Aman endazeyi şaşırmayalım


Feridun Nadir
Rakı şişesinin kapağını açarsınız, keskin (ve bence harikulade) bir koku kendini gösterir. Bardağa dökerken o koku civarı etkisi altına alır. Şaşırtıcıdır. Üzerine su koyarsınız, bir dumanlanma olur önce. Sonra bembeyaz olur bardağın içi. Ben her seferinde şaşırırım. Onyıllardır tükettiğim miktar azalırken aldığım hazzın artıyor olmasına şaşırırım. O çilingirde uzun yıllardır aynı insanlarla aynı mekanlarda aynı şeyleri sıkılmadan konuşabilmeme şaşırırım. Onyıllardır Neşet Ertaş’tan, Zeki Müren’den bıkmayışıma şaşırırım.

Bana sorarsanız şaşırmak müthiş devrimci bir eylemdir.
Sanırım bizim buraların en büyük derdi de bu. Şaşırmak. “Ve her şey o kadar çoktu ki şaşırmak az gelirdi,” demiş Edip Cansever. Buralarda her şey o kadar çok ki kimse bir şeye şaşırmıyor. İnsanların şaşıracak yerleri sancı dolu.

Bu sancılar yüzünden burnunun dibinde olup bitene şaşırmazlar da 450 sene önce ölen şehzadeye şaşırırlar.
Ben muhafazakârlarımızın külliyen rock’çı olmasından şüpheleniyorum. Sürekli seksten ve içkiden bahsediyorlar. En liberal padişah, Fatih en favorileri. Buna da çok şaşırıyorum.

Eldivenden merdivene şaşırmak
Şaşırmak marifet elbette. Ama geçmişe şaşırmak değil. Bugün şaşıracak yeterince çok şey var. Bunları fark eden insan, kendisine sunulan hayata rıza göstermeyen insandır.

Bence çok şaşırtıcı bir defter sayfası kadar alanda yaşatılıp öldürülen tavukların bütün dünyada yemek diye servis edilmesi. Bence çok şaşırtıcı dünyanın en demokrat topraklarından Katalunya’da evleri temizleyenlerin dünyanın öbür ucundan gelmiş olması. Yahut memleketin en zengin topraklarındaki bütün amelelerin fakir Kürtler olması ve hem eşşek gibi çalıştırılıp hem de aşağılanması çok acayip. Benim Kürt komşularımın iki sokak aşağıdaki Çingene komşularımdan Çingene olmaları sebebiyle tiksinerek bahsetmeleri çok enteresan.

Bunlar dururken 450 yıl öncesine şaşırmak ne iş? Şaşırtıcı bir durum varsa şaşır tabii de abartma. Hele kabullenememek olacak iş değil. Adı üstünde geçmiş. Olmuş bitmiş zaten. Geçmişe bakarken bir astronom sakinliğinde, bir ehlikeyif dinginliğinde olmak gerekir. Bakınız bilim adamlarına. 6 milyon kişi sabun yapılmış, adam tırnağını derinden kesmiş birisini anlatır gibi anlatır. Bu sayede de sorunsuzca tartışırlar.

Magazinel olarak hoştur. Ama analitik olunduğunda tarihi olaylara hayret etmek işlevsizdir. Bence bugün dururken o güne hayret etmek şaşırtıcıdır da.

Vah Şehzade’m
Bırakın aspirin kadar şehzadeleri, herhangi birisinin devlet eliyle öldürülmesi herhangi bir zaman için yanlıştır. Yamyamlık da yanlıştır. Kölelik de. Bunlar olmuştur ama. Yamyamlarla epey muhabbet kurmuş Ara Güler pek güzel fırçalar yamyamlığa laf edenleri. “Kendinize ve kendi zamanınıza bakın siz,” der.

İnsan yemeyi hoşgörelim diyecek kadar delirmedim. Ama şunu da unutmayalım: Hangi yamyam kabilenin yediklerinin oluşturduğu zarar ziyan Fırat’ın öbür yakasında onyıllardır olup bitenle kıyaslanabilir?

Geçmişi değerlendirirken sinirlenmek saçmadır. Anlamaya çalışmak ve bugün için ders çıkarmak, bence bazan da utanmak, başkasının adına utanmak gerekir. Bakınız Almanya hâlâ Nazi utancıyla yaşıyor. Yunanistan Albaylar cuntasından çıktıktan sonra onlarca yıl cuntanın izlerini temizlemek için ince ayar çalışmalar yaptı. Biz Hâlâ Kenan Evren isimli zararlı meczubun anayasasıyla yaşıyoruz. Bırakın cuntaların izini temizlemeyi hâlâ insanların annesinden öğrendiği dili okulda kullanıp kullanamayacağını konuşma konusu yapabiliyoruz. Bunlara şaşırmayıp Osmanlı’da öldürülen şehzadeye şaşırabiliyoruz.

Birisinin gözünü çıkarmak, tacizde bulunmak yazı yazmaktan açık ara daha güvenli bu topraklarda. En azından buna hakkını vererek şaşırabilseydik pek çok şey farklı olurdu.

Bir dizi çekeyim diyorum
Bugün rakı kadehini bile sokamayacağınız Süleymaniye Külliyesi’nin orası, o kurufasülyeciler filan var ya, o vakitler Tiryak Çarşısı’ydı. Bilumum Afyon, esrar ve sairi, bunları kullanma malzemelerini tedarik alanıydı yani.

İçki de bal gibi içilirdi. İçki Osmanlı’da çok kısa dönemlerde yasaklanmıştır. Üstelik genellikle dini sebeplerle filan değil. Misal ünlü 4. Murat içki yasakları Yeniçeri’lere hiza verme operasyonu kapsamında gerçekleşmiştir.

Bir dizi çeksek misal, sarayda esrar içilse, eşcinsel aşklar filan. Millet bu sefer şirazesini şaşıracak demek ki.

Şaşkın rakıcılar
Ehlikeyif şaşırma melekelerini yitirmemiş insandır. Her konuyu hakkını vererek, hayretle dinler. Hatta lüzumsuz efektlerle süslenmiş bir hayret de olabilir bu. “Yok yahu. Hadi canım. Vay be. Oy oy oy...” filan güncel rakı masası ünlemleridir.

Çilingirde mezesi, sohbeti, müziği kadar şaşırması da güzeldir. Aman endazeyi şaşırmayalım. Şerefe!

23.Şubat.2014 tarihinde BirGün’de yayımlanmıştır.

info@kargamecmua.org