NUGETRE ve ATLANTIC


Ali May
Kasım 1968’de Amerika’dan bir plak şirketi, henüz yüzlerini bile görmedikleri, piyasada tek bir albümleri bile bulunmayan bir İngiliz progresif rock grubuyla 200 bin dolar gibi, daha önce böyle bir grup için duyulmamış bir miktarda anlaşıp masaya oturur ve imzalar atılır.1 Bu durumun garipliği, bahsi geçen plak şirketinin o vakte kadar R&B, caz ve gospel müzikleri haricinde etliye sütlüye pek karışmamış bir şirket olduğu bilgisinin verilmesiyle iyice doğrulanabilir. Bu tür “saçma” durumlarda, siz de bilirsiniz, -maalesef- genelde denklemin bir tarafına bir Türk koyunca işler değişir, durum “Haaa şimdi anlaşıldı…” kıvamı alır. Bahsettiğim 1968 hadisesinde de denklemin bir tarafında bir Türk olduğu doğru: Ahmet Ertegün. Fakat diğer tarafındaki isim de adları o vakte kadar pek duyulmamış bir topluluk olan Led Zeppelin’den başkası değil! Yaa, kalırsınız öyle.
 
Atlantic’i sadece sevdiğimiz birkaç müzisyenle birlikte çalışmak ve satın almak isteyeceğimiz türden plaklar yapabilmek için kurmuştuk.
Ahmet Ertegün
 
Sene 1947, New York. Türkiye’nin ilk Amerika Büyükelçisi olan babasının vefatı üzerine ailesinin Türkiye’ye dönmesine karşın Amerika’da kalmaya karar veren Ahmet, her ne kadar kaynaklarda “üniversite masraflarını karşılamak için geçici bir çözüm” olarak geçse de (*), tahmin ediyorum biraz üstün müzik zevkine / anlayışına güvenerek, biraz da “Ulan felsefe okuduk, ee napıcaz şimdi,” diyerek Herb Abramson’la birlikte, bir dostundan aldığı 10 bin dolar borçla Atlantic Records’ı kurar2. 24 yaşındaki bu gencin, bundan 6 sene sonra dönemin en önemli soul müzisyenlerinden Ray Charles’ı şirketinin “renklerine bağlayacağı”, bununla da kalmayarak Nugetre takma adıyla Charles’ın ilk hit’lerinden biri olan “Mess Around”u yazacağı tabii ki o sıralar kestirilemez, kimsenin aklına gelmeyecek olaylardır.
Ticari anlamda başarısız bir seri yayınla birlikte işler Atlantic için 1950’lerin başına gelinene dek pek de yolunda gitmez3. Fakat ‘50’lerin ortalarında ve sonlarına yaklaşıldığında, kadrosundaki Charles, Wexler, Turner gibi isimlerle birlikte artık Atlantic, üretmek isteyen Amerikalı blues ve caz müzisyeninin bir numaralı durağı olur. Ertegün “para(yı) basan” meslektaşlarından farkını bu süreç içerisinde gerek tercihleri, gerekse sevdiği iyi müziğin üretimini devam ettirebilmek için elini taşın altına sokuşuyla, ki o el o taşın altında 1947-1951 arasında kalmıştır, ortaya koyar. Daha sonra bir sürü para kazanmıştır, orası ayrı tabii.
 
Elli ve altmışları Mingus, Coltrane, Burke gibi isimler önderliğinde R&B, caz ve blues menzili dahilinde geçiren Atlantic, ‘60’ların sonuna gelindiğinde yine Ertegün önderliğinde, yükselen rock’a yönelip Cream, Led Zeppelin, Genesis gibi isimlerin plaklarını çıkartmaya başlar. 1970’lerde Yes, Alice Cooper, Crosby, Stills, Nash & Young, AC/DC gibi isimlerle çalışmaya devam etmiş, hem çok para kazanmış hem çok müzik dinletmiştir. Seksenlere gelindiğinde bir yandan Genesis ve AC/DC gibi isimlerle çalışmaya devam ederken, öte yandan dönemin baş taçlarından Sparks ve Stacey Q gibi isimleri de kadrosuna eklemeyi ihmal etmez Atlantic. Doksanlarda, Türkiye’nin en çok para kazanan plak yapımcısının uzaydan geldiğini iddia eden bir soytarı olduğusıralarda, artık çoktan dev bir şirket halini almış olan Atlantic, yolculuğuna 2Pac, Kid Rock gibi isimlerle devam eder ve aynı şekilde günümüze kadar gelir. Tüm bunlar olurken Ertegün New York Cosmos (1971-1985) adında bir futbol takımı (Amerikan futbolu değil!) kurmuş, Berklee’den onursal doktora ünvanı almış, Rock and Roll Hall of Fame and Museum’un başına geçerek bu “camiadaki” en etkili isimlerden biri olduğunu net bir şekilde ortaya koymuştur4. Kendisi Ekim 2006’da katıldığı bir Rolling Stones konserinde düşüp başından ağır yaralanarak komaya girer ve 14 Aralık 2006’da 83 yaşında aramızdan ayrılır. Rock’n’roll dünyasını ve birlikte çalıştığı diğer müzisyenleri hüzne boğan bu olay, kimilerini öyle çok etkilemiştir ki, Kid Rock zibidisi kalkıp kendisinin Üsküdar’daki cenazesine katılmış, Led Zeppelin 2007’de kendisi anısına Londra’da bir araya gelmiş ve unutulmaz bir konser vermiştir.
 
Temmuz 31 doğumlu, TC ile yaşıt Ertegün, şüphesiz ki tükettiği şey hakkında biraz merak sahibi olan kişiler tarafından her zaman iyi bir müzik dinleyicisi ve önemli bir iş adamı olarak hatırlanacak.
 
Kaynaklar
  1. http://en.wikipedia.org/wiki/Led_Zeppelin
  2. http://www.pbs.org/wnet/americanmasters/episodes/ahmet-ertegun/atlantic-records/97/
 
(*) Öyle bir şey mi var ya? İnsan okuluna yardımcı olsun diye plak şirketi mi kurar? Olmaz öyle şey.
alimay@sabanciuniv.edu