KABAK


Kağan İşmen
Uyarı: Bu yazıyı okumak, tatil anlayışınızda ciddi değişikliklere yok açabilir!
 
 
Gemile Camping’in sempatik kartvizitinde şunlar yazıyor: orman, deniz, kumsal, ay, güneş, aşk, meşk, huzur... Ben gittim, gördüm... Gemile Camping de, Kabak Koyu da aslında bundan çok daha fazlası.
 
Nasıl bir yer bu Kabak Koyu?
Öyle bir coğrafya düşünün ki, Buzul Çağı’nı yaşamamış... Bitki örtüsü de, faunası da bu yüzden heyecan verici bir zenginliğe sahip. Birçok özel bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yapıyor Kabak. Denizden başlayarak, etrafınızı koca koca tepeler, dağlar çevrelemiş. Her taraf yemyeşil çam ormanı. Yetmedi muhteşem Sandal ağaçları, yetmedi dünyada sadece birkaç özel coğrafyada yaşayan göz kamaştırıcı Kaplan kelebekleri.Siz de bunun içinde, bir vadinin girişinde, denize 5, 6 dakika yürüşüş mesafesinde, bir kampta yaşıyorsunuz. Doğa o kadar heybetli ki, kendinizi onun yanında küçücük hissediyorsunuz. Tam 360 derece manzara. Deniz muhteşem. Denizin içindeki doğal yaşam muhteşem. Balıklarların zıpkın denilen icattan haberleri bile yok! Sizden kaçmıyor, hatta sizinle birlikte yüzüyorlar. Bu yüzden de zaten hiçbir profesyonel dalgıç gelip burada balık vurmuyor, etik bulmuyor. Aslına bakarsanız, burada insanoğlu ve doğa, birbiriyle son derece uyumlu, barışık bir vaziyette yaşıyor. Doğa insanoğluna tüm güzelliklerini sunuyor, orada yaşayanlar, tatil yapanlar ise, doğaya saygıyla ve korumacı yaklaşıyor. Bu anlamda gerçekten müthiş bir bilinç gelişmiş Kabak’ta. Caretta Caretta’lar hala bu sahile yavruluyor. Kabaklılar ise, tespit ettikleri yuvaları çakıl taşlarıyla işaretleyip, korumaya alıyor. Hatta yumurtadan çıkan, denizi bulamakta zorlanan yavrulara yardım ediyor. Onları hayata bağlamak adına “küçücük” bir destek atıyor.
 
Aslında Kabak Koyu’nun doğası burada anlatmakla bitecek gibi değil. Yazının ilerleyen bölümlerinde doğanın muhteşemliğine tekrar geri dönmek üzere, ben asıl konumuza gelmek istiyorum: Tatil. Ya da başka bir deyişle, cennette tatil.
Daha önce de söylediğim gibi, Kabaklılar burada öyle bir bilinç geliştirmiş ki, aslında hepsi, bir cennette yaşadıklarının farkında. Doğal olarak buradaki tatil anlayışının içinde doğayı tüketmek yok. Buradaki sihirli sözcük, “uyumlanmak”.
Kabak’a “uyumlanan” Kabak’ı daha çok sever!
 
Kabak Koyu’nda yaz kış yaşayanlar da, burada kamp işletenler, çalışanlar da, buraya tatile gelenler de, bu “uyumlanma” sürecini bir şekilde yaşamış ya da halen yaşıyor.
Bu tabii ki bir süreç! Bu yüzdendir ki, Kabak Koyu’na tatile gelmeyi düşünürseniz eğer, birkaç günle yetinmeyin. Kabak’ı anlamak, Kabak’la uyumlanmak için, en az 1 haftanızı Kabak’a ayırmalısınız bence. Geniş bir zaman ayırmak, Kabak’ı çok daha iyi anlamanıza, daha çok sevmenize ve dolayısıyla, çok daha unutulmaz bir tatil geçirmenize olanak sağlayacaktır. Aksi takdirde Kabak kendini size açmayabilir, benden söylemesi.
 
Çünkü Kabak’ta zaman kendine özgü akıyor! Kabak’taki yaşam, şehirdeki yaşamdan daha ağır ilerliyor. Orada kimsenin acelesi yok. Telaş yok, koşuşturmaca yok. Gün her zaman uzun ve her şeyi yapmaya yetiyor. “Tembellik hakkı” denilen şey, en çok da Kabak’ta değer görüyor, önemseniyor. Çoğu zaman günün başında kahvaltı masasında okunmaya başlanan bir kitap, hamak, kumsal, köşk (kampların içindeki ahşap yayılma alanları) üçgeninde bir günde bitiveriyor. Bu yüzden Kabak’a gelenlerin büyük bir çoğunluğu, Kabak’ta okuyup bitirdikleri kitapları, Kabak’ta bırakıyor. Kitaplarını özgürleştiriyor, kamuya açıyor. Bu anlamda Gemile Camping’de, misafirlerin bıraktığı kitaplardan geniş bir kütüphane oluşmuş durumda.
 
Kabak Ruhu!
 
Peki burada nasıl insanlar yaşıyor, nasıl insanlar tatil yapıyor derseniz... İşin bu tarafı da en az doğa kadar şaşırtıcı. Bir kere şunu gözlemlemek hiç zor değil, Kabak’ta yaşayanlar, tatil yapanlar, doğayı gerçekten seven insanlar. Doğayla barışıklar. Doğanın ortasında tatil yapmaktan dolayı sıkıntı yaşamıyorlar. Sonuçta doğanın ortasında imkanlar sınırlı. Lüks yok! Fakat ortam o kadar uyumlu, insancıl ve dostça ki, zaten lüks de, Kabak’ta gerçekten lüks oluyor. Gerek duyulmuyor.
Doğayla ilişkisi zayıf şehirli misafirler de, bu ortama hızla ayak uyduruyor. İlk günün deneyimsizliğiyle bungalovumda karınca çıktı diye şikayekçi olanlar, ikinci günün sonunda sincaplarla dostluk kurabiliyor. Hatta bu anlamda gülümseten hikayelere de tanıklık etmek mümkün olabiliyor. Kabak’a ilk defa gelen genç bir kadın, tatilinin ikinci, üçüncü gününde şöyle bir itirafta bulunabiliyor: “Böceklerden çok korkardım. Ama Kabak’a gelmeyi o kadar çok istedim ki, gelmeden 2 hafta önce, internetteki bütün böcek sitelerini gezdim, kendimi alıştırmak için. Ve yaşasın, artık böcek korkum yok!”. Kabak’ta yaşayanlar, orada tatil yapanlar, genelde çok renkli insanlar. Birçok hobileri var. Mesela Jonglörlük oldukça yaygın. Günün herhangi bir saatinde, kamp alanında ya da sahilde, Poi çeviren, top çeviren birilerine rastlama şansınız çok yüksek. Yoga, yine Kabaklılar’ın oldukça ilgi gösterdiği bir hobi. Çeşitli masaj teknikleriyle ilgilenen insan sayısı da hiç azımsanmayacak boyutta. Takı tasarımı, Tarot, Uzakdoğu felsefeleri, müzik de Kabaklılar’ın ortak hobileri. Kabak’a gittiğinizde, bu hobilerinden bir ya da birkaçına ilgi duymanız içten bile değil.
Kabak herkese bir şeyler öğretiyor. Bir ruhu olduğu kesin ve herkes o ruha uyumlu yaşıyor Kabak’ı.
 
 
Nerede kalınır?
 
Kabak’ta 7, 8 tane kamp alanı var. Bunların en eskisi Turan Kamp. Daha sonra Natural Life, Sultan Kamp ve Reflection yapılmış. Gemile Camping ise, 2004 yılında, yıllar önce işini ve İstanbul’u terk edip, bu coğrafyada yaşamayı tercih etmiş, eski reklam yazarı Selçuk Gülyüz tarafından kurulmuş. Birçok misafire göre, Kabak’ın en eğlenceli kampı. Edeta bir özel kulüp mantığında Gemile Camping. Kampta kalanların önemli bir çoğunluğu birbirini tanıyor, her sene düzenli olarak geliyor. Hatta birçoğu İstanbul’dan bile, Gemile Camping için gönüllü olarak çalışıyor. Hem bu samimi ortamdan dolayı, hem Selçuk Gülyüz’ün devamlı gülen yüzü sayesinde, yeni gelenler de hiç yanlızlık çekmiyor, kamp sakinleriyle hemen kaynaşıyor. Ayrıca Meral Özen’in kendi tasarımı takılarını da mutlaka görmeli, atölyesini ziyaret etmelisiniz. Her biri birbirinde farklı, orijinal, yaratıcı takılar, Kabak Ruhu’nu son derece iyi anlatıyor.
Gemile Camping
 
Gemile Camping, Kabak’ta en geniş araziye sahip kamp aynı zamanda. Doğaya son derece uyumlu ve geniş bir araziye yayılmış durumda. Yanlız kalmak istediğinizde, yanlız kalabilmenizi de sağlayan ciddi bir ayrıcalık bu Kabak’ta. Gemile’de ağaç evlerde (bungalovlarda) ya da çadırda kalmak mümkün. Dilerseniz kendi çadırınızı da getirebiliyorsunuz. Fiyatlar son derece makul. Bungalovlarda sabah kahvaltısı ve akşam yemeği dahil ki, kahvaltı köy kahvaltısı, akşam yemeklerinin lezzeti de apayrı bir konu, sezona göre 35-45 YTL arası değişiyor. Çadırda kalmak tabii ki daha da uygun. Çadır fiyatları da sezona ve kendi çadırınızı getirme koşuluna bağlı olarak, 20-30 lira arasında. Selçuk Gülyüz güleryüzlülüğünün yanında, renkli bir kişilik. Birçok hobisi var. Bunlardan biri de müzik. Selçuk aynı zamanda bir müzisyen. Perküsyon çalıyor. Zaten Gemile Camping en eğlenceli kamp olmasının sebeplerinden biri de bu. Haftada en az 2, 3 gün, kampta canlı müzik oluyor. Zaten o kulüp mantığında gelen misafirlerin birçoğu da, aynı zamanda müzikle ilgili. Bir iki enstrüman çalmayı bilen kamp sakini sayısı, yaz boyunca kampta çok yüksek. Dolayısıyla doğaçlama gelişen müzik performansları, çoğu zaman hayranlık uyandıracak performanslara dönüşüyor.
 
Kabak Connection
 
Zaten Gemile Camping sakinleri, bu ortak hobilerinden hareketle, bir de müzik grubu kurmuşlar. Adı Kabak Connection. Müzik grubu dediysem, öyle klasik grup mantığında bir oluşum olduğunu düşünmeyin sakın. Grup da, yaptıkları müzik gibi tamamen doğaçlama. Grubun müzisyen sayısı bir hayli fazla. Ama çok nadir olarak sürekli aynı kadro çalıyorlar. Daha çok, kim gelirse o çalıyor. Ama kimse kimseyi de aratmıyor. Hatta Kabak Connection, kış aylarında düzenli olarak, her Pazartesi, Arnavutköy Kuzgun’da da çalıyor. 16 ve 17 Ağustos’taki Full Moon Party’de de, Kabak Connection bir kez daha Gemile Camping’de buluşacak ve çalacak, benden söylemesi. Bu arada Gemile Camping’in itribat telefonu: 0 252 642 10 16
Kabak Koyu’na ulaşım: Kabak Koyu’na Fethiye üzerinden ulaşabilirsiniz. Yazın Fethiye’den Kabak Köyü’ne, düzenli minibüs seferleri var. Minibüsler köye kadar geliyor. Minibüsten indikten sonra, yaklaşık bir 20 dakikalık patika inişiyle, Kabak Koyu’na ulaşabiliyorsunuz. Yol işaretli, kaybolma sorunu yok.
k.ismen@farkyeri.com