DÜZ..


Değer Aziz Demirkol

Elliye elli

karo taşlar Bahariye’de.

Bir çıplak ayaklı kız çoçuğu,

3-5 yaşlarında,

seksek oynar,

kağıtlar, kartonlar görünce heyecanlanıp zıplar.

Gece 12, herkes deli…

Bahariye’de

gülümsemektedir baba.

Şortu üstünde fit bedeni, çıplak.

Bir gözü bebeğinde,

bir gözü kadınında.

Kadın -aşkı adamın-,

sırtlanmıştır;

o uzun kollu, iki tekerlekli kağıt toplama, karton toplama arabasını,

üstünde basma entari

ayaklarında plastik bir çift terlik, pembe.

Aşkım,” der

Bu sokaktan gidelim”,

ayaklarında bir çift çakma Converse olan adamına, beyaz ama kirli.

Aşkım, bu sokaktaki çöp bidonlarında daha çok kağıt var…”

Tamam,” der adam.

Çoçuk tam aralarında

anneye koşuşturmakta.

Bir elinde oyuncak kutusu,

bir elinde portakal, yüzde yüz ezilmiş,

üstünde bütün Kadıköy gezinmiş.

Bütün üstünden geçenlerin heyecanını taşır

kız çoçuğu çıplak ayakları ile

korkusuz, gülümseyen edası, minik elleri.

Uzatır anneye portakalı.

Anne gülümser bebeğine,

bir öpücük kondurur.

Hiçbir fragmanda, hiçbir reklam filminde göremeyeceğimiz bir sevinç ile

bir geri dönüşüm sergilenmiştir bilinmeden

bilmemekten doğan samimiyet ile

bebeğin ellerinde.

Nefretle sağa sola atılmış kartonlar kutular,

geri dönüşmekte;

annenin gözlerinde sevinç,

babanın gözlerine cesaret olarak,

çıplak ayaklı kız çoçuğunun

varlığı ile..

Etraf ise burun kıvımakta bu yeniden geri dönüşe.

Vişne Sokağı’nın flu karanlığına karışır bu mucize aile…

azizdeger@gmail.com