BAYAN REGRETFULL’UN KÜRKÜ…

Burak Bayülgen

Şu kürk en sevdiğim giysimdi…” dedi Bayan Regretfull… “Bana Saksafon Doris derlerdi o kürkün içinde. Sofia Loren gibiydim valla. Hele fiyatı… of of of, bir daire fiyatı neredeyse.”

Genç bakıcısı Betty Smell kürke bakarken bıyık altından gülüyordu.

Ne Sofia Loren’i be? O kürk içinde Bayan Regretfull olsa olsa kış uykusuna yatmış bir ayı olabilir…” Halbuki Betty o kürkün içinde Adonis’in bile aletini kaldırabilirdi.

Bayan Regretfull uykuya daldı. Horultular derinden gelirken açık ağzının içinden tren geçecek diye düşündü Betty. Perdeleri araladı. Halen kapıda park eden bir Ford yoktu. Guguklu saatin kuşu dört kere öttü.

Sana beş dakika daha veriyorum Smeagoll,” diye öfkelendi Betty. Kendi de halledebilirdi esasen. Smeagoll’a ne gerek vardı ki? Yastığı Doris kaltağının ağzına şöyle sıkıca bastırdı mı kadın birkaç saniyede tahtalıköyü boylar, sadece kürk değil, Bayan Regretfull’un diğer servet değerindeki gece elbiseleri de Betty’nin olurdu. Yarı aralanmış perdeyi kapayan Betty parmak uçlarında Bayan Regretfull’un başucuna yöneldi.

Betty bir homurtu duyuyordu ama bu Bayan Regretfull’un horultusu mu yoksa Smeagoll’un eski Ford’unun gürültüsü müydü ayırt edemedi. Bir kez daha perdeleri araladı. Smeagoll sanki Şükran Günü yemeğine gelmiş gibi sigarasından bir duman çekiyor, ikide bir Bayan Regretfull’un dairesinin penceresine bakıyordu.

Teşhirciliğe mi geldin dümbelek?” diye içinden geçirdi Betty telaş ve öfkeyle. Eliyle aksi ama bir o kadar da kararlılıkla Smeagoll’u içeri çağırdı.

Utanmadan bir de çiçek getirmiş… Haaa, evet, cenaze çiçekleri. Mis kokulu karanfiller…”

 

***

Yavşak gibi davranma… Çabuk ol… Şu sigaranı da söndür Allah aşkına…”

Smeagoll sigarasını halıya söndürdü. Betty’nin gözünden kaçmadı. Okkalı bir tokadı yedi Betty’den.

Bana ne kalacak peki?” diye sordu Smeagoll.

Mendebur kocasının caz plakları varmış. Yüzlerce, belki de binlerce…”

Vaaaaay. Oscar Peterson da var mı?”

Ne bileyim ben be… Hadi hadi!!!

Smeagoll cebinden katlanmış kağıdı çıkardı. Betty kağıdı elinden kaptı ve açtı. Gözleri parıldadı…

Vay be… Aynı karının yazısı gibi. Hatta o mu değil mi ayırt edemiyorum… Sen hazır mısın?”

Smeagoll gülerek onayladı. Bayan Regretfull’un horultusu kesildi. Betty’nin yüzü buruştu çünkü Bayan Regretfull gözlerini aralamış ve boğuk sesiyle “Betty, işemem lazım” demişti.

Smeagoll içerdeki odalardan birine girdi. Bayan Regretfull’un ne çok odası vardı. Bu nasıl bir zenginlikti böyle…

Betty çok çok ağır yürüyen Bayan Regretfull’un koluna girmiş onu tuvalete yetiştiriyordu.

Yapamayacağım Betty, bırak da şuraya yapıvereyim, sen silersin…”

Smeagoll Bayan Regretfull’un başucuna doğru koşar adımlarla ilerledi ve cebinden ilaç şişesini çıkardı. Betty’nin “hadi Bayan, çok az kaldı, gayet iyi yürüyorsunuz,” dediğini duydu. Şişedeki ilacı Bayan Regretfull’un suyuna boşaltan Smeagoll yeniden saklandığı odaya yürüdü. Şırıl şırıl idrar sesi tuvaletin fayanslarında yankılanıyordu.

Betty artık heyecandan kuduruyordu. Bayan Regretfull’u yatağına götürürken Smeagoll’un ilacı suya doğru düzgün boşaltıp boşaltmadığını kafasında kurguluyordu. Smeagoll’un saklandığı odanın önünden geçerken göz göze geldiler ve Smeagoll başparmağını kaldırdı.

I’m your Venus, I’m your fire, your desire…

Heyt be, ne şarkıdır ama,” diye kıkırdadı Bayan Regretfull.

 

***

Bayan Regretfull hipopotamlara özgü ağırlığıyla yatağına devrilirken iri ayağıyla suyu devirdi. Betty bir çığlık attı ve ıslanan halıya kapaklandı. Sanki suyu bardağa yeniden doldurabilecekmiş gibi…

O ayağın orda ne işi var? Bir plan bu kadar mı aksi yürür? Lanet olsun. Yüzlerce, binlerce kez lanet olsun

Ödümü koparttın be Betty, git bana yeni bir bardak su getir,” dedi Bayan Regretfull.

Smeagoll da saklandığı odanın eşiğinden gördü suyun boşaldığını. Bunlar planlanmamıştı ama gereken yapılacaktı artık. Sinirden kuduran Betty mutfak çekmecesini açıp en büyük satırla Bayan Regretfull’u kendi elleriyle doğramak istedi.

Bayan Smeagoll yavaş yavaş gözlerini kapadı. Betty suyunu getirecek, susuzluğunu geçirecek ve yeniden uykuya dalacaktı. Elinde ağır bir merdaneyle yaklaşan Smeagoll’u Betty sandı. Elini bardağını almak için kaldırdı ama kafasına çok çok ağır yüze yakın darbe yedi ve bir daha da gözlerini açmadı.

Başı ezilmiş, parçalanmış Bayan Regretfull’u gören Betty, Smeagoll’ı bu işe karıştırmakla ne bok yediğini anladı. “Kusursuz planların ismi Smeagoll, hah”. En klişe yöntem yastıkla boğma bile daha etkili olurdu diye düşündü. Ne de olsa ölecekti birkaç ay içinde Doris karısı. Ama şimdi Betty ve Smeagoll hain ve sadist katiller listesinin en güncellenmiş isimleriydi...

 

***

Betty o kürkün içinde güzel değildi. Bunu kendi de fark etti. Bayan Regretfull’un bütün dolabındaki elbiseleri boşalttı. Smeagoll bine yakın plağı apar topar kolilere ve bulduğu kutumsu herhangi bir şeye yerleştiriyordu.

Apar topar evden çıktılar. Kimse bakmıyordu. İyi diye düşündüler. Ağır ağır çalışan Ford’un içinde suskundular. Birkaç kilometre gitmişlerdi ki Betty bir çığlık attı:

Ne oluyor Betty?” diye telaşla sordu Smeagoll.

Kürk… kürküm… yırtılıyor boylu boyunca. Sahte bu!… Sahte!… SAHHHTEEEEEEE

Diğer elbiselerin de sahte olduğunu anlamaları için çok uzun bir yol kat etmeleri gerekti. Neyse ki plaklar sahte değildi ama binlerce plağın arasında Oscar Peterson yoktu.

 

 

 

burakbayulgen@yahoo.com