Geldi, geçiyor…


Gelecek, gelecek deyip durma. Gözünü her açtığında gelmiş oluyor zaten. Bekleme. Erteleme. Olan biten her şeyin sorumlusu sensin. Gelecek sensin.
 
Mesela yenileri geldi. Mıymıy edip, “Ben de istiyorum, ama…” demek yerine yazdılar, çizdiler, kafa yordular. Deniz Akyüz ertelediklerini dert edindi, Can Hankendi Arthur Russell’i, Özgür Tacer ütopya ve distopya mevzusunu, Orton Akıncı koordinatörü olduğu !f Kısaları. Aramızdalar artık. Hâlâ çoğalıyoruz.
 
Ama bir taraftan da gittikçe sayımız azalıyor. Alenen, arsızca sürüyor çünkü. Hepsi devam ediyor. Zaman geçtikçe daha da çevreleniyoruz. “Dur!” demekdikçe, tepki göstermedikçe, birlikte karşılarında durmadıkça devam edecekler. Zaman başını çevirme, görmezden gelme zamanı değil. Etnik kimliğinle, dinle ilgili görüşünle, cinsel seçiminle, siyasi yelpazedeki yerinle ve hatta beğenilerinle “normal” olsan bile, sıran gelecek çünkü; normları belirleme işini başkalarına bıraktığın sürece. Reddettiğin ya da kabul ettiğin her şey geleceğini belirliyor. Bir başka deyişle, gelecek geldi. Sen ne yapıyorsun?
 
Bütün bunlar olurken aşkı unutmadan…
info@kargamecmua.org