Kontrast


Okan Aydın
FAVORİ
Jack White – Lazaretto (Third Man Records)
Başını The Dead Weather, The Raconteurs ve The White Stripes’ın çektiği farklı ve oldukça başarılı projelerinin ardından 2012’de ilk solo çalışması Blunderbuss ile de ses getiren Jack White, kendi plak şirketi Third Man Records etiketli ikinci solo albümüyle gençlik defterlerini gün yüzüne çıkarıyor. 20 yaş öncesi güncelerine not düşülen minik hikâyelerden ve oyunlardan devşirilen parçalar alışık olduğumuz üzere belirgin bir ana omurga üzerinde hareket etmekle beraber pek çok farklı tarza da dokunuyor. Heybetli bir arka plan dahilinde güçlü ve çiğ gitar riff’lerine bandırılmış Jack White vokali albümün en keyifli anlarını oluştuturken (“Three Women”, “Lazaretto”), arada folk ve lo-fi öğelerinin öne çıktığı anlarda tempo biraz geriliyor (“Temporary Ground”, “Entitlement”). Müzikal yelpazenin farklı yerlerinde gezinmeyi seven White’ın albümünde bu yönüyle bolca malzeme ve zengin bir içerik olduğunu söylemek mümkün. White’ın farklı dönemlerinin olgunlaşmış yansımalarını içeren Lazaretto daha ilk haftadan listeleri de altüst etmiş görünüyor; özetle arşivlik!

 
PLASE
TSU! – H.M.S. Angora (88 Records)
Bant Mag. tayfasının başat figürlerinden Hakan Dedeoğlu’nun müzisyen kimliklerinden biri olan TSU!’yla ilk karşılaşmamız kendisini Record Store Day etkinlikleri kapsamında Kontra Plak’a davetimizle olmuştu. Minik ampli’si ve akustik gitarıyla günün en akılda kalıcı performanslarından birine imza atan TSU!, kendi adını taşıyan ilk solo akustik çalışmasının ardından hazırlıkları iki yıla yayılan ikinci albümünde bu defa yalnız değil. Basta Shahzad Ismaily (Marc Ribot’s Ceramic Dog, Badawi Quintet vb.) ve çelloda Múm’un kurucu üyelerinden Gyða Valtýsdóttir’ın dikkat çektiği bu genişletilmiş kadro ile TSU!’nun müzikal tavrı da bir adım daha olgunlaşmış görünüyor. Minik vokal kırıntılarıyla ve tadında bırakılmış yan enstrüman kullanımlarıyla iyice renklenen albümde kendinden emin bir hava hâkim. Albüm genelinde bolca melankoli yüklü tınılar varken ortaya çıkarılan akışkan ve yaratıcı müzikal kimlik her türlü övgüye değer nitelikte. Özetle H.M.S. Angora sade ve dingin bir havzadan harmanlanan minimal kompozisyonların ortaya çıkardığı titreşimlerin önümüzü aydınlattığı içsel bir yolculuk vaat ediyor; sektirmeyin!

 
SÜRPRİZ
Hermetic Delight – Heartbeat EP (Green Valley Records)
Hazır yerli üretim TSU!’dan bahsetmişken rafların arasından bu defa da 2012 çıkışlı ziyadesiyle çarpıcı bir iş olan Hermetic Delight’ın Heartbeat EP’sine bir mercek tutalım dedik.Fransa’da yerleşik Zeynep K. ve üç arkadaşından oluşan Hermetic Delight’ın benzerine az rastlanır güçlü, yıpratıcı ve bol distorsiyonlu müzikleri hayalsi ve kaotik bir atmosfer yaratıyor. Birbiri üstüne eklenen ekolu gitar vuruşları ve davulun amansız tavrının işbirliğinde kendine karanlık bir yol tutturan vokal oldukça etkileyici. Shoegaze referansları bol olsa da Hermetic Delight’ın belirli bir gürültü estetiğini de parça içlerine incelikle nakşettiğini belirtmeliyiz. Öte yandan tüm bu ürkütücü sayılabilecek ambiyans içinde dahi dinleyenin ilk andan itibaren kendini kaptırabileceği bir melodik zenginlik sunan Hermetic Delight’ın sırrı belki de burada yatıyor. İlk EP sonrası 2013 sonunda bir Mark Lanegan bir de The Cure parçasını yeniden yorumlayıp yayınlayan ekip, ümit ederiz ki bu yolculukları sonunda bizlere tam bir albüm de sunarlar. 



http://www.kontrarecords.com/
okan@kontrarecords.com