mixed version

Peki ya apaçi olsaydın, ya da emo…

 

Bağımsızlığını ilan ettikten sonra da sosyetenin takdirini kazanma gereği (ekmeği kazandırtacak olan onlar çünkü) ve onların müzikal zevklerine uyumlu tabloda besteler yaratma zorunluluğu… ilginçtir ki “değişmek” fiili, müzik dünyasında ağırlıklı olarak yadırgama ve hoşnutsuzluk muhteva edecek şekilde anlamlandırılmıştır. Sonunda müziğin önemli olduğunu sanmıştım. Bok önemli! İnsanın önemiyle karşılaştırılamaz bile. ama bu eserde de çok nota var yahu.

 

Hem peynirin, kavunun, hem balığın, turp otunun, hem de kuzu şişin, adananın yanında bu kadar iyi giden başka rakı yoktur.

Ama tüm bu olanlara rağmen ben ne kadar “merhametli” bir insansam artık, Seninle şu sanat hadisesini netleştirmemiz lazım. Hayat tarzı ile sanat içiçe artık. Kafamdan inanç namına geçenler bir tomar reklam ve bu tolere edilemez. çünkü biz size renkli televizyon ve video getirdik deyince olaya objektif yaklaşmak diye birşeyin imkânsızlığı ortaya çıkıyor.

 

40-60 yıl arasında ömrü olacağı düşünülen bir baraj için 1800 yıllık bir antik kenti toprağa gömmeyi yeğ tutan birinin nasıl Çevre Bakanı olduğunu anlamakta zorlanıyorum. insan söz konusu olduğunda, iyi ve kötü olanın tanımları bulanıklaşıyor. “umut”, en kolayı seçtikçe kötülüğe teslim oldu, dolayısıyla polislerin “meydana çıkan” veya çıkmaya çalışan öğrencilere neden “meydan dayağı” atmaktan çekinmediğinin bir sebebini de görmüş oluyoruz. Ama siz “Yetmez ama evet”çilere değil, bana yüklenin. Çünkü bir Fazıl Say yetiştirmektense en azından “topu topu 7 nota var kaç farklı beste yapabilirim ki,” diyebilecek Serdar Ortaç’ların yetişmesine mani olan bir sistem, tek başına Anayasa’yı değiştirecek güce sahip değil. Yancı gerekiyor.

 

Burak ya, sana boş CD’ler getirsem bana elektronik havalar çeksen, hiç bilmiyorum ve öğrenmek istiyorum bu havaları,” dedim. “Tamam, olur; seve seve,” deyip kalbini, kafasını, ruhunu açtı. Biz de mutlu olduk. Akide şekeri durumu var yani ortada. Korku filmi yapmayı beceremeden korku-komedi yapmak gibi değil... Nöroşirurjiyenler böyle bir durumda organizmanın vakâyı davranış yoluyla kontrol edemeyeceğini düşünüp hiç kımıldamamak suretiyle olay mahallinde öylece durup öğrenilmiş çaresizlik içerisinde katatonik postür ile karakterize olacağını söylemektedir.

 

Tutarsız, tadınca, İstanbul’da rastgele bir gece gibi. Kappiçinolu nargile, türkişh raviyoli, rakı ve somonlu kanepe, göğe yükselen kahkaha...” biçiminde ifade ediyor kendini. İmza olarak “defter kazıyıcılar kooperatifi”ni kullanıyor. Ve bu imzanın bankalarda neden kabul görmediğini öğrenmeye çalışıyor. gerçekten “Başka kafalar bunlar”. Bereket annemin kıçı dönük.

 

alternatif arayışları ve talepleri olan gençlerin, bir başka deyişle biz meczupların dergahları Türk Sirki’nde çalışan sigara içen maymunlar ile daha güzel. biri kalkıp Raster Noton, teknik direktör Alva Noto ve sahaların cool topçusu Blixa Bargeld'ı transfer etmiş deseler, heyecanlanırım. Sokakta oynar kaldırımdan desteklerim. Iggy Pop insanoğluna Tanrı tarafından neden kaş bahşedildiğini acı bir şekilde öğrendi. konserleri, psişik etkileriyle dinleyeni sarmalayan tecrübelerdir, baştan söyleyelim. 10 yaşından itibaren de aralıksız sigara içtiğini eklemek lazım.

 

Bazı geceler sizin için özel olan birisiyle telefonda tartışırsınız ve tam uyumaya hazırlanırken, uyku, bir tren gibi hızla gözünüzün önünden uzaklaşır. “Şüpheciliğin Bir Kolu ya da Sürekli Bir ‘Kaçırdığım Bir Şey Var Mı?’ Hali” İçime içime yağıyor bazen, temizliyor her şeyi. Pesimistik hareket engellenemez. Mesela Bizlere 76 yıl boyunca gezegen olarak hizmet eden Pluto, son beş senedir amiyane tabirle “gaz kaçağı” olarak anılmakta. Öyleymiş gibi davranıyorlardı ki zengin patronları olsun.

 

Sokakta sen onlardansın ben de bunlardan bakışı atmadan veya en azından bir arkadaşımın birilerine bela okuduğunu görmeden bir gün geçirmek…