Toprak ve Su, Yeniden


Gözde Kazaz

Urfa’ya 91, Diyarbakır’a 100 küsür km. uzaklıkta Viranşehir’de aralık soğuğu ve yağmur var. Ax-u Hav (Toprak ve Su) kerpiç evlerinin ya da artık Viranşehir halkının da alıştığı adıyla komününün arazisinde sıvasız 8 kerpiç ev bitmiş, içinde yaşayacakları bekliyor. Çalışmalar durmuş, kış şartları balçık haline gelen arazide çalışmayı imkânsız kılıyor. Çaresiz beklenecek; evlerini yapmak için 7-8 aydır bu alanda vardiyalı çalışan aileler biraz daha bekleyecek.

Hızlı bir giriş oldu, başa saralım:
Üç sene önce gerçekleşen 1. Mezopotamya Sosyal Forumu’nda, Metin Yeğin tarafından ortaya atılan komün fikri, 2010 yılında ete kemiğe bürünmeye başlamıştı. Brezilya’daki “Topraksızlar Hareketi” ya da dünyada alternatif bir yaşamı mümkün kılmaya çalışan tüm topluluklar gibi burada kurulması planlanan komünde de amaç açık: ev sahibi ol(a)mayan insanların kendi inşa ettikleri evlerde barınabilecekleri, ürettikleri organik gıdalarla beslenebilecekleri ve kolektif bir şekilde yaşayabilecekleri ortak alanlar yaratabilmek.
 
Bizi üç gün boyunca Viranşehir’de misafir eden ve samimiyetlerini esirgemeyen “Toprak ve Su” kolektifinden Hamza ve İbrahim, halen aşiret sisteminin güçlü olduğu Viranşehir’in komün uygulaması için zorlu bir seçim olduğunu söylüyor. Fakat bu durum bir yandan da komünün önemini arttırıyor; zira toprak ağalarının bolca bulunduğu bölgede halkın toprağı yok. Dolayısıyla ne tarım yapabiliyorlar ne de kendi arazilerinde yaşayabiliyorlar. Hal böyle olunca, kolektif ilçeye gidip insanlarla iletişime geçtiğinde olumlu karşılanmışlar. Komüne dahil olabilmek içinse tek bir şart var: ev sahibi olmamak.
 
Kolektif, kerpiç evlerin inşası için herhangi bir para vermiyor, oturup beraber karar veriliyor tüm süreçlere. Evlerin mimarisi, ortak alanların kullanımı, tarım arazisine ekilecek bitkiler vs. tüm bu kararlar ailelerle uzun toplantılar sonucu verilmiş. Şimdiye kadar aldıkları tek yardım, Viranşehir Belediyesi’nin kendilerine tahsis ettikleri komün arazisi. İlçede, tam teşekküllü bir kültür merkezi de dahil olmak üzere pek çok çalışmada bulunmuş ve Viranşehirlilerin dillerinden düşürmediği Viranşehir belediye başkanı Leyla Güven, Halen KCK davasından tutuklu bulunuyor, bu arada.
 

[Çocukların koordinatörü olan 14 yaşındaki oto elektrikçi Şeyhmus, çocukların isteklerini sıralıyor: “Park, kütüphane, futbol ve basketbol sahası, internet kafe, vesaire.”]

 


Ailelerle yapılan toplantılarda, bir yandan evlerin çok çocuklu aileler için kaç metrekare olacağı gibi teknik sorunlar konuşulurken, bir yandan da komün nedir, kolektif yaşam ne anlama geliyor gibi işin “özüne” dair tartışmalar yapılmış. “Komün mantığını biz bile henüz doğru düzgün bilmiyorken, insanlardan bunu beklemek biraz ütopik bakmak anlamına geliyordu. 9 evi bitirmek ilk başta hayaldi bizim için,” diyor İbrahim. Bu komün yaratımı sürecinde, kadınların salona bakan mutfak isteği bazı feminist çevrelerde “kadını yine mutfağa yönlendiriyorsunuz” eleştirilerine hedef olmuştu. Fakat kolektif üyelerinin en çok dikkat ettikleri nokta, ailelere bir kararı dayatmamak. Yani onlar neyi kendilerine uygun buluyorlarsa gerçekleştirme özgürlüğüne sahip. Toplumsal yaşam koşulları ve bölge gerçeği diye de bir şey var ki, bu gerçeğin içinde bir kadının mutfağı salona yaklaştırıp aile içinde daha etkin olarak yer alma isteği doğal geliyor. Viranşehir kadın kooperatifinde çalışan ve komüne adını ilk yazdıranlardan olan Necla durumu özetliyor:
“Viranşehir’de kadın erkek ilişkisi çok zor. Bir kadın bir erkekle konuştuğunda burada söz olur. Halbuki neden böyle olsun? Bence bir kadın esir değil. Bıraktığın zaman o zaten ayaklarının üstünde duruyor. Arkadaşlarımız, bir erkeğin yanında oturamıyordu, yemek yiyemiyordu. Sana nasıl desem, kendini sakınıyordu. Ama komün aileleri birkaç ay geçirdikten sonra kadınlar da değişti. Artık erkeklerle beraber oturuyoruz, beraber çalışıyoruz.”
 
