MICAH P. HINSON: ROCK N’ ROLL’UN EN KÖTÜ ÖNCÜSÜ


Utkan Çınar
2005… Heey! Duydunuz mu? Abilene, Texas’tan Micah adında bir oğlan enteresan bir Jeff Buckley cover’ı yapmış. Herif Mississippi’nin sularında huzura erdikten sonra çıkardıkları albümünden “Yard Of Blonde Girls” denen şarkıyı. Country tarzında. Güzel olmuş. Sesi 50’sinde gibi tınlıyor. Ama küçükmüş hepimizden, 23’ünde daha. Hapisten çıkalı bir kaç sene olmuş daha. Eroini bırakalı daha az. The Earlies denen tipler var ya hani? Onlarla bir EP hazırlıyormuş. Adını “The Baby and The Satellite” koymuşlar. Tamam Texas 2000’lerin en verimli müzikal toprakları ama bu oğlan başka. Kaybedecek hiç bir şeyi kalmamış gibi söylüyor şarkılarını.
 
Özdeşleşmemiz için başka ne lazım? Kulağınıza çalındı mı? İlk albümüne de …and TheGospel Progress adını vermiş. “On My Way” diye de bir şarkı yapmış. Aslında kulağa hoş gelen “Stand in My Way”miş ama bu başkaymış. Daha ne kadar damar, daha ne kadar arabesk olabilir bir Texas’lı diye sormak lazım gelirmiş. Araya The Earlies’den kankası John Lapham’le The Late Cord diye enteresan bir proje sıkıştırmış. Değerini ileride bilecekmişiz.
 
O güzel kızın bana koparıp verdiği gülün yapraklarını ısırırken TV’de gördüm bu sefer de. İspanyol kanalında. “Don’t you forget about me” diye bağırıyordu ekranda. 3 kişilerdi. Davul, bas bi de bu. Canlı halleri punk-country resmen. Keyiflendirdi gene. Fazla arayı soğutmayacak diyorlar. …and The Opera Circuit varmış sırada. Ayışığında mezar kazmanın soundtrack’i. Bu sefer prodüksiyon biraz dolgunlaşmış mı ne? Yaylılar vs. değişik bir halini ortaya çıkarmış kardeşimin. Sefilliğin dilinden anlarsan güzel oluyormuş bazen.
 
2008 yılı mı bu? …and The Red Empire Orchestra. Plak şirketi değişmiş. Full Time Hobby UK olmuş. Bu kadar sık üreten Hinson’ın ufak bir falsoya hakkı varmış. Aslında kötü dememişlerdi. Ama prodüksiyon zayıflıkları göze batıyor beklenti yüksek olunca. Yine de varmış bir kaç keyifli şarkı. Şarkıcı / şarkıyazarı alemindeki statüsüne zarar verecek bir sıkıntı yok. “I Keep Havin’ These Dreams”. Yine de insan sormuyor da değil kendine; “Hacı temele dönsek gene, şu indie havalarını çok kurcalamadan akustik gitar / vokal kombinasyonunda takılsak?” Ama farklı planları varmış biraderin.
Bir yıl sonrası. Çok sürpriz oldu. All Dressed Up and Smelling of Strangers. Bir cover albüm. Normalde korkarız bunlardan. Satışlar iyiye gitmiyordur, faturaların ödenmesi lazımdır. Peki konu Micah olunca? “In The Pines”, “While My Guitar Gently Weeps”, “The Times They’re Changin’”, ”My Way”, “Are You Lonesome Tonight” gibi şarkılara dokunmuş. Güzel olmuş güzel.
Şimdiki zaman. Micah durmuyor. …and The Pioneer Saboteurs. Hah! İspanya’da bir apartman dairesinde kaydedilmiş yaylılar. Bu sefer tamamlar. Şarkılar zaten yükünü almış. İlk iki albümün hâlâ yeri ayrı olsa da The Late Cord’daki deneysel kafalarla geleneksel country yanyana hiç de eğreti durmuyor. Söyledikleri içimizde yaşanırken hiç zorluk çekmiyor. Kısadan hisse; Micah P. Hinson harika albümler yapmaya devam ediyor. Bunları yaparken bir reçete kullanmıyor. Fikirleri sunarken düşünmüyor. Onu “punk” yapan da bu zaten. Şu ana kadarkiler yeter de artarken içimden bir ses bir kaç tane başyapıt geleceğini söylüyor. Onları beklerken oyalanacağımız müthiş şarkılar da var elimizde. Kendisiyle tanışmaktan utanmayın.
 
Artık tanışıklığımız, mecmua üzerinden, 3 seneyi geçti. Size özel bir şeyler söyleyebilrim. Sevdiğim çooook fazla müzisyen vardır. Ama 4 tanesi ayrıdır. 11’inde Axl Rose, 16’sında Lou Reed, 21’inde Mark Sandman ve 26’sında Townes Van Zandt. Bu yaş aralığı mantığına göre 5.’sini de bu aralar seçmem gerekiyor. Kevin Coyne da bekliyor sırada. Aslen bu herifi de ekleyeceğim aralarına ama. Küçük lan benden. Nasıl olacak?
 
 

Sarkastik Not: Hinson’ın “The Leading Guy” şarkısından bi kuple. “Yürüdü gitti, Tanrı bilir nereye / Yürüdü gitti, umursamadık hiçbirimiz,” diye de devam eder.

 

khgv@hotmail.com