Sayıklamalar


Viktor Pilatan
(Başlık nası? ‘70’ler Anadolu saykodelik pop kafası! Şu olaya değinsek; modası geri gelse.)
 
ZzzZzzZzzZzzZzzZzzZzzZzzZ
 
Dino Valente olmasaydı, “Ben ve Amcam”* olmasaydı, bu yazı da olmazdı belki, isabet olurdu. Ama artık harekete geçmeden önce hiç düşünmüyorum. Sanki şimdiye kadar yeterince düşünmüşüm gibi geliyor.
 
Benim aklıma en müthiş fikirler uyumadan 5 saniye önce geliyor.
Günün en depresif anı ise uyandıktan 5 saniye sonra basıyor.
 
Mesela uyku deyince biri hamamcı olmayı yazaydı.
 
Tanıdığım biri, uğraşmamak için kendine uyumayı telkinlemişti. Başarıyordu da. Hayatının büyük bölümünü uyuyarak geçirdi.
 
4-5 yaşlarındayken uyurgezermişim. Annem sabaha karşı beni sokak kapısını açıp giderken yakaladığını anlatır. Yani bu hikâyeyi sabaha karşı anlatır. Sabahı karşısına alır öyle anlatır. Kıllaşırlar belki.
 
Odada biri maket veya yapboz yapıyorsa, en rahat ve huzurlu orada uyurum.
Bir de kış uykusundaki bir ayıyla beraber. Sopayla dürterek uyandıracaksın herifi.
Sanırım insanlar da yatıyordu kış uykusuna. Hiç değilse içgüdüm benim yatmam gerektiğini söylüyor. Ama sevgili kapitalizmin gücü işte. Seni doğadan ayırıyor. (Doğadan uzaklaşma ile çenenin düşmesi [mecazi] kol kola ilerler. Farkediyor musunuz?) Kendi mallarına bağımlı hale getiriyor. Uyum sağlayana kadın, araba felan veriyor. İlahi!
 
Kalk yerine yat!”
Gözlerimi dinlendiriyorum.”
 
Yatak alırken pintilik yapmamak lazımdır.
 
TV karşısında elinde kumandayla ile uyuyakalmış biri kadar hüzünlü bir portre var mıdır? Peki aranızda ressam var mıdır? Bunu çizin. (Eskişehirli rent-a-car’cı Ahmet Abi’nin “Ara polisi” tonlamasıyla.)
 
remote sleep”. Alın size indie grup adı. Ya da “Uyuyan Balık”.
 
Evde uyanayım” diye bir destur vardır. Saygı gösterin.
 
Mümkünse akşamüstü güzellik uykumu sektirmem. Siz de sektirmeyin. Kardeşim Avrupa’da öğle uykusu izni var memurların. Gündüz uykusu olmadan yaşamak işkencedir.
Zzzzzzz” nedir? Çizgi romanda uyuma efekti. Peki ya koyun sayma? Gelir gider tablosu yapan çiftçinin uyuma şekli mi? Para sayar gibi…
 
Korner atılırken ve soğuktan donarken uyumayacaksın.
 
Bazen yazılar ömür törpüsü ki. Hayatımın en güzel anları kesinlikle yalnızkendi. (bileşik kelime gibiymiş, sevdim; yalnız-kendi… orospu-çocuğu gibi bir şey)… Ve, Tanrı affetsin, sarhoşken…. Ve uyurken…The ultimate tek kişilik eylem…
 
Akşamdan kalma günlerde çook sıkılıyorum; bana yazın. Hastaneden çıktığımdan beri sarhoş gezmem o kadar doğal karşılanıyor ki zaten sık sık akşamdan kalmayım, bi tanesini tutturursunuz.
 
Breaking Bad lan!
 
Lars Von Trier çok büyük adamdır. Filmlerindeki kadın karakterleri hepsi tek başına sinema tarihinin harikalarıdır. Trier kadını anlamış tek adamdır. (tekadam!) Beğenmeyen s…irsin gitsin!
(Şimdilerde her şey böyle artık. Her konuyu takım tutar gibi savunuyorlar. Narsizm bir salgın gibi büyürken. Herkes her şeyin doğrusunu bilirken. Aklıselim, iyiniyet, hoşgörü, merak, alçakgönüllülük yavaş yavaş silinirken, fikir ve ego holiganizmi uyku saatlerimizi arttıracaktır.)
 
Dediğim gibi: “Lanet olsun! Hayallerle yaşıyorum!”
Her şey için 40. yaşgünümü bekliyorum.
 
Dino Valente olmasaydı; olmazdı.
 
Allah rahatlık versin mecmua.
 
*Me and My Uncle
 
 

 

 
kendihayat@gmail.com