Bir Şarkısın Sen Ömür Boyu Sürecek Ali Sami Yen'e Veda
Saffet Sözen
Kasabanın dışındaki göl kenarında bir ilkbahar günü. Babam okuldan arkadaşlarıyla beraber, ben yere çömelmiş Türk’ün akan suyla imtihanındayım ve arada zıplayan balıklara bakıyorum. Radyoda Adana Demirspor Galatasaray maçı var. Galatasaray 3-0 mağlup. Kaptan Fatih Terim penaltı atacak. Masada bir hareketlenme olmuş, onları görünce ben de heyecanlanmıştım. “Fatih, Fatih topun başına geliyor, vuruyooor, top farklı bir şekilde aut sayın dinleyiciler”. Galatasaray’ın bir süre daha devam edecek karavana yıllarındayız. Masadan derin bir aaahh sesi. Ben balıkları unutup babamın üzüntülü haline bakakalmış, doğuştan Galatasaraylılık o gün resmiyet kazanmıştı.‘80’ler, aynen ‘90’lar ve 2000’ler gibi müzik-sinema-futbol demekti. Birinin Kabe’si çok sonuna denk gelebildiğim Stüdyo 54’dü. Süreyya Sineması zaten iki sokak ötedeydi. Ali Sami Yen ise, “karşının” yolunu bildiğim tek mekânı oldu uzun yıllar. Kanat Atkaya’yla ayak üstü konuşmuştum. Uğur Vardan da geçenlerde yazdı. Ali Sami Yen yazısı bir şekilde Neuchatel maçına, part time tecavüzcü part time amigo Çoşkun’un saha içinden yaptırdığı “seni sevmeyen ölsün” tezahüratına geliyor. Otuz beş bin el havada insanüstü bir sesle bağırıyorduk o gün. Böyle bir inanmışlık, benzetmek gibi olmasın ama İkinci Dünya Savaşı belgesellerinde olur ancak. Tanju’nun ceza sahasında belini hafifçe sola yatırıp çaprazdan sağ ayak içiyle attığı dördüncü gol hayatımın en mutlu anı olarak kalacak her zaman. Babam radyosunun başında ağlamış annem hep anlatır. “Benim kuşağım Macaristan galibiyetini bir 32 yıl Türk futbolunun en doruk başarısı olarak, bir aşılmaz servet diye taşıdı. Dünkü Galatasaray sonucundan sonra artık gönlümüzdeki Macar şatosunu yıkıp yerine bir sarı-kırmızılı saray yapmalıyız. Türk futbolunun gelmiş geçmiş en büyük sonucu dün alındığı için.” (İslam Çupi)
Yeni Açık’ın numaralıya bakan çaprazında her zamanki yerimi aldım geçenlerde. Veda ettiğin şey kendi çocukluğun, hatta gençliğin olunca film şeridi dönmeye başlıyor. Başladı ve bir yerde durdu. Gecenin körü, gün daha ışımamış. Stadın çevresinde tenekeler içinde ateşler yakılmış. Dans eden Mohikanlar gibi ileri doğru uzanmış yüzlerce elin arasında kendi ellerimi de gördüm.
Babam ve kardeşimle birlikte yeni stadımızın açılışına gittik. Avrupa kupaları, bütün o maçlar hepsi birer rüya gibiydi ama burası benim çok uzun zamandır hayallerini kurduğum bir yerdi. Metro tünelinden geçince aniden karşınıza çıkıveren Arena görkemiyle insanı büyülüyor adeta. Sırayla önünde fotoğraf çektirdik. Yeni sevgili daha genç ve daha güzel tabii ama bize kucak dolusu kupalar vermiş eskisini de asla unutmayacağız. Stada geç girince tokmak kafanın konuşmasına denk gelemedik. Lise 1 Psikoloji kitabında alfabetik konu taraması yapılırsa K harfinden konuyla ilgili gerekli açıklamalara ulaşılabiliyor.
Sokakta oynar kaldırımdan destekleriz saffetsozen@gmail.com