Kontrast
Okan Aydın
FAVORİ
Depeche Mode / Delta Machine / Mute
Dört yıl aradan sonra ve Mayıs ayındaki İstanbul konserleri öncesi yeni Depeche Mode albümü de huzurlarımızda. Çok uzun yıllar aynı kadro ile hem grup kimliğini koruyarak müzik üretimine devam etmek, hem de yenilikçi mecralarda cengaverce yol arşınlamak kolay değil; DM bunu layıkıyla başaranlardan. Gahan ve Gore arasındaki vokal paslaşmaları, ara ara derin ve hüzünlü sayılabilecek karanlık synthler (“Welcome To My World”, “Angel”) albümün ana omurgasını oluşturuyor. Aralarda tempo yükselip (“Secret To The End”, “Broken”) daha sıcak bir müzikal dil hakim olsa da bir türlü içiniz rahat etmiyor. Albümde ara pasajlarda hafif minimal kurgular (“My Little Universe”), bolca lafı edilen DM blues (“Slow”) tınıları ve pop baladları da (“The Child Inside”) var.
Delta Machine baştan sona yeni bir perspektiften çıkmış parçalardan ziyade, içine yeni lezzetlerinde katıldığı ve keyifli bir dinlemeyi garanti eden bir derleme kıvamında.
SÜRPRİZ
James Blake / Overgrown / Atlas Recordings
İlk saniyesinden itibaren güçlü bir şekilde sizi içine çeken albümlerden biri
Overgrown. Albümdeki 10 parça tüm benliğinizi Blake’in sesinin derinliklerine terkedip onun kılavuzluğunda çıkacağınız hayali bir içsel yolculuk sunuyor. ‘88 doğumlu Blake, ziyadesiyle görmüş geçirmiş birinin ağırlığıyla harmanladığı soul etkileşimli vokalini, dubstep ağırlıklı elektronik altyapılarla zenginleştirerek kendine ait bir evren yaratmayı başarıyor. Minimal kurguların ve sade ama koyu bir basın hâkim olduğu parçalarda zaman zaman duyulan piyano melodileri albümün duygusal yoğunluğunu bir kademe daha artırıyor. Ritmi yüksek birkaç parçada Blake tam manasıyla nelere muktedir olduğundan minik ipuçları sergiliyor. Her malzemenin tam ayarında kullanıldığı, lezzetine doyum olmayan bu harika albüm şimdiden yılın en iyilerinden.
PLASE
CAN / The Lost Tapes / Spoon Records
Hani tam arşivlik çalışma derler ya, işte o bölümün en tozlu raflarından gün yüzüne çıkan bir mücevher
The Lost Tapes. Krautrock’un kilometre taşı isimlerindenbiri olan CAN tayfasının daha önce yayınlanmamış parçalarından oluşan etkileyici bir set elimizdeki. Canlı kayıtlar, film müzikleri ve albümlerde kendine yer bulamamış tam 30 parça yıllar sonra CAN ekibinin bir nedenle elden çıkardıkları stüdyolarını boşaltırken ortaya çıkan master’lardan derlenmiş. Ne de güzel olmuş. Özetle döneminin en yaratıcı, çizgi dışı ve ilerici gruplarından olan CAN fanatikleri için biçilmiş kaftan. Ziyadesiyle deneysel tınılardan, döngüler üzerine kurgulanmış avangard seçkilere ve klasik CAN tarzından renkler taşıyan parçalara dek uzanan bu geniş yelpazede elbette bol miktarda iyi parça var. Dedik ya işte, tam arşivlik!
okan@kontrarecords.com