda çok ses getirmiş ve popüler olmuştur. 22 Ocak 1953’te Broadway’de sahnelenmiş, 1996’da Nicholas Hytner’ın uyarlamasıyla Oscar’a aday gösterilmiştir. Ayrıca oyun halen, Amerika’daki birçok lise ve üniversitede, ülkenin tarihine ışık tutması açısından okutulmaktadır.
7- Scarlet Witch:
Marvel Comics’in süper kahramanı olan cadıdır. Asıl adı Wanda Maximoff olan Scarlet Witch, X-Men’den biridir ve The Avengers üyesidir. Gerçekliği değiştirebilme ve imkânsız olayları gerçekleştirebilme yetisi vardır. Tüm cadılar gibi seksi ve çekicidir. Bazen uçsuz bucaksız gücü yüzünden kaos yaratsa da, çoğunlukla kendisine hayran bırakır. Belki de en güçlü kahramandır ama zaman zaman duygularını kontrol etmekte zorlandığı için bu durum onu yavaşlatır. Yine de bir cadı olduğu için karşısına çıkacak düşmanların vay haline.
8- Cadı Avı:
Tarihte “cadı avı” diye geçen suçlamaların, yargılamaların yapıldığı kesimin her zaman iyi tarafta olması dikkat çekicidir. 9 Kasım 1938’de Nazilerin, Yahudilere ait ev, iş yeri ve sinagoglara yaptığı kanlı ve ölümcül saldırıların yaşandığı Kristal Gece, 6 - 7 Eylül 1955’te İstanbul’da yaşayan başta Rumlara olmak üzere azınlıklara yönelik tahrip ve yağma hareketi, 1942’de Joseph Raymond McCarthy tarafından başlatılan yazarların, sinemacılar, siyasetçilerin komünist diye tutuklandığı komplo hareketi bunlardan bazılarıdır. Tarih diğerlerinden farklı olanlara, düşünenlere, azınlıklara karşı çoğu zaman tahammülsüz olmuştur.
9- Stevie Nicks:
Fleetwood Mac’in solisti, şarkı sözü yazarı, bestecisi Stevie Nicks, müzik dünyasının hippie cadısıdır. ‘70’lerde sesiyle, şarkılarıyla, tarzıyla birçok cadıya ilham kaynağı olmuştur. American Horror Story: Coven’da da cadıların cadısı olarak karşımıza çıkar. Hafif çatallı, tirek sesiyle şarkıların Siren’ı, gecelerin ay ışığıdır. Belki uçan süpürgesi ya da kara kedisi yoktur ama ormanda şeytan için çırılçıplak dans ettiğine dair rivayetler vardır. Baykuşlar söyledi.
10- Aşk:
Bir cadının en büyük büyüsü şüphesiz aşktır. Öyle ki aklımızı başımızdan alır, gözlerimizi kör eder, yemeden içmeden kesilir, aşık uğruna şiirler yazarız. Aşk bizi yeniden bir çocuğa, sevgiliyi de bir kahramana, hatta süper kahramana dönüştürür. Hayatın en güzel rengi, moral kaynağı, yaşama sevincidir. Bu yüzden aşksız yapamayız.
semra_uygun@yahoo.com