İSTİNAT DUVARI
Sezgi Davran
Metrobüsler Yine Gündemde
Yanlış da anlamayın, Büyükşehir Belediyesi’nin bu hizmetinden faydalanan o kadar çok vatandaş var ki. Metrobüs’ün işe yaradığı bir gerçek. Bizim derdimiz doğru düzgün çalışması. Kaldırılan emniyet şeritleri nedeniyle oluşan kazalara (özellikle ölümle sonuçlanan motorsiklet kazalarına) bir son verilmesi. Bunun takibindeyken metrobüsler bu sefer de farklı bir nedenle gündeme geldi. Hollanda’da ithal edilen 50 adet Phileas marka metrobüsün garajlarda yattığı ortaya çıktı. Bu otobüslerin tanesi 1.2 milyon euro. Yani 120 milyon TL sokağa atılmış durumda. Kullanılamayan metrobüslerin yerine Mercedes marka yenileri alınmış. Bu işten kim kaç para kazandı acaba? Phileas marka araçların kapasitesi 180 yolcu. Ancak yoğun saatlerde metrobüsler 350 yolcu taşıyor. Belediye, yol tutamayan, yokuş çıkamayan, hızlanmakta zorlanan, süspansiyon sistemi sorunlu 35 Phileas’ı seferden kaldırdığını ve kalan 15 adedinin yoğun olmayan saatlerde kullanıldığını açıkladı. Ancak Avcılar-Söğütlüçeşme güzergahında bir Phileas görseniz siz de hemen farkedersiniz. Çünkü 26 metre uzunluğunda bir araçtan bahsediyoruz.
Şimdi, “Zaten taa 2003’te uygun olmadığı için reddedilen bu Phileas’ları hem de Sayın Başbakan’ımızın şereflendirdiği bir açılışla, büyük bir hizmet gibi lanse Büyükşehir Belediyesi bunun hesabını verecek mi?” diye sormadan edemiyoruz tabii. Turistik sahil beldeleri için sight-seeing araçları olarak tasarlanan Phileas’ları İstanbul trafiğine sokmak kimin cin fikridir? Nerden akla gelir? 120 milyon TL’nin vesile olduğu bir yaratıcılık mıdır bu?
2010 Avrupa Usulsüzlük Başkenti
2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı gündemden düşmek bilmiyor. Kültür Başkenti olmamız için yıllar süren bir mücadele vererek bu hakkı ülkemize getiren ekibin majörleri Nuri Çolakoğlu, Gürhan Ertür, Prof. Dr. Metin Sözen ve Prof. Dr. İskender Pala’nın istifalarıyla gündeme gelen Ajans’la ilgili olarak CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin verdiği soru önergesine Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın verdiği yanıtlar olayın vehametini iyice ortaya çıkarttı.
Aylardır 2010’a proje başvurusu yapan, içerde çalışan, projesi onaylanan ya da şu veya bu biçimde 2010 ile alakası olan herkesten aynı şeyi duyuyorduk; aktarılan fonlar peşkeş çekiliyor. İstifa eden ekip susma hakkını kullansa da ayyuka çıkmıştı yaşanan usulsüzlüklerin kokusu. Şimdi bu kesif kokunun kaynakları da belgelendi. Lise mezunu direktör profesörlerden fazla maaş alıyor, ihale yasaklısı “edebiyat yönetmeni” oluyor, reklam kampanyalarının %60 tek bir gruba veriliyor… 2010’a 7 ay kaldı. Ama bütçe var daha yiyecek.
Alenen Irkçılık
İsrail’in Gazze’ye son saldırısı sırasında Hitler’in ruhuna helva dağıtarak gündeme gelen Türk Eğitim-Sen Kayseri 2. No’lu Şubesi yine coştu. Şube Başkanı’nın Türkiye-Ermenistan arasında oynanacak futbol karşılaşmasının Kayseri’de oynanacak olmasına karşı sendika üyelerini bir araya getirerek yaptığı imza kampanyası konuşmasından alıntılar: “Bugün burada Ermeni soysuzlarının Karabağ'ı işgal ettiği andan itibaren dünyanın kör ve sağır kaldığını anlatmak ve bu konuya parmak basmak için toplandık. Aziz Türk Milleti bugün Ermeniler, Azerbaycanlı kardeşlerimizin topraklarının yüzde 20'sini işgal etmiş durumdadır. 1 milyon insan mülteci durumunda yaşarken ve Ermeniler Türkiye Cumhuriyeti sınırlarını tanımazken Karabağ'da katledilen kardeşlerimizin kanında eli olan sözde Cumhurbaşkanı'nın Kayseri’ye maçı seyretmek için gelmemesi için bugün buradayız. Ermenistan sınırı açılsın ama bir defaya mahsus açılsın. Türkiye'den isteyenler o tarafa gitsinler ve sınır kapansın.” Ve bu metne imza atanlar öğretmenler.
Buna eklenen son haber ise bu kampanyaya 250 bin imza toplandığı. Bu başarıyı açıkladıkları toplantıya CHP Kayseri milletvekili Şevki Kulkuloğlu ve Ticaret Odası başkanı Hasan Ali Kilci de katılmışlar ve değerli milletvekilimiz de Türkiye-Ermenistan maçının Kayseri'de oynanmamasını istemiş. Ve hep beraber kampanyayı ırkçı bulanları eleştirmişler.
Bunun adına milliyetçilik ya da vatanperverlik denemez ama, açık açık ırkçılık bu. Hani ülke olarak topyekün dörtnala koştuğumuz ve sessiz kaldıkça hepimizin varacağı yakın mecra.
Yetmiyor, Devam Ediyoruz, Edeceğiz de…
Çocuklar terörist olarak yargılanamazlar dedik, hem de 23 Nisan’da 14 yaşında bir çocuğun bir polis memuru tarafından dipçikle feci halde dövülüşünün görüntüleri kapladı ekranlar.
Eşcinsel, Travesti ve Transseksüel Cinayetleri Politiktir dedik, 11 Nisan’da bir travesti daha Ankara’da öldürüldü.
Kimse sesini çıkartmasın. Aman ha.
Not: Üç maymun olmak lazım. Dikkatle bakarak, kulak kesilerek ve gördüğünü, duyduğunu söyleyerek. Bu sayfa müsait, söylemek isteyenlere.
info@kargamecmua.org