İSTİNAT DUVARI
Sezgi Davran
50/d saldırısı (şimdilik) savuşturuldu. Bakalım duracaklar mı?
YÖK Yürütme Kurulu’nun 26 Kasım 2008’de aldığı kararla, üniversitelerde 50/d kapsamında çalışan araştırma görevlilerinin 33/a maddeye geçişlerin önü kesilerek yeniden kadro ilanı şartı getirilmişti. Akademik gelecekleri belirsizleşen araştırma görevlilerinin bu tarihten beri 50/d’ye karşı güvenceli iş talebiyle gerçekleştirdiği bir dizi eylem ses getirdi ve Eğitim Sen’in açtığı davada Danıştay’ın aldığı yürütmeyi durdurma kararı ile araştırma görevlilerinin 33/a kadrosu ile atanmasının önündeki engel şimdilik kalktı. "Maaş yerine burs, kadro yerine sözleşme" kılıfıyla yaklaşık 35 bin bilim insanının tasfiyesinin hedeflendiği bu saldırı, üniversitelerde özerklik isteniyorsa iktidar partisinin yürütme organı gibi davranan YÖK’ün artık tarihe gömülmesi gerektiğini gözümüze gözümüze sokan başka bir örnek. Sadece öğrenci eylemleriyle olmuyor tabii.
Rakı sofrasına meze olmasınlar!
13 Mayıs’ta Sulukule’de 20 hane daha belediye ekiplerince yıkılıp sakinleri sokağa atıldı. Geriye kalan topu topu 12 hanenin de yıkılması an meselesi. Evsiz kalan/kalacak bu insanlar, bir an önce bir ev kiralamak istemekte, bunun için Belediye’nin para yardımı yapmasını talep etmekteler. Belediye, bu ailelerin bir bölümüne bir kereliğe mahsus olmak üzere 500-700 TL arasında yardım verilmesine sıcak bakıyormuş. Bu hanelerin tamamı yoksul; ancak bir bölümü öylesine yoksul ki, Belediye’den yardım alsın almasın nakit desteğine ihtiyaçları var. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nden Doç. Dr. Murat Cemal Yalçıntan konuyla yakından ilgili. Eğer yardım etmek istiyorsanız, kendisiyle hangi hanenin nasıl bir yardıma ihtiyacı olduğunu detaylarıyla ortaya koyan raporu hakkında bilgi almak için irtibata geçebilir, katkılarınızla onlarca vatandaşımızın geleceğinin kararmasını önleyebilirsiniz. Tel: 0090 212 2521600 / 298; Mobil: 0090 533 7265510.
Baran Tursun’u hatırlıyor musunuz?
2007’nin Kasım ayında İzmir’de, polisin dur ihtarına uymadığı için ensesinden vurularak öldürülen Baran Tursun’un davası sonuçlandı. Sanık polis Oral Emre Atar 2 yıl 1 ay hapis cezası alırken, trafik kazası raporu düzenledikleri için delilleri gizlemek ve evrakta sahtecilikten yargılanan 10 polis ise beraat etti. Elbette baba Mehmet Tursun için bu sembolik cezayla olay kapanmış değil. Yakında davayı uluslararası mahkemelere taşınmış göreceğiz. Şimdilik abla Şelale Tursun’un yorumuna katılmaktan başka bir şey gelmiyor elimizden; “İçinde bulunduğum durumdan utanıyorum. Eğer kabul ederlerse şimdi Yunanistan vatandaşı olmak istiyorum. Eminin sözlerimden dolayı ben yargılanırım ve daha fazla ceza alırım.”
İnekliğin alemi yok!
Malatya’nın Kadiruşağı köyündeki ilköğretim okulunun bahçesindeki Atatürk büstünün kırılması olayının faili, Gülsüm adındaki inek çıktı. Gülsüm, bu suçunun bedelini İnekpınarı köyüne sürgün edilerek ödedi. Sürgündeyken doğum yapan Gülsüm’ün hatasını anlayarak artık sakinleşmesini ve bir daha böyle terörist eylemlere girişmemesini temenni ediyoruz.
info@kargamecmua.org