Ax u Hav komünü ailelerine neden bu işe giriştiklerini sorduğumda sağlıklı bir yaşam –ki burada kerpiç / beton farkına vurgu yapılıyor- ve kendilerine ait bir ev istediklerini belirtiyorlar. Burada bir not düşmek lazım: aileler evleri kendileri inşa ediyorlar fakat ticari bir amaçla kullanamayacaklar. Yani, ev sahibi ölünce kızı / oğlu o evde yaşayabilecek fakat tüm evler “Toprak ve Su” kolektifine ait. Zaten toplantı sürecinde birkaç aile bu tür nedenlerle projeden çıkarılmış; ya ev sahibi oldukları ya da kerpiç evleri kiraya verme gibi hayalleri olduğu ortaya çıkmış.
 

[“Mevsimlik işçi olarak başka bölgelere gitmek zorunda kalmayacak Viranşehirliler. Kendi ürünlerini ekip biçecekler.” - Mehmet]

 


Peki tarım? Bildikleri tohumlar ve geleneksel yöntemlerle yapılan tarımda kimyasal gübre ve benzeri ilaçlar kullanılmayacak. Basbayağı organik tarım yani. Tarım alanı herkesin ortak kullanımına açık. Bir de evlerin bahçesi var, oradan da aileler kendi besinlerini sağlayacak. İleride, tarımdan elde edilen sebze / meyvenin organik tarım etiketiyle satılması, böylece gelirin topraktan sağlanması planlanıyor. Tarımı yapılacak ürünlerin arasında şelengonun adını geçirmek gerekir. Acura benzeyen bu sebze, sadece Viranşehir bölgesinde yetişiyor ve komünün en önemli gelir kaynaklarından biri olacak. Fakat bu yakın geleceğe dair bir plan, zira toplanan ilk hasatın turşusu bile kurulmuş olsa da bu ilk üründen kimse memnun değil. Havalar güzelleşince daha iyi şelengoların yetişeceği bekleniyor.
 

[“Biz sisteme muhtaç olmadan nasıl yaşayabiliriz? İnsani yönlerini kullandığın zaman çıkarsız bir toplum oluşur. Sen işte o zaman dürüst olabilirsin. Sistem artık para derdine o kadar çok düşmüş ki…” – Hüseyin]

 
Hem inşa hem de toprak işleme konusunda Viranşehir komününü zor bir süreç bekliyor. Ekonomik sıkıntılar, hava şartları ve Hamza’nın sözleriyle “ailelerin komün fikrini henüz tam olarak içselleştirememiş olması” süreci zorlaştırıyor. Fakat kimse umutsuz değil. Hele bir ilk etap bitsin, baharda ikinci etap başlayacak, yani dokuz yeni aile kerpiç evlerini kurmaya başlayacak. “Ax u Hav”’da her biri dokuz evden oluşan 6 etaplık büyük bir komün planlanıyor. Bu örnek projenin ardından başka ilçelere, köylere yayılacak komünler, kolektif üyeleri de tüm inisiyatifi ailelere bırakıp çekilecekler. Ki görünen o ki Viranşehir’de aileler inisiyatifi çoktan ellerine almış. “Bu coğrafyanın her yanında özgün olarak örgütlenmiş mahalleler, sokaklar olmalı. Bu yanıyla, bizim bu komünde tartıştıklarımızın yarısı bile hayata geçerse, o zaman, çıkar grupları ve çeteler arasında değil, gerçekten insanlar arasında bir barış olacak. Çünkü barış devletle yapılan bir şey değildir aslında,” diyor kolektiften Hamza.
 
Var olan konut politikalarının saçmalığı ve alternatif bir yaşam arzusu malum. Adil bir sistemi artık kimseden beklemeyip ellerinde kazma kürek işe girişiyor işte Viranşehir aileleri. Mehmet’in dediği gibi, “Toprak ve Su, yeniden.”

 

* Hüseyin, Şeyhmus, Necla, Hamza, İbrahim ve bu yazıya –yer darlığından- konu olamayan Ax u Hav komünü ailelerini dinlemek isterseniz “Açık Dergi”de yayınlanmış ses belgeseli, şurada:
http://www.archive.org/details/ViransehirToprakVeSuKomunu

 

 

gozdekazaz@gmail.com