Bana dün bir tepeden baktın


Hakan Kıran
sarhoş adam gözünü bile kırpmadı.
adı mesut olan insanların “da” yaşadığı dünyada kirazları kabuklarını soyarak yedi.
onsuz saadet de neydi. konuşmalar yarım saati aştığında sosyalliğine halel gelirdi.
sarhoş adam o şarkıyı dinlemeyeli ne kadar da çok olmuştur.
suda balık oynar, karabaş koyununu güde güde getirir, çözer de alır mustafali.
sol şeridi işgal etmiş ilerleyen bir sürü karamsar, emniyet şeridinde pitonla timsahın ölümüne kavgasu.
 
adı ne bunun?
 
evi su almaya başladı.
yine de önemli olan dâhiliyeydi. dibi olsaydı görürdü.
“hepiniz istanbulsunuz amına koyim,” diye bağırdı, çiftliğinde ali baba’nın.
isterse dolapta makarna vardı.
sigara içmeyen bir orospu aradı. onda hiç affedecek göz yoktu. bulamadı. kamyon şoförlerine yöneldi. “hiç sigara içmeyen kamyon şoförü olur?”
 
gidişata baktı, her yanları gidişiyordu. yürüyen bantlarda yürüdü bir yürüm. anahtarı paspasın altına bırakmaktan vazgeçti. şemsiye yeni keşfiydi. yaz ayları bu duruma elverişsizdi.
 
mevsimlerin formalite olduğunu düşünür.
 
evde olunmadığında kimliği belirsiz misafirlerin kapıya o an ellerine geçen ilk terliği ters asmaları dünyada mutlu kadın olmadığına delalet eder. misafirliğe gidilirken yanda kalem taşınmaz. “sen ne biçim öğrencisin be oğlum.”
 
tavşanlara maruldan geliyorum dedi sarhoş adam.
 
izmir, mutsuz ağustos 2009 hakankiran@gmail.com