Söz Olur Diyenlere Filmmor’da Sözümüz Var!


Leyla Karagül
7. Filmmor Kadın Filmleri Festivali 9-15 Mart’ta İstanbul, 20-21 Mart’ta Manisa, 5-6 Nisan’da Urfa, 11-12 Nisan’da Trabzon’da izleyiciyle buluşuyor. Festivalin bu yılki ana teması “beden”. Festivalde beden temalı 21 film yer alıyor. Kadınların Sineması bölümünde ise 24 film var.
Kadınların Sineması bölümünde kadınlar savaşların karanlık yüzüne, tarih anlatılarının eksik sayfalarına, kadın emeğinin evrimine, aşkı yaşayış biçimlerine, evde, politikada, sinemada varoluş biçimlerine, dünyanın hallerine bakıyor. Beyaz perdeye başka türlü kadınlık suretleri aksediyor.
Bu bölümde yer alan 2007 genel seçimlerindeki kadın adayların seçim çalışmalarını konu alan Bu Ne Güzel Demokrasi, Karadeniz sahil yolunu konu alan Son Kumsal, İstanbul-Tahran tren seferlerinde akan hayatı konu edinen TransAsya, gayrimüslim vakıflarının uğradığı hak ihlallerini konu edinen Vatandaşlık Halleri memleket meselelerini ele alan yerli belgeseller. Ermeni bir ailenin Gaziantep’ten Buenos Aries’e uzanan zorunlu göç yolculuğunu şiirsel bir üslupla anlatan Arada, İsrailli altı kadının bir daha asla hatırlamamak üzere anlattıkları askerlik deneyimlerinin belgeseli Eğer Gülebilirsem, tenoloji-doğanın tahribatı meselelerini dert edinen animasyon Elektrozyon, kadın askerlere dair kara komedi Hiza Al, fiziksel engellilerin kamusal varlığını altüst ederek farklılıkların ötekileştirilmesi üzerine düşündürten Ters ise evrensel kamusal meselelere kadınların eleştirisini yansıtan diğer filmler.
Beden temasında yer alan yerli kısalarından Ayna güzellik endüstrisinin kodlarının yediden yetmişe kadınlık hallerine etkisine vurgu yaparken, Beden-Sonuç İlişkisi bedeni klişelere uydurma takıntısını ele alıyor. Cam Kırıkları gerekli önlemler alınmadığı için doğururken ölen kadınların varlığına, Dilberler’in Düğünü ise bekaret adına işlenen namus cinayetlerine gönderme yapıyor. Kadın bedenin dokunulduğunda anlam değiştirdiğini düşünen cinsiyetçi bakışı ti’ye alırken, İd kuşaklar sonrasının bedensel hazzını sorguluyor.
Tema bölümünde kadın bedeninin dayakla, tacizle, tecavüzle, namus cinayetleriyle; yasalar, yasaklar, ayıplarla denetiminin tarihine, etkilerine, ettikleri üzerine filmler var.
Beden temasında asla kaçırılmaması gerektiğini düşündüğüm filmlere gelince fantastik öğelerle bezenmiş bir külkedisi hikâyesinin modern zamanlara uyarlanmış versiyonu olan Mutluluk Dansı, birkaç beden büyük pabuçlar ve tersyüz edilmiş klasik bir aşk hikâyesiyle eğlenceli bir seyirlik. İçimde Var Bir Yabancı ise çocuk sahibi olmayı çok isteyen ve sağlıklı bir hamilelik dönemi yaşamış olmasına rağmen doğum sonrası sendromundan kaçamayan bir kadının ürkütücü ve acıklı hikâyesini izleyeceğiz. Gece Evde Misin? erkeklerle mutluluk adına bedenlerini bıçak altına yatıran kadınların arayışlarının umutsuzluğuna dair. Kadın bedeni ve bakma, görme, görünme, görünmezlik kavramları üzerine düşündüren Karanlık Kutu görülmeyi öncelikle hak eden filmlerden bir diğeri. Sarı Zarf ise modern zamanların sunduğu olanaklar, beklentiler ve yalnızlığa mahkûm çıkışsızlığını işaret eden eğlenceli bir animasyon.
Film gösterimlerinin yanı sıra dört ilde de yapılacak “Kadın Bedeninin Seyri: Sinemada Beden ve Cinsiyetçilik” paneli, film okuma atölyesi ve yönetmenlerle söyleşilerin de olacağı festival, 1. Altın Bamya Ödüllerine de ev sahibeliği yapıyor…
Festival filmlerle, yüz yüze, kadınların sözlerini buluşturmayı hedefliyor. Söz almaya korkanlara cesaret versin, içimizde kalanlar dile dökülsün, boğazımızdaki düğümler çözülebilsin diye… Söz olur diyenlere inat bu festivale sözünüz olsun, bu festivalde sözümüz olsun!

 

medya@filmmor.com