1 Yılda Ne Değişti?


Avi Haligua
Geçen yıl 8 Aralık'ta dünyanın iri sayılan tüm kentlerinde gerçekleşen bir küresel eylem yaptık. Talep tek iklim anlaşması olan Kyoto Protokolü'ne iklim değişikliğinin en büyük sorumlusu ABD'nin bir an önce imza atmasıydı. Biz ABD'ye imzala derken Türkiye hükümetine de seslendik: Sorumluluktan kaçma sen de imzala. Küresel ısınmaya yüzde 1'lik katkı yapan Türkiye vurdumduymaz tutumundan vazgeçmeli, "sanayileşmek lazım" gerekçesine sığınmadan bir an önce atmosfere saldığı sera gazlarını aşağıya çekmek için kollarını sıvamalıydı.
1 yıl sonra neler değişti?
Küresel ısınma artık tartışmasız bir olgu olarak kabul edildi. Dünyanın üçte biri yağış almadı. Kuraklık sonucu çölleşme hızlandı. Verimli tarım alanları yok olurken gıda krizi kendini ortaya koydu. Türkiye'de buğday başta olmak üzere birçok temel besin maddesi üretimi bariz bir şekilde düştü. Çölleşmeye bağlı olarak susuzluk kendini gösterdi. Dünyada 1 milyardan fazla insan zaten temiz içme suya ulaşamazken bu sayının çok daha büyüyeceği ve savaşlara neden olacağı açıkça telaffuz edildi. Geri kalansa düzensiz, fakat aşırı yağışlarla boğuştu. Sellerin ne denli yıkıcı olabileceğini dünyanın birçok yerinde gördük.
Tropik kasırgalar daha da yıkıcılaştı. Canavarlaşan rüzgâr beraberinde taşıdığı ağaç, araba, buzdolabı ve kayalarla vurdu. Burma'da kasırga ve selin kötü kardeşliğini gördük. Halkı umursamaz bir yönetimin iklim felaketleri karşısında neler yapabileceğini de. Orada kaç kişinin hayatını yitirdiğini ve şimdi ne durumda olduğunu bilmiyoruz. Felaketten 1 hafta sonra ajansların son anlattıkları salgın hastalık olasılığının arttığıydı.
Ve gariplikler. Gece ve gündüz ısı farlılıklarının gün içinde yarattığı farklılıklardan dolayı ne giyeceğimizi bilemedik. Vasat görebileceğimiz distopik imgeler hayatımıza girdi. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi yerinde bir kodlamayla KKKA. Kuş gribi. İnsanda kronik grip ve virüsün mutasyonu endişesi. Musluğu çevirdikten sonra vicdan azabı çekmek. Türler yok olur ve ayakta kalanlar (ve ağaçlar) Kuzey'e kaçarken iklim değişikliğinin bilinci ve benliği etkilememesi mümkün değildi. Farklı saatlerde farklı  gökyüzü renkleri, bazen ürkütücü. Kenya'ya kar yağdı. Buzullar beklenmedik bir hızla eridi. Ölçümler hızla artan bir metan gazı kütlesinin atmosferi doldurduğunu gösterdi. 60 milyon insan yaşadığı yerlerden ayrılmak zorunda kaldı. Bütün bunlar memleketin her evinde, her sokağında, her kahvesinde konuşuldu, herkesin verdiği haberlerle kocaman bir garipliğe dönüştü.
Geçen 1 yılda biz çok daha kalabalıklaştık. Sesimizi liselerde, üniversitelerde, belediye salonlarında daha çok kişiye duyurduk. Türkiye'nin her yerinden toplantı çağrıları aldık. Yangına körükle gitmek deyimini kanıtlarcasına küresel ısınmaya karşı nükleer santrallar yapma girişimine karşı durduk. Ve onlar yine deriin, kör kuyu ihale süreçlerine devam ediyor. Hükümet Kyoto Protokolü'nü imzalayacağını söyledi, aferin dedik devam Kyoto'nun takipçisiyiz dedik. Bush gitti, 2005'te küresel kampnayaya başladığımızda küresel ısınmanın ineklerin gazlarından kaynaklandığını söylüyordu. Obama gezegen için büyük bir bütçe ayıracağını söyleyerek Kyoto'yu imzalayacağı sinyallerini verdi.
Ama hiç sevinemedik. Buna neden olan artık her yerden yağan raporlardı. Kim 30 yıllık kimi 50 yıllık bazısıysa bir asırlıktı. Ama bir ortak noktaları vardı. Önümüzdeki 20 yılda ani iklim geçişi yaşanacak. Bu bildiğimiz dünyanın yaşanmaz bir yere dönüşeceği anlamına geliyor. Eğer hemen sera gazları yüzde 80 oranında aşağı çekilirse süreç yavaşlatılabilir. 10 yıl içinde bu oranı yüzde 90'a çıkarmak koşuluyla.
Kısacası bu yıl da sokaktayız. Otomobillere, termik santrallara, küresel şirketlere karşı insanların kendi kaderlerini tayin hakkı için. Yine bir zirveye aşağıdan seslenmek için. Tarih 6 Aralık. Yer Poznan. 3 yıl sonra zamanı dolacak Kyoto Protokolü'nün yerine alacak yeni anlaşma görüşülecek. Onların üzerinde baskı oluşturmalıyız. Daha radikal tedbirler istemeliyiz. 6 Aralık'ta dünyanın kentlerinden yükselecek ses Wall Street'e yönelecek, “bankaları değil gezegeni kurtar”…
www.kureseleylem.org