NAMUS ÇİZELGESİ

Uçma Hissi

İlkokuldayken sınıfın duvarında tarih çizelgesi bulunurdu. Adı tam olarak bu muydu emin değilim ama zaman, bir doğru üzerinde milattan önce ve milattan sonra şeklinde bölümlenmiş ve insanlık için dönüm noktası olan olaylar bu doğru üzerinde işaretlenmişti. Ateşin, yazının, paranın icadı, İstanbul’un fethi, buhar enerjisinin ve matbaanın icadı, Fransız Devrimi gibi... İnsanlığın medeniyet seviyesini doğrudan etkileyen bu dönüm noktaları genel bir çizelge üzerinde tüm insanlık için tek bir nokta ile ifade ediliyordu ama acaba bu nokta hangi ülke ya da topluluk için ne zaman geçerli oluyordu? Herhalde bu konuya verilebilecek en yaygın örnek matbaanın seri üretime imkân verecek şekilde Avrupa’da kullanılmaya başlaması ile ülkemizde kullanılmaya başlaması arasındaki zaman farkı olabilir. Yani matbaa bir yerlerde icat edilmiş, kullanılmaya başlanmış ama onun insanlığın çoğunluğu tarafından kullanımı kim bilir kaç yıl alıyordu?
 
Çağın teknolojisinin kullanılmasına yönelik bu tarihleri işaretlemekte bile coğrafyaya göre değişen böyle çetrefil bir durum varken insanın sosyal yaşantısındaki dönüm noktalarını yerleştirmek nasıl bir çaba olurdu acaba? İnsanlığın ayıp ya da günah diye nitelediği davranış biçimlerini bu çizelgeye yerleştirmek mümkün olur muydu? Coğrafya kriteri burada icatların kullanımında olduğundan daha belirleyici olurdu herhalde. Peki her coğrafya için ayrı bir çizelge yapmak işe yarar mı ki? Tamam, dünyanın bir yerinde yaşayan bir insan için ahlak ya da namus kavramı içinde sorgulanması gerekmeyen bir davranış, dünyanın başka bir yerinde, tam da bu sorgulama sebebi ile bu insanın hayatına mal olabiliyor; bu, doğruluğu hakkında düşünülecek bir yargı değil ama asıl sorgulanması gereken aynı coğrafya içerisinde yaşananlar. Tek bir ülke için bir çizelge yapmaya çalışalım desem, İstanbul da Ankara da Konya da İzmir de Diyarbakır da Batman da 2010 yılını yaşarken ve bunların hepsi aynı ülke sınırları içerisindeyken, insanları aynı yasalarla aynı haklara sahip iken bir davranışın insan hayatına mal olacak derecede burada başka orada başka namus skalasına denk gelmesi nasıl yorumlanır? Ya bu şehirlerin her birinde farklı bir zaman yaşanıyor ya da başka bir yerde çok büyük bir yanlış var sanki.
 
Mesela yasayla verilen hakları ele alıp kadının oy kullanabildiği tarihi işaretleyebiliyoruz ama oy kullanma hakkına sahip bu kadının kendi kararları ile yönlendirebildiği bir hayatının olduğu, eşini seçebildiği, ne zaman ya da kaç çocuk yapacağına karar verebildiği bir noktayı çizelgeye işlemeye gelince işin rengi değişiyor. Kadın, ülkeyi yönetecekleri seçmekte yasa önünde söz sahibi ama kendi eşini seçmekte ailesinin ya da içinde yaşadığı toplumun önünde söz sahibi değil. Doğrudan kendi hayatını etkileyecek, yönlendirecek kararlarda söz almaya kalktığında sorgulandığı suç namussuzluk. Okulda bir erkekle konuştuğu, dar kıyafetler giydiği, ailesinin istediği adamla evlenmediği, aile içi şiddete hatta bazı durumlarda ensest boyutunda tacize boyun eğmediği için ailesinin ve içinde yaşadığı topluluğun ona uygun gördüğü sıfat namussuz. Namuslu bir hayatı seçenler için alternatifler arasında 15’ine ermeden 70 yaşında bir adama eş olmak veya bir adamın 3. ya da 4. karısı olmak, hatta bazı durumlarda kendi kardeşini ya da kardeşinin çocuğunu doğuracak olmak var.
 
Namus çoğunlukla kadınla anılan ve yine çoğunlukla kadın üzerinden tanımlanan bir kavram. Erkeğin namusu söz konusu olduğunda bile tanım yine bir kadın üzerinden yapılıyor. Kadın erkeğin namusu kısaca. Kadının eylediği her namussuzluk da erkeğin bir eylemde bulunmasını gerektiriyor ve kadının bizzat kendisi temizlenmedikçe erkeğin namusu temize çıkamıyor. Hatta olayı gerçekleştiren kişi bir erkek olsa dahi. Çocuk yaşta tecavüze uğradığı yetmezmiş gibi bir de tecavüzcüsü ile evlendirilmek istenen bir kız için seçenek ya bu isteğe boyun eğmek ya da ailesinin namusunun temize çıkması için ölüme razı olmak. Ölüm kimi olayda intihar olarak yerini bulurken kimi zaman da namusunu temizlemek adına aile üyelerinden yine bir erkek tarafından gerçekleştiriliyor. Yani ölümsüz bir seçenek mümkün değil maalesef.
 
Bu durumda bu coğrafya için yaptığımız çizelgede 1934 yılını işaretleyebiliyoruz kadının seçme ve seçilme hakkı elde ettiği yıl olarak. Bundan 76 yıl sonrası içinse elde cinayetler ve intiharlar var ne yazık ki...
 

ucmahissi@yahoo.com