Tarihi hatalar
Elif Türkölmez
“Sevgilim, dün gece güzel boynuzcuklarını sızlattım çatır çatır afedersin” dediğinde de, “Dört tanesi güçlerini birleştirip bir tane gül gibi doğrunuzu alıp götürüyor afedersiniz” dediklerinde de annemden aldığım delilik genlerime söz geçirip, babamdan aldığım iyi huyluları devreye sokmayı, “Allah affetsin” demeyi becerebildim.
Çünkü, hataları özgür bırakmak, “Hatanı da al git” demek yerine, “Gel, ne hata yapmış olursan ol, gel” demek gerekirdi. Kişiye hatasını eline tutuşturup gönderme işini ancak “İçimizdeki hatasızlar” yapabilirdi ki onlar da epeyce önce “O güzel atlara binip gitmişti”. Ama, işte bazı hatalar var ki, insana “Allah affetse ben affetmem” dedirtiyor.
“Hoca, Bobo’yu çıkarmayacaktın oyundan!” kadar masum, “Baba, o elmayı yemeyecektin” kadar hayati, “Usta, o bombayı yapmayacaktın?” kadar öfkeli ve haklı tepkilerimizi almış, almaya da devam eden sayısız tarihi hatadan bir demet yaptım geliyorum.
Adem’le Havva’nın meyve krizi: Tarihin ilk hatası, tarihin ilk insanından gelmiştir elbette. İnanan ve inanmayan herkes için güzel hikâyedir. Elma yenmiştir, olaylar gelişmiştir.
İspanyolca kursumun bir taksidini Babilliler ödesin: İnanışa göre Babil halkı ‘Tanrı’ya yaklaşmak için göğe uzanan bir kule inşa ediyor. ‘Tanrı’ buna bozulup, Babil halkını cezalandırmak için farklı dilleri yaratıyor. İşte o günden beri “ebele übele” deyu gezip duruyor, bardaki yakışıklı Norveçli’ye beden dilinin en güzel figürlerini sergiliyoruz.
“Netekim bunu ben de yaparım”: 12 Eylül’den, 1961 ya da 82 Anayasası’ndan söz etmeyeceğim hiç. Kenan Evren’in hatalarını saymaya başlarsam ‘Deve’nin deyişiyle “iş uzar”. Keşke en büyük hatası resim yapmak ve Picasso’nunkilere bakarak, “Bunu ben de yaparım” demek olsaydı.
Adolf’ün resme yeteneği yokmuş, diktatör olsun bari: Belki de, toplama kamplarında binlerce Yahudi’nin ölmesine sebep olan kişi Adolf Hitler değil, “zihinsel yeterliliği ve yeteneği olmadığını” söyleyerek onu Akademi’ye almayan hocalarıdır. Adamı alacaktınız okula, bir kenarda paşa paşa yapacaktı resmini.
Cruyff olsaydı... : Futbol tarihinin en asi adamı Johan Cruyff’un 1978 Dünya Kupası’nda Hollanda Milli Takımı’nı yalnız bırakarak kupaya çok yaklaşan Hollanda’ya bu zevki yaşatmamış olması kimilerine göre tarihi hatadır. Dünya Kupası’na ‘turuncu’ bakan herkes, performansının doruğunda olan Cruyff’un milli takıma katılmak istememesini kabullenemez. Ama bu adam zaten sıradan bir futbolcu değildir. Egosu büyüktür, maçlara neredeyse kafası güzel gelir, çok sigara içer, hata da yapar, allahını yapar....
Syd’in yerini tutamadın David: Syd Barret’tan sonra David Gilmour’un Pink Floyd’un solisti olması hiç olmadı. Syd’den sonra oralarda hiç bir şey doğru olmadı zaten.
Truvalı Helen’in kaçırılma hikâyesi: Kayıp bir eşi dünyanın öbür ucuna kadar takip etmek, Truva kentinin yıkılmasına ve Yunan topraklarının 20 yıl boyunca kaderine terk edilmesine sebep oldu. Değmiş midir bilmem. M.Ö. 1190-1180
Leonard Cohen şarkı söylemeseydi: Sadece şiir yazsaydı. Şarkı söylemesi dünyanın en büyük hatası değil belki ama o kadar güzel şiir yazabilen bir adam o kadar güzel yapamadığı halde şarkı söyleyince bu ‘hata’ oluyor.
Hamburg’a logo aranıyor: Hamburg SV, yani bildiğimiz Hamburg spor takımının logosu, yeşil sahalarda görmek istemediğimiz türden tarihi bir hata! Şaşı bak şaşırdan bozma, kimin logosu olduğu bilinmese asla anlaşılmayacak bir grafik tasarım ucubesi. Kim yapmış onu da bilmiyorum, bilen varsa haber etsin.
Neron’un Roma’yı yakması: Yeni sarayına yer açmak isteyen İmparator Neron tüm şehri yakıp kül etti. Yıl:64
Çernobil: Nükleer santralde gerçekleştirilen deney prosedürünün baştan sona kötü yönetilmesi çok büyük çaplı bir nükleer erimeyle sonuçlandı. 100 bin civarında insan tioid kanseri nedeniyle ağır ağır öldü. Yıl:1986
Kleopatra’nın erkeklere düşkünlüğü: Zevk-ü sefa kaynaklı hatalardan biri. M.Ö. 69-30 yıllarında Kleopatra’nın Markus Antonyus’la olan ilişkisi Ptolemaik Mısır ve Roma İmparatorluklarının yıkılmasına sebep oldu.
Atom bombası: 6 Ağustos 1945 sabahı ilk atom bombası Enola Gay isimli bir bombardıman uçağı ile Hiroşima’ya, üç gün sonra 9 Ağustos'ta Nagasaki'ye atıldı. Bombanın etkisiyle toplam 250 binden fazla kişi öldü, 150 bin kadar insan yaralandı. Hiroşima’da 10 kilometre karelik bir alan dümdüz oldu. Günümüzde bile bu bombanın yaydığı radyasyonun etkisiyle sakat doğan çocuklar ve hasta olan insanlar var. Bu ABD’nin ne ilk ne de son hatasıydı.
Bu yazının yazılma sürecinde Stephen Weir’in “İnsanlık Tarihinin En Kötü Kararları” adlı kitabından azcık, ve Cengiz Alkan’dan bolca yararlanılmıştır.
elifturkolmez@gmail.com