Bana güzel bir şey söyle
Osman Kaytazoğlu
Bana güzel bir şey söyle
Söyle ki onu defterime süreyim.
Bir esintiyi duyduğunda pencereye doğru yürüyeceksin
Cılız dalların nasıl tirediğini göreceksin oradan,
Rüzgarın cılız dallara sürdüğü iyiliği
yaşlı bir bilgenin anlattığı erdemli bilgiler gibi duyacaksın
Bir müziğin sessizce yükseldiği komşunun radyosuna kulak vereceksin,
Kulağının içinden bir sağlık çıkacak ve o müziği alacak
İyi duyulsaydı müzik belki eleştirilirdi o an,
Ama sen bana onu güzel bir şey duymuş gibi anlatacaksın.
Dalların incesinden getirdiğim, gereğinden fazla olgunlaşmış
Yaşlı elmayı ısıracaksın
Elmanın içindeki gıda yavaş yavaş kanına karışacak
Hissetmeyeceksin ama bileceksin,
Politikayı konuşacağız, sevdiğimiz ölü şairleri hatırlayacağız,
Şiirin içinde politika olur mu diyeceğiz? Ama Elmanın içinde gıda varsa
Şiirin içinde de politika vardır diyeceğiz
Politika içimize girdikçe suskunlaşacağız ve uyuyakalacağız.
Torağın ekim ayında yarıldığı o ilk anda, acısını duyduğumuz buğdayın kökleri gibi
Sabah güneşine yakalanacağız, sen güneşi ısıracaksın, pırıl pırıl günaydın diyeceksin.
Acılarımızın ve acıttıklarımızı kanları çarşafımıza bulaşmış olacak,
eskiden düğümünde intihar edilmiş, adamlar asılmış iplerden
Yıkanmış çarşafları toplayacağız
Beyaz kirlenmede birinci değilmiş artık,bunu göreceğiz..
Çayırlardan geçip platero’yu selamlayacağız
Selma’nın çocuğuna harçlık vereceğiz
Ali amca’nın istop etmiş traktörünü iteceğiz,
Yeşil nohutlardan çalacağız,
Akarsunun kenarındaki kuma adlarımızın baş harflerini çizeceğiz,
Nesibe teyzenin paspasının altındaki anhtarın yerini değiştireceğiz,
Annem domateslerden ilk kırmızılaşanı getirecek,
İkiye bölecek, yarısını bize verecek yarısını kendi yiyecek.
Ben çekirdeğini gömleğime sıcratacağım, sen tırnaklarının ucuyla bir iki fiskeyle düşüreceksin onu oradan,
Kırmızı bulaşacak gömleğime iyice, beyaz tekrar birinci,
Kalbim senin için kanıyor diyeceğim,
Sen ‘peeh’ diyeceksin,
Çamaşır suyuna koyarız geçer diyeceksin.
Geçecek.
kaytaz@gmail.com