LAMBCHOP: MATEM VE UMUT
Utkan Çınar
Takip ettiğiniz gruplar söz konusu olduğunda yeni çıkan albümlerin bazıları farklı bir sepete girer. Müzik tarihini değiştirmeyeceklerini bilirsiniz. Ne oluyor demeden 20 yıllık bir kariyerleri olduğunu ve her albümlerine güvenle elinizi uzattığınızı hissedersiniz. Bir süre ses çıkmayınca içinizde, derinlerden bir his, bir merak uyanır. Bir tekinsizlik hali belki de. Lambchop benim için ve sanıyorum onları takip eden ve çok seven birçok insan için de öyle bir topluluk. 2008’deki OH’dan (Ohio) sonra 4 yıl (kariyerlerindeki en uzun albüm arası) yeni bir albüm gelmeyince “kurt”lanmıştık itiraf elim. Hoş grubun beyni Kurt Wagner, Cortney Tidwell ile KORT diye bir projeye atılmış ama o da genişçe yayınlanma şansı bulamamıştı. Şimdi, belki de tam zamanında, Mr. M geldi. (2004’teki Aw C’mon ve No You C’mon’u ayrı ayrı sayarsak) 11. stüdyo albümleri. Ve yine bir şenlik havası beynimde. Bir matem de aynı zamanda. Bir anı veya güzelliği yaşarken gözyaşı dökmek gibi. Hüzünden değil, heyecandan.Mr. M, 25 Aralık 2009’da bu dünyadaki varlığına son veren Vic Chessnut’a bir adak. (bkz. kargamecmua Şubat 2010 sayısı) Kurt Wagner’ın yakın arkadaşı olan Chessnut, grupla birlikte bir albüm de kaydetmişti ‘90’larda. Onun kaybı Wagner’i ve grubu oldukça etkilemiş. Bu 4 yıllık aralığı da öyle açıklıyor Wagner: “OH’nun (Ohio) turnesi bitince resim yapmaya geri dönmüştüm ve Vic de tam o zamanlarda aramızdan ayrıldı. O etrafta yokken kafamı tekrar müziğe vermek zordu.” Albümdeki ağır toplardan “Nice Without Mercy”de onun cenazesi üzerine: “İnsanların onu hatırlayacağından emin olmak istedim. Paylaşmak çok zor. Bu albüm sevgi hakkında. Bir kaybı tecrübe ederek keşfettiğim sevgi hakkında.”

Gerçekten de Mr. M, Lambchop’un kariyerinde farklı bir yere sahip. İlk bakışta yine öyle boş zamanınızda kafanızda tekrarlayacağınız melodileri veya sözleri yok. Zaten hiç olmadı. Yaylı aranjmanlarıyla sizi bir bütün olarak çağıran ve yükselten bir çalışma. Şarkıları birbirinden ayırmak yerine homojen bir yapı işliyor içinize. Bunu da dünyada en iyi yapan müzisyen topluluklarından biriler zaten. Önceki paragrafta anlattığım hadiseyi de göz önünde bulundurduğunuzda bu albümün çok ayrıntıya girmeden bir tarz, yol arayışı kovalamadan sadece ruh halini yansıtan bir yapıt olduğunu görebiliriz. Basit yaklaşım, arayış içinde olmayan…
Lambchop’un alternative country ve soul’u birleştiren muhteşem kimyası 20 yıldan uzun süredir bizlerle. 1994’te başlayan serüveni 2000’deki damar soul albüm Nixon’la tepeye çıkmıştı. Bu ticari başarıdan bir sonraki Is A Woman ise farklı bir yola giderken gene de Wagner dışında sürekli sirkülasyon halinde olan Lambchop’un kendi yıldızını kazıdığı çalışması oldu. Hali hazırda belki de Mr. M’e en yakın duran albüm diyebileceğimiz 2006 tarihli Damaged* ise tam bir ustalık gösterisiydi. Yanlış anlaşılmasın bu albümlerin birbiriyle sound ve prodüksiyon bakımından çok farkları var. Hepsi çok farklı ses deneyimleri sunuyor insana. Bu paragrafı zaten grubun müziğine çok aşina olmayanlar için naçizane karaladım. Keza bilenler müziklerini sınıflandırmanın veya açıklamanın beyhude bir çaba olduğunu bilirler.

Sadede gelirsek Mr. M gene mutlaka tecrübe edilmesi gereken bir Lambchop albümü. Her şeyiyle tam ve her şeyiyle yeni. Kurt Wagner günümüzün en yetenekli şarkısözü yazarlarından, kral, delikanlı bir şahsiyet. 60 yaşına doğru yol alırken bizi daha nasıl ruh halleriyle tanıştıracak bilinmez ama sesini eksik etmesin yeter.
* Grup bu albümün turnesinde İstanbul’a da gelmişti. Her zamanki gibi geveze güruhun içinde çok rahatsız olsak da, gruba odaklanabildiğimiz zamanlardaki şahanelik göz kamaştırıcıydı. Wagner’in de ne kadar oturaklı bir lider olduğunu da dünya gözüyle görmemizi sağlamıştı.
khgv@hotmail.com