YAYIN

  Son yıllarda netten müzik haberciliği ve yorumculuğu konusunda oldukça etkili bir bakışaçısı yaratan pitchforkmedia.com, bu sefer de yazılı ortamda. “thepitchfork500: Our Guide To The Greatest Songs From Punk To Present” adını taşıyan bir kitap, 1977’den günümüze 3 yıllık dönemler halinde o yıllarda çıkmış şarkılarla değerlendirmişler. Faydalı gözüken kitabın görsel yoksunluğu ve ansiklopedi sıkıcılığı da eksi yönleri. Ama kaynak doğrudur…

  Woody Allen’ın yeni bir kitabı daha düştü buralara. Yakın zamanda 30 yıl öncesinden gazete yazılarını toplayan Yan Etkiler’le bayağı eğlenmiştik. Şimdi de Sırf Anarşi adıyla denemelerine maruz kalıyoruz. Bu kez çok yakında, 20 yıldan sonra geçen yıl yayınladığı kitap neden bu kadar ara verdiği konusunda hayıflanma yaratabilir. Ama bir dakika, bu adam yönetmendi zaten…

  Daktylos yayınevini başlattığı Marx’a övgü dizisinin önemli parçalarından biri, Yeni başlayanlar için Marx.1975’de Meksikalı politik karikatürcü Rius’un elinde çıkma eser Antik Yunan’da 20. yüzyıla kadarlık dönemde yeni başlayanları felsefe ile, üretim ilişkileri ile, artı-değer ile, sosyalizm ile tanıştırıyor. Şu kriz ortamlarında ihtiyacı olanlar olacaktır kesin.

ALBÜM
 
Seattle’dan gelen sesleri bu aralar önemsemek gerek. 10 yıldan fazla süredir Sub Pop ve Secretly Canadian vasıtasıyla indie-rock emekçiliği yapan Damien Jurado’nun yeni albümü Caught in the Trees, sanatçının iştahından hiç bir şey kaybetmediğini gösteriyor. Arkadaşı Jenna Conrad’ın geri vokallere katılımı da albümün etkileyici yanlarından. Güzel bir şarkıcı-şarkıyazarı albümü işte, hayırlı olsun...

 Bu yıl film festivalinde de görme şansı bulduğumuz Julian Schnabel konser belgeseli Lou Reed – Berlin: Live at St. Ann’s Warehouse albüm olarak da yayınlandı. 30 yıl aradan sonra zamanında ticari olarak başarısız olan albümü tekrar yorumlayan Reed’in 2006 yılında Brooklyn’de verdiği 5 gecelik konserler dizisinden alınan kayıtlarından oluşlan albüm, original kayıtlardan Steve Hunter ve Brooklyn Gençlik Korosu’nun katkılarıyla başarılı bir kayıt. Tadını çıkarın bundan sonra kendisinden yeni şeyler duyacağımız şüpheli.

  Conan filminden ve Dolph Lundgren’la birlikteliğinden hatırladığımız Grace Jones; Tricky, Brian Eno ve Sly & Robbie gibi isimlerin katılımıyla 19 yıl aradan sonra yeni albümünü yayınladı. “Hurricane” adıyla yayınlanan albüm trip-hop ve reggae öğeleriyle bezeli oldukça başarılı bir iş. Bu yıl Massive Attack’ın küratörlüğünü yaptığı Meltdown festivalinde de yer alan Jones, disco’dan geldiği güzel sularda yabancılık çekmiyor.

 Son bir iki yıldır Peter Hook’un ayrılmasıyla yaşanan tatsızlıklardan sonra New Order’ın 80’li yıllarda yaptığı albümlerden beşi (Substance dışında) elden geçirilip bonus CD’lerle beraber tekrar yayınlandı. Sonrasında da şarkı listesi yanlışları ve bazı kalitesiz kayıtlar nedeniyle gene bir gerginlik yaşandı. Bütün bunları geçerseniz aslında doyurucu bir yayın olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle bonus CD’lerde bir sürü etkileyici demo (17 dakikalık bir Elegia gibi) var. New Order en iyi anında…

