Ontotoloji
Osman Kaytazoğlu
Yuvarlanıyor yuvarlanıyor ve usulca bir tümseğe oturuyor top,
Görsen köylerde rengârenk kumaşlardan yapılma bir çadır gibi oradan oraya konan şişman kadınların ağacın altına ‘lök’ gibi çökmeleri sanki… Gözümün önüne geliyor bütün bunlar,
Biri wikipedia'ya hop hop möller top möller yazmış yaaav, bu teknik direktörü almayalım bence...
Bu da geliyor aklıma yine.
Deşilen bir su gözünün önce bulanık ardından pırıl pırıl akışı gibi. Zihnim bunları bir gün süpürecek elbet. Sadece ikindileri meşeliklerin altında titreşen serinlik gibi onun küçük cılız bir kaynak oluşundan kelli korkak korkak akışını hatırlayacağım.
O gördüğün su -ki aslında göremiyorsun, ilk akıştan sonra hep pırıl pırıl kalıyor. –neden?
Toprak suyun gidişine karışmıyor da ondan diyorlar.
Başından savıyormuş.
Her çıkmaz durumun kuyruğuna bağlayacak bir tecrübesi vardır toprağın zira.
Gök gelir ona düşer, onun gözlerine.
Ne bileyim mesela, şimdi aklıma geldi;
Bir nasihat var diyelim, havada geziyor.
Düşer gelir toprağa, onun ilk verildiği yerden uzakta da olsa,
tecrübenin sahibiyle kalır.
Aceleyle karışık güldün mü,
Yapıştırırlardı “Erkek adam gülmez” diye, sadece bir örnek.
Ama bunun ilk oluşu, nasıl olduğuyla beraber hep seninle kalır.
Kameraları dikiyorlar bir tomurcuğun tepesine, sonra hızlı hızlı seyrettiriyorlar.
Bir çırpıda açılıp kapanıyor. 8 çarpı varoluş. (8 X )… 8 X Ontoloji…Ama çiçeğin o ilk açılıp güzelliğini bize sunduğu anda bir pause kalıyor. O çiçek yarın orada olmayacak belki. Kimse git dediğinden değil tam tersine yaşamının küçüklüğünden…
Küçük bir İngilizcesi var, şöyle diyor : “Bu çiçek topu topu birkaç gün yasayacak ama gönlümüzdeki anısı anısı ölümsüz olacak.. Bütün yaşamı, senin baharında tek bir gün, benim yaşamımda tek bir bahar uzunluğunda olacak”
Öyle ya, lades oynayan iki çocuğun o unutmama yarışında galibiyetin
uyku saatlerine yakın bir anda gelişi gibi. Şimdi yatıyorum. Ve bunların hepsi aklımda.
Bir çiçek veriyorsun bana
Almamak için ellerim arkada eğilerek kokluyorum. Kalsın.
Bir öğüt veriyorsun,
‘aklımda’ diyorum alıyorum ama benimle durmuyor.
Bir akıl veriyorsun,
Aklımda tutamıyorum.
kaytaz@gmail.com