(Go to) slip (or) boxer

Ziya Kamacı

Ne demiş Nietzsche efendim? Umut Pandora’nın kutusundaki en büyük kötülüktür. Öyle tehlikeli bir işkence yöntemidir ki nesiller boyu genç erkekleri boxer dona mecbur bırakmıştır.
 
Ortama akma hazırlıklarındaki gençtir bizim kahramanımız. Duş alındıktan sonra saçlar jölelenmiş, göbek deliğinden yukarıya doğru bütün gövde açık parfüme maruz bırakılmıştır. Mekanı yakmak için hazırlanmış kreasyon sandalyeye asılı beklemektedir Ateşli gencimizin aklında ise tek bir soru işareti vardır. Bu gece sevişme ihtimalim var mı?
 
Her gencin kendi içmeden karşısındakine içirebilme ve cebindeki para miktarı değişkenleriyle doğru orantıyla hesaplanabilecek bir sevişme ihtimali mevcuttur. Ancak bu parametreler çoğu genç için çok da yüksek değerde olmadığından hesaplama sonucunda çıkacak sevişme olasılığı, Bungee jumpingde ağzından fırlayacak salyanın kendi bira bardağına düşmesi olasılığına eşit değerdedir. Bu olasılıksızlığı kabul edecek genç için hayat daha kolaydır, konforludur, dışarıdan güzel görünmez ama içindeki huzurludur. Ne gibi? Hep bir ağızdan slip dooon dediğinizi duyar gibiyim gençler…
 
Ama bu olasılık partikülüne umudunu yükleyen genç için durum çok daha zordur. O hiç gerçekleştiremeyeceği bir striptiz gösterisi için boxer donu seçmek zorundadır. Neden, çünkü boxer don seksidir (yalannn) üzerindeki Taz olsun, Tviti olsun çizgi kahramanlar sempatiktir (dayatmaaa), bel lastiğindeki Calvin Klein logosu etkileyicidir (çakmaaaa). Bu tüketim toplumu öğretileri gencimizi umut şerefsiziyle birlik olup kafa kola alarak bir boxer’ın içine sokarlar.
 
Boxer giyenle slip giyen gençler beş yüz metreden ayırt edilebilir. Nerede gözleri fel fecir, kapsama alanından geçen her dişiyi gözleriyle adrese teslim eden, buna eş zamanlı olarak tabure üzerinde çeşitli kalça bazen de el hareketleriyle vites değiştirmeye çalışan bir adam görseniz, onun bir umut-boxer mağduru olduğuna kanaat getirebilirsiniz. Diğer masada ise bacaklarını açmış yayılan, birasını çenesinden tişörtüne akıta akıta içen, geceye düzgün façayla başlamış ama adisyondaki çiziklerle birlikte kendi masasındaki muhabbete iyice dalmış, dağınık görünümlü ama en azından her organı yerli yerinde olan slip donlu gencimiz oturmaktadır.
 
Boxer pişik yapar ve yürüme zorluğu yaratır, boxer giyen genç maymun adımlarıyla, slip giyen bale adımlarıyla yürür. Boxer paçaları yukarı doğru sıyrılarak pantolunun çevresinde şişkinlik yapar, ceplerinizi çer çöple doluymuş gibi gösterir. Boxer’ın pantolondan dışarı fırlama sorunu o kadar çözümsüzdür ki mecburiyetten bir moda akımına dönüştürülmüştür. Bu akım Salı pazarından alınma The Don marka boxer’ların da giyilmesini imkânsız kılar. Boxer’la pisuarın başına giden genç belini toplamak için ilkokul çocukları gibi pantolonunu yere indirmek zorunda kalır. Hemcinslerinin önünde karizmayı zedeler. Boxer kumaşı esnek değildir, yanlış bir açıyla denk geldiği zaman tarif olunmaz acılar yaratır. Uzun lafın kısası boxer onu asla görmeyecek kızları memnun etmek için erkek neslinin üzerine salınmış bir lanettir.
 
Ama bir çift lafım da slip don üreticilerine olacak tabiî ki. Mücadeleyi neden erken bıraktınız sayın üretici? Çok mu zordu şunu beyazdan başka bir renkle ve desenle üretmek. Tüm dünya bilirken son damlanın düştüğü yeri, siz niye almadınız kamufle edici önlemleri? Neden paça lastiklerini donun paçalarından bu kadar kısa kestiniz, şart mı şişmiş balon gibi görünmemiz? Nano teknolojilerle gömlekler ütü bile istemezken artık, neden iki kere yıkanmış donumun her yeri sarkık? İnanmak istemiyorum ama sizde mi bu oyunun içindesiniz yoksa? Ne olur her gencin slip içindeyken de kendine güveni tam olsa?
 
En güzeli hiç don giymemek mi yoksa?
 
Best regards.

ziya.kamaci@gmail.com