  Replikas’ın derdi değil bizim ne düşünüp ne yazdığımız, dinleyip dinlemeyeceğimiz. Yine öyle bir albümle geldiler ki, ters ayakta yakalandık. Çok katmanlı bir albümle karşı karşıyayız. Avaz sonrası şarkı formatına alıştırdıkları kulaklarımızı, bu kez ince ince işlenmiş ve özen isteyen bir ses örgüsü için dikkat kesilmeye çağırıyorlar. Ki gösterdikleri özene karşı kulakları çalıştırmayı da hakediyorlar. Dulcinea’daki yaylılarla cızırtının temaşası, Bitti Deme’deki davulun ve basın tüm hacminin yanında elektroniklerin istediği ilgi ve üflemelilerin katkısı, Boş Vücut gibi hiç alışık olmadığımız bir Replikas kaydı, Hortum’un tansiyonu arasında sesleri ayıklamak… Hemen ısınacağınız bir albüm değil. Ama Replikas yeni albümü Zerre ile hem kendilerine hem de memleketin müzik ortamına kesinlikle çok şey eklemiş durumda.

FİLM

  Amerikalı oyun yazarı, “Glenngarry Glenn Ross”, "House of Games" gibi filmlerle gönüllerde taht kuran yönetmen ve kumpas ustası senarist David Mamet'in yeni filmi Redbelt (Kırmızı Kuşak), bir Jujitsu hocasının kendini içinde bulduğu karmaşık entrikalar üzerinden, sadece erdem için yaşayan bir kişinin günümüz dünyasında bunu ne kadar koruyabileceği sorusuna bir yanıt arıyor. Ayrıca bu aralar Broadway’de de American Buffalo isimli eski bir oyunu da sergilenmekte. Yolunuz New York’a düşerse…

 Coen kardeşlerin neo-westernden çıkıp aldığı bir nefes olan yeni filmleri Burn After Reading gösterim şansı buldu. John Malkovich, Brad Pitt, George Clooney, Tilda Swinton gibi oyunculara özel yazılmış rollerden yola çıkan film, klasik Coenvari karakterleriyle gene mizahın kralını yapıyormuş. Zaten niye yazıyorsak? Coenlerse, koy sepete…

  Der Spiegel’deki şef editor görevini Şubat ayında sonlandıran Stefan Aust’un aynı adlı romanından uyarlanan The Baader Meinhoff Komplex isimli film gösterim şansı bulur mu bilinmez ama örgüt üzerine en önemli yapım olduğu söylenebilir. Last Exit to Brooklyn’den tanıdığımız Uli Edel’i yönetmenlik koltuğunda gördüğümüz yapım, Almanya’nın Oscar adayı. Tanıdık sima Moritz Bleibtreu’yü de başrollerde görüyoruz.

KONSER

 Bu aralarda Karga’da yer yer duyduğunuz bir grup olan The Do konser kafasına Yeni Melek’e geliyor. Fransız-Fin orijinli ikili, besteci Dan Levy ve şarkıcı Olivia Bouyssou Merilahti’den oluşmakta. Müziklerinde multi enstrüman ve dil kullanan ikilinin ilk albümü A Mouthful Ocak ayında yayınlanmıştı. Fransa’da bir numaraya çıkmaları şüphe uyandırsa da genel olarak çok iyi eleştiriler aldıkları bir gerçek. Günceli kaçırmayın….
13 Aralık Cumartesi – Yeni Melek

 John Peel’in favori gruplarından ve 80 sonu İngiltere’sinde özellikle George Best adlı güzel isimleri albümleriyle indie’ye tat veren The Wedding Present aralıkta İstanbul’a konuk oluyor. David Gedge’in önderliğindeki grup, 2004’teki Cinerama-Wedding Present görev değişimden sonraki ikinci albümleri El Reyi bu yılın başında yayınladı. Steve Albini imzalı albümden çok meraklıları eskileri duymak isteyecektir orası kesin…
22 Aralık Pazartesi - Babylon

SERGİ

 15 Kasım-15 Aralık  Hafriyat Karaköy'de Sevil Tunaboylu – Erkin Gören – Çınar Eslek organizatörlüğünde Sorma Neden adlı bir sergi gerçekleştiriyorlar. 18:00- 00:00 arasında açık olacak olan sergi sanat eserlerinin de, tıpkı bazı cümleler gibi, söylemeye çalıştıkları şeyden çok daha fazlasını ifade edebileceğini ve  bir yapıta baktığımız an, kendimize yönelttiğimiz bir soruya dönüşünün, cevabı muhakkak yine o an ile kurduğumuz bu ilişkide bulabileceğimizi anlatıyor.