İstanbul’da Bir Cyborg! : Stelarc
Irmak Arkman
“Belki de artık makineler uyum gösteren bir makine tasarlamanın zamanı geldi” Stelarc
Kurye Uluslararası Video Festivali’nin onur konuğu, görüntüleme sistemleri, protez, robotik ve sanal gerçeklik kullanarak işler üreten Kıbrıs/Avustralyalı ünlü sanatçı Stelarc olacak. İnsan bedeninin sınırlarını keşfetmek amacıyla yola çıkan, insan bedenini ve sanatı, teknoloji ve tıpla birleştirerek gerçekleştirdiği çalışmalarla dünya çapında ses getiren sanatçı Stelarc, 5 Haziran 2009’da Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü BS2 salonunda gerçekleştireceği konuşma ile İstanbullulara yeni bir dünyanın kapılarını aralayacak.
Stelarc’ın çalışmaları, medikal görüntüleme, protez, robotik, sanal gerçeklik sistemleri ve interneti birleştiren insan-makine arayüzleri aracılığıyla beden kavramı ve bedenin teknolojiyle ilişkisini inceler ve genişletir. İlgi odağı alternatif, samimi ve istem-dışı deneyimlerdir. Sanatsal olduğu kadar teknolojik ve medikal olan işlerini gerçekleştirmek için Stelarc, zaman zaman doktorlardan yardım alarak ve teknoloji devlerinin desteğiyle sanatın tanımını ve alanını hem içerik hem de kaynak kullanımı açısından ciddi ölçüde genişletmiştir.
“
İnsan vücudu biolojik olarak yetersizdir... İnsan olmak sürekli yeniden tanımlanmak demektir”i Bir bedeni yeniden tanımlamak aynı zamanda daha önceden açığa çıkan, algılanan ve deneyimlenen tüm yolları da yıkmak demektir ki, Stelarc’ın projeleri tam da bu noktaya dayanır. 60’lı yılların sonundan bu yana bedenin boyutlarını araştırırken , onun modifiye edilen ve başkalaştırılabilen iskeletini, değiştirilebilen ve güçlendirilebilen olasılıklarını inceliyor. Stelarc’ a göre “Çoğalma ve üretim yoluyla yenilenen insan türlerinin öneminden çok artık tekrar tasarlama yoluyla kişiyi mükemmeleştirmek önemli. Artık önemli olan kadın ve erkek arasındaki ilişki değil, insan ve makine arasındaki arayüzlerdir.”
Stelarc’ın performansları genellikle kendi bedeni ile robot bilim ya da diğer modern teknolojilerin bir araya getirilmesine dayanır. Suspension (Asılma) adlı, bedenini etine geçirdiği kancalarla havada asılı tutmasına dayanan performansını farklı ortamlarda 25 kere gerçekleştiren sanatçı, bu performansların çoğunda kendi geliştirdiği robotik aletlerdenyararlanmıştır.
Asılma performansları beden psikolojisi ve onun psikolojik parametrelerini keşfetmek amaçlıdır. Uçlarında kayaların asılı olduğu iplere geçirilen halkalar sayesinde havada dengede durmaya çalışan Stelarc’ın performansı bu serinin ilk örneğidir. Diğer bilinen asılma performansları ise “City Suspension” adı verilen ve Copenhagen’da 60 metre yükseklikte bir vinçin ucunda gerçekleşen performans 4 kez tur atmasıyla bitmiştir.New York Street Suspension bu kadar yükseklikte gerçekleşmemesine rağmen performans başlangıcından 5 dakika sonra polis arabalarıyla dolması ve halka tehlike oluşturma suçu ile Stelarc’ın tutuklanması ile son bulmuştur.Bu serinin sonu “Üçüncü El”’de güçlendirilmiş beden, vücuda bir eklenti olarak yerleştirilen protez kol ve lazer gözler performansın temelidir. Seyirciler bedenin değişik yerlerine yerleştirilmiş elektrodlar tarafından beyin dalgaları, kalp atışları, kas ve kan akışı sinyallerini duyarlar. Bu çıkan sesi bestelemek için Stelarc nefes alış verişini, beden kaslarını ve psikoljisini kontrol altında tutmak zorundadır. Gözlerdeki lazerler ise optik bir kablo ile kalp atışlarına bağlıdır.
Stelarc, “Amplified Body” adlı performansında vücudunun farklı 30 noktasına çipler yerleştirerek beyin dalgaları ve kan akışını görüntüledi. Robotik bir üçüncü el ve kullanıcıyı ortaya oturtup hareketi elleriyle kontrol etmesine imkan sağlayan altı-bacaklı bir yürüme makinesi ile de çeşitli performanslar gerçekleştiren Stelarc, 2007 senesinde sol koluna kulak nakli yaptırdı. Bu performanslar sonundaki çıkarımı ise, “psikolojik kontrol ve elektronik modülasyon ile insan vücudu geliştirilebilir” oldu.
İşlerinin sanat ortamını aşan daha geniş bir kitleyi etkilediği iddia edilen sanatçının, bu konuda örnek teşkil eden en önemli performansı dünya çapında insanların sergiye online bağlanıp bedeninin bağlı olduğu elektrotları kontrol etmesine imkan sağladığı performansı oldu.
Stelarc’ın son sansasyonel çalışması demin de bahsettiğimiz koluna yaptırdığı kulak nakli oldu.8- 10 ay süresince kozmetik, ortopedik, yeniden yapılanma ameliyatları geçiren sanatçı sol koluna naklettirdiği kök hücreler sayesinde koluna üçüncü bir kulak yaptırdı. İki yıl içinde vücuduyla bütünleşen kulak, gittikçe gelişerek normal bir boyut kazandı. Henüz duyma yetisi kazanmamış kulağın gelişimi tamamlandığında içerisine bir radyo vericisi ve bluetooth alıcısı yerleştirilecek böylece Stelarc’ın duyduğu herşey seyircilerle paylaşılmış olacak.
5 Haziran günü İstanbullu sanat ve bilim severlerle ve de en önemlisi hayranlarıyla buluşacak Stelarc iki buçuk saat sürecek panelde tüm çalışmalarının ayrıntıları, kavramları ve ufak şovlarıyla anlatacak. Sanatçının çalışmalarına www.stelarc.va.com.au sitesinden, etkinlik ile ilgili detaylı bilgiye ise www.kuryevideo.org sitesinden ulaşabilirsiniz. Ayrıca yine “Beden ve Teknolojiler” başlığı altında 6 Haziran günü santralistanbul’da aralarında birçok önemli yayına imza atmış kültür ve medya teorisyeni Garry Hall ve Aylin Kalem’in de aralarında bulunduğu bir panel gerçekleşecek, panelin sonundaki açık oturum kısmında ise Stelarc tekrar bizlerle birlikte olacak. İlk kez Türkiye’ye gelecek Cyborg ile tanışma fırsatını kaçırmayın.
irmakarkman@gmail.com