Kahramanlık Müssesesi


Selim Ataş
Kahraman deyince ne demek olduğunu kesin bildiğin bir kelime olduğunu sanıyor insan. Ama üstünde düşünmeye başlayınca bırak benim, toplumun falan da bilmediğini fark ettim.
 
Sözlüğe göre “sf. 1. Savaşta veya tehlikeli bir durumda yararlık gösteren (kimse), alp, yiğit: Al bayrağa narin eller işliyor zafer / Uzaklarda yaralanır kahraman nefer. -E. B. Koryürek. 2. a. Bir olayda önemli yeri olan kimse: Son golün kahramanının yüzü, öpülmekten tükürük içinde kalmıştı. -H. Taner. 3. a. ed. Roman, hikâye, tiyatro vb. edebiyat türlerinde en önemli kişi: Piyesin kahramanı azgın bir herif, boyuna baldızına saldırıyor. -Ç. Altan”
 
“Savaşta...” kısmı anlaşılır bir durum, olay ne de olsa gaz üstünden yürüyor. Aşil misal, tendonluktan öte tam bir kahraman. Halkın arasından çıkmış olması gerek demişti ablam ama başka halklardan da transfer edilebilir herhalde. Mesela Che yabancı kontenjanından türlü ayaklanmalar başlatıp, özgürlük savaşları vermedi mi? Yine de tepeden inme değil tabii. Tepeden inme kahraman kim olabilir? Gerçi ne kadar tepeden inse de sonuçta ana-babası varsa halktan sayılmıyor mu? Ha galiba Zeus, Poseidon falan kahraman değil demek istiyordu. Ama onlar da kendi arasında bir tanrılar halkı değil mi? Zeus titanın birini zaplayınca Tanrı-Kahraman olmaz mı? Ya titanlardan Titanyum Zeus’un kaynını tittiğinde Titan-Kahraman olmaz mı? Olur. Hepsi de kendi tarafı için olur ama, ki bu da kahramanlık müessesesinin ne kadar göreceli olduğunu gösteriyor.
 
Titanlara sorsan Zeus tam bir totoro. Bir kere hile yapıyor, zaplamak yok demiştik. Ayrıca Titus Bramble’ın arkası dönüktü ve boynu tutuktu. Zeus’un kaynının çocuklarına, dul eşi Melankolie’ye sor bakalım çatal boyutları belirlenen sınırlar içinde miydi? El kadar adama ne diye vuruyorsun, titrinden utan! Hani, kahramanlık mı kaldı?!
 
Şöyle delikanlı, baba gibi, adam gibi, kadın gibi bir kahraman bulalım o zaman. Savaşlardan bulamayacağız, o belli. İtfaiye erleri galiba bu duruma en kolay örnek bulabileceğimiz iş grubu. Adamın işi potansiyelli, biraz haksızlık oluyor. Kahraman kulak-burun-boğazcı 4 yaşındaki Ebelek bebeğin ateşini düşürdü haberleri pek çıkmıyor ama alt tarafı yanan bir binadan bebeği çıkarınca kahraman oluyorsun tabiatıyla. Hem alt tarafı yanıyor, alevler her an üst katı da sarabilir. Ehe ehe.
 
Yani savaş kısmını eleyip tehlikeli durumlara geçmiş oluyoruz şimdi. Tehlikeli durumda yararlılık gösterelim biraz bakalım ne oluyor. “Pilotu ölen...” dur ya öldürmeyelim adamı, “tansiyonu çok fena düşen uçağı...” olmadı, uçağın tansiyonu düştü. Baştan. Pilotu “out yanii” olan uçağı başarıyla yere indiren adam kahramandır. Tamam mıyız? Çok da değil. Adam da pilottur belki. Ya da Flight Simulator’u yemiş bitirmiştir de denk gelmiştir. Soğukkanlılığını koruduğu için mi kahraman sayalım? 24B’deki teyze de çok soğukkanlıydı mesela. Uçak yerine kazak arızalansaydı o kahraman olurdu belki. Ha pardon, teyzenin içi geçmiş, sakinliği ondanmış.
 Başka örneğe bakalım. Brezilyalı evsiz, bir kadını rehin alan adama saldırarak kadının kaçmasını sağlamış. Bu arada iki kez vurularak olay yerinde can vermiş. Polisler de rehin alan adamı vurarak öldürmüş. İçim fena oldu valla. Sakın seyretmeyin. Evsiz  kahraman mı oluyor? Evet valla, helal adama, ahanda kahraman. Bir kere işi değil gücü değil. Zaten evsiz, işi nasıl olsun. Kadını tanımaz etmez. Kadın belli ki evli barklı. Kendini hiçe saymış. Hah! Galiba aradığım özellik bu! Kendini hiçe sayarak yaparsan ben ona yıldızlı kahramanlık derim arkadaş. Uçağı indiren kendi postunu da kurtarmaya çalışıyor sonuçta. Ya da itfaiye erinin de işi bu, eğitimi bu.
 
Gelelim sözlükteki ikinci anlama; “bir olayda önemli yeri olan kimse”. Affedersin TDK ama bu ne lahana turşusu yahu? Lahana turşusunu kuran babaannemi kahraman yaptın. Hayır, o benim için zaten kahraman ama sözlüğe eklemeye gerek yoktu valla. Hangi kalibrede bir olay olması gerekir ki bunun? Ne kadar önemi olmalı? Lahana da aşırı derecede önemli mesela turşusunu kurarken. Gerçi kendisi bir kimse değil ama babaannem kadar olmazsa olmazı olayın. Sadece gazeteler böyle yazar galiba. Ayrıca örneğini de sevsinler. Türkçe’den tiksindirmek mi istiyorsunuz bizi anlamadım ki. Golü atan adamın suratı öpülmekten tükürük içinde kalmışmış. Gol de atmam bundan sonra Kargaspor için. Gerçi son golümü kendi kalemize attığım için yüzüm tükürük içinde kalmış olabilir ama şans eseri denk geldi örnekle benzerlik.
 
Üçüncü anlam konumuzla en alakasızı iken benim en çok alakamı cezbeden oldu. Kahraman deyince aklıma, “Kahramanımız, geçen bölümde...” diye başlayan çizgi filmler, yaptıkları tartışılan roman kahramanları, efendime söyleyeyim film kahramanları falan geliyor. İçim pır pır oluyor bi’ ton kahraman hatırlıyorum. Hatta yazı konusu verildiğinden beri aklım bir roman kahramanından öbürüne zıplayıp duruyor ama sonuçta çoğunun “kahraman” değil, “roman kahramanı” olduