Namus* Nedir?
Hümeyra Erdin
Dört kadın (Birsen Atakan, Güliz Sağlam, Melek Özman, Ülkü Songül), dört şehirde (Artvin, Van, Diyarbakır, İstanbul) yaklaşık 160 kişiye “Namus nedir?” sorusunu sordular, 2008 yılında. Namusu kutsayanların ve ondan irkilenlerin verdiği cevaplarla 15 dakikalık bir film çıktı ortaya: Namus Nedir? Filmdeki cevaplar, dünyanın pek çok yerinde geçerli olan bir formülün sağlaması gibi. Namus=Kadın. Erkek=Namus (Kadın) Bekçisi.
Filmin yönetmeni Melek Özman; “Erkeklerin, etrafındaki kadınları kontrol etmek, baskı altına almak için icat ettikleri-edilen, duruma göre değişen buyrukları, ağızlarından çıkacak her şey ‘namus’ olabilir, ‘namus meselesi’ haline gelebilir. Benim kişisel bir tanımım yok, çünkü bunca ezberin ardından şu değil bu olsun, şöyle değil böyle tanımlayalım diyebileceğimiz, sadece kavram olan bir şeyden söz etmiyoruz. Etikmiş, açıklıkmış vs. ile yeniden anlamlandırılması bence artık mümkün değil. O yüzden benim için böyle bir kavram yok, kimse için de olmasın diye diliyorum,” diyor.
Filmden yansıyan birkaç kişiye göre namus:
Nurcan Çetin (Van): “Namus namustur. Herkes namusun ne olduğunu bilir.”
Nilgün Yıldırım (Diyarbakır): “…Namus, halamın kızı kaçırıldığı zaman onunla ilgili ölüm kararı verilmesiydi.”
Fikret Yavuzer (Van): “Namus derken, evlendiğin insan, hayat arkadaşın, artı kız kardeşin yanlış olmamak kaydıylan…”
Mesut İlhan (İstanbul): “Kardeşine, ailene kız olarak sahip çıkmak. Erkek konusunda namus olmaz
İdris Erdoğan (Van): “Namus kutsal bir görevdir. Kutsal bir şeydir namus dediğin. Nasıl anlatayım ki?
zaten. Namuslu kadının başı kapalı olur, eteği uzun olur, genellikle eteğin altında pijama olur.”
İbrahim (İstanbul): “Annemin, yengemin namusu bizim genel namusumuz. Korumakla mükellef olduğumuz kurallar yani.”
Murat Çakır (Artvin): “Örneğin şu telefonu şey yapalım. Yani bunun zararı senin, bozulsa bile sana ait. Bir kadının da sana ait olması ve senin boyunduruğun altında başka bir kişiye zarar vermesi… Sana karşı eziklik hisseder ve o da senin namusun olur yani.”
Mehmet Tarhan (İstanbul): “Kadın bedeninin erkekler tarafından sahiplenildiğine verilen isim.”
Nazım Çelik (Artvin): “Her koyun kendu bacağiyla asulur. Kendi şerefinle kendi şeysine kalmış bir şeydir, artık ona bir şey diyemiyoruz biz, ne diyelim? 72,5 millet var Türkiye’de. Öle de oluğ böle de oluğ.”
Pınar Selek (İstanbul): “Güçlü olanın dayattığı güçsüz olanın da uyum sağladığı bir baskı aracıdır.”
Nuri Süzgen (İstanbul): “Namus deyince benim aklıma ailem gelir. Ailemin kılına zarar getirecek insanlar benim için namussuz insanlardır. Eşim, ben 20-25 gün yola gidiyorum, evinde oturup çocuklarını bekliyor, gerekirse camdan çerçeveden bakmıyor, benim getirdiğim paraya kanaat ediyor. Benim için namuslu kadın örneği karşınızda.”
Kürşat (İstanbul): “Herhalde kişilerin ahlaki değerleri.”
Zülküf Durmaz (Diyarbakır): “Hayvanlarda namus diye bir şey var mi? Bekaret diye bir şey vardır. İnsanlarda. Ne dimektir bu? Namus demektir.”
Veysi Allak (Diyarbakır): “Namus mu? Namustan daha üstün bir şey var mı?”
Mehmet Zaki Karakuş (Van): “Namuslu bir kadın ordunun içersine girse dahi namusludur. İster başi kapali, ister başi örtüli. Mevzu bahis değil.”
Nazlı Çiçek (Van): “Namus mu? Namus çok değerlidir, namus için ölünür. Namus nedir? Biz de ne olduğunu bilmiyoruz.”
Nükhet Sirman (İstanbul): “Ellerinde kadınlardan başka hiçbir şeyi kalmayan erkeklerin son sığınağı.”
12 yaşında berdel usulüyle evlendirilen 20 yaşındaki Gülistan Gümüş, 2006 yılında Diyarbakır'da öldürüldü. Genç kadının imam nikâhlı eşi Ömer Taş, kayınbiraderleri İzzettin, Hamdullah, Mehmet Şah Taş, kardeşi Memduh, amcası İdris, amcasının oğulları Abdurrahim ve Bahattin Gümüş tutuklandı. “Töre saikiyle (sebebiyle) yakın akrabayı öldürmekten ağırlaştırılmış müebbet” istemiyle yargılanan yedi sanık, Çınar Sulh Ceza Mahkemesi'ne şu dilekçeyi verdi: "Tutuklanmam kesinlikle usul ve yasaya aykırıdır. Ömer Taş namusunu temizlemek için eşini öldürmüş ve suçunu da itiraf etmiştir. Bu töre değil, namus meselesidir. Tutuklu kalmam benim ve ailemin mağdur olmasına yol açtı. Tutukluluğumun kaldırılmasını talep ediyorum."
Müebbet hapis, töre saikiyle adam öldürmekle suçlanan kişilere verilirken “Namus için öldürdüm,” diyenler daha hafif cezalarla yırtıyor. Ailenin geri kalanı da hapistekine bakıyor. Dünya çapında istatistiklere girmeyen namus vakaları 100 binleri aşıyor. Hâlâ namus için kadınlar öldürülüyor. Hukuk sistemi de baharatı. İnsanın namussuz olası geliyor. Küçük bir çocuk tecavüz sonucu hamile kalıyor ve yetkililer kızı ailesine teslim ediyor. Ardından aynı çocuğun ölüm haberi geliyor. Tıpkı 16 yaşında tecavüz sonucu hamile kalan Naile Erdaş’ın ölümü gibi. Bu sefer durum değişiyor ve ilk kez ailenin tümüne müebbet hapis cezası veriliyor (2009). Caydırıcı olabilir gerekçesiyle de bu karara seviniyoruz. Yine de insanın hâlâ namussuz olası geliyor…