Konuyu Kullanma Sözlüğü
Sarp Keskiner
“Çok İyiymiş!”: Asıl meali; “ben konuya uzağım ama bahsettiğin her ne ise onun takdir edilesi bir şey olma ihtimaline karşı, kendimi taca atmak istemem”. Çok kelimesinin, işbu kulanımda fikir sahibi olmadan bilgi sahibi olanların sıkça tercih ettiği şekilde kullanıldığına tanık oluyoruz. Alternatif meal şu olabilir: “Heyecanla anlattığın her ne ise şu anda ilgimi çekmiyor ama ilgili görünsem iyi olur!”.
“Çok süper!”: Meali; “ben bu kadar görkemlisini ortaya koyamadım” veya “bunun bir parçası, bunun sahibi olmak için neler vermezdim ama ne ki, uzağındayım. Lanet olsun, kontrolüm dışında varolmuş!”. Binaenaleyh; ikinci kelimede yer alan “e” harfinin ağızda hellim peyniri gibi yayılması halinde, çakma Nişantaşı kadınlarını ipek dokulu olan orijinallerinden ayırmak için bir ikaz deyişi olarak dikkate alınabilir.
“Yine çok yedim…”: Sonda yer alan ve yan yana duran üç noktanın anlık soda tüketimi gereksinimini vurgulamaktan çok, hızlı yemek yeme alışkanlığı olup da bundan utananlara has olduğunu kimse reddedemez.
“Çok sıkı hatun”: Meali, basitir; “deviremeyeceğim konusunda kanaatim kesin; bir yerde patlak vereceğim de net”. Veya: “Onu her görüşümde önünde saygı ile eğiliyor, flört etmekten ise dört nala kaçıyorum”.
“Çok yere danıştım”: Diğer bir deyişle işbu kişi, aslen o işi oldurmaya niyetsiz olup tıpkı mahalle baskısı ile oruç tutmaya kalkagelmiş kişinin samimiyet derecesine denk düşer bir içtenlik sergiler gibidir. Şüphesiz ki o kişi, hiçbir diğer kişiye ilgili konuyu danışmamış ve ipe un sererek yatagelmiştir.
“Çok şeker!”: Dişilere özgü bu deyiş, er kişiye yönelik sıkça sarf edildiyse eğer; “içimde saklı o küçük kızı keşfedemeyecek kadar ayı bir yapıya sahip olduğunu müşahade ediyorum,” anlamına gelme tehlikesi taşır kimileri. Ayrıca ve bilhassa, türlü oyuncaklar konuya obje olduğu anda sarf edildiyse bu sesleniş, erin bu konuya süratle aymasına dair ikaz görevi de görmektedir. Ne ki, bu deyişi sıkça ağzından salan dişiden uzak durmak, er kişi için epey elzem bir seçenektir.
“Çok sıkıştım”: Deyiş, idrar ile ilgili bir soruna dair ise müdahale, anında yapılageledir ama para ile ilgili ise “ya, dün barda o kadar takılmasaydın o zaman sek vodkaya baba,” cümlesi dile gelesidir. Para ile ilgili sarf edilmiş ise sarf edenlerin yüzde on sekizinin hakikaten parasız kalmış olduğuna inanmak, yerinde ve sorumlu bir davranış olacaktır.
“Seni çok seviyorum”: İşbu deyişin ağızdan zikredilişinden sonra geçen üç saniyenin sizde bıraktığı intibayı dikkate alınız. Ve eğer dişi iseniz, bakınız: Pink Floyd’dan anıştırma ile “istirham ediniz baltaya tikkat ediniz Öjeni…”. Zira; eğer cümlenin er kişi tarafından sarfını müteakip beliren sessizlik, ifrad derecesini aşarcasına uzun ise er kişinin dile getirmeyi amaçladığı meal şudur: “Seni hakikatle seviyorum ama bu ilişkide sıçmaktan ölümüne korkuyorum”. Olur da söyleyişte istihza sezerseniz, bu deyişi altı hafta süresince kendisine telaffuz ettiriniz ve her kezin akabinde tınlayan boşluğu itina ile analiz ediniz… Önerimiz budur.
“Çok haklısın!”: Meğer ki ardından “ama” gelecek olur ise savunma başlıyor demektir. Sessizlik belireyazarsa, haksızlık kabul görmüş anlamına gelir.
“Çok şiştim!”: Sarf eden kişi İzmirli ise, onun bahsettiği konudan tüm varlığı ile bıktığını, sıtkının ise sıyrılayazdığını işaret etmektedir.
“Çok sevindim”: Son on yıldır, aksi anlamda kulanılmakta olup artık kanıksana gelmiş bir deyiştir.
“Çok konuştum galiba…”: Dişi kişi tarafından sıkça ama nedeni belli kimi kesin durumlarda sarf edilen bu deyiş, kanımca yersizdir. Çünkü, biz er kişiler; aslında sandıklarının aksine gerçekten kalbimize alıp da sevdiğimiz dişinin konuşmasını dinlemeyi severiz. Sıkılan erler ise zaten bir şeyi bahane ederek çoktan kaçıp gitmiştir; konuşma ortalarında.
www.myspace.com/leomalandro