Plak Dükkânı Günü
Hepimizin özendiğidir. Plak dükkânı gezmek. Yeni albümlerin her gün aktığı bu dünyanın en güzel yapılarında vakit geçirmek. Hatta High Fidelity’i seyretmiş herkesin fantezisidir; oralarda vakit geçirmek veya birini işletmek. Maalesef ülkemizde çok geniş bir kültürü olmadı müzik satan dükkânların. Gene de, özellikle ‘90’larda sakince vakit geçirebildiğiniz mekanlar vardı. Sonra ne oldu? Download kültürü, AVM histerisi ve hepsi hayatlarımızdan birer birer yok olmaya başladılar. Hâlâ bu kültürü sürdüren dostlarımızın önünde buradan saygıyla eğilmeyi de borç biliriz.
Bu iş Batıda daha sağlam bir kültüre sahip olsa da, özellikle Amerika’da plak dükkânları yukarıda bahsettiğim nedenlerden tehlike altındalar. Binlercesi kapandı son 10 yıl içinde. Albüm satışları da zaten malumunuz. Hal böyleyken 2007 yılında Chris Brown’ın fikriyle Amerika çapındaki 700 bağımsız plak dükkânını ve bu kültürü kutsayan bir günün kutlanmasına karar verildi: Record Store Day. 2008’den beri de her Nisan ayının 3. cumartesi kutlanmaya devam ediyor. O yıl, Metallica’nın Rasputin Music’de verdiği ufak konserle başlayan kutlamalar, her yıl dünyada yüzlerce plak dükkânının katılımıyla gerçekleşiyor. 2010’da Josh Homme’un, 2011’de de Ozzy Osborne’un resmi sözcülüğünü yaptığı günün bu seneki elçisi ise Iggy Pop. Etkinlikler genelde iki şekilde gerçekleşiyor: Biri her yıl sayıları artan dünyaca ünlü müzisyenlerin plak dükkânlarında ufak konserler vermesi. Diğeri ise gene aklınıza gelen birçok ünlü ismin kırkbeşliklerini, eski albümlerinin yeniden sürümlerini, az bulunan demo’larını, canlı kayıtlarını o gün yayınlaması şeklinde oluyor. Tüm dünyadan katılımın olduğu ve bu yıl 21 Nisan’da kutlanacak günde henüz Türkiye’den bir plak dükkânı yok. Umarız o da yakında olur.
Konuyla ilgili bir kaç yorum da paylaşalım:
Tom Waits: “Burada çalışan insanlar profesörler. Bilenlerin yerine tahmin edenleri koymayın. Onları açık tutun, onlar kasabanın kulakları.”
Ian Gillan: “Gerçek dükkânlardan gerçek albümler alın. Yoksa evinize gelir ve annenize çığlık atarım.”
Ben Harper: “…Bağımsız plak dükkânları isimlerinden çok daha fazlasını ifade ediyor. Onlar, müziğin; toplumla ve kültürle samimi bir ilişki kurabilmesi ve uzun vadede büyüyüp serpilebilmesi için bir çıkış noktası, bunun için fırsat bulduğu uluslararası bir topluluk ve platform…”
YN: 2008’de gerilla belgeselci Brendan Toller’ın elinden çıkma I Need That Record! The Death (or Possible Survival) of the Independent Record Store filmi de Amerika’da 2000’ler boyunca kapanan 3000 plak dükkânı üzerine oldukça başarılı bir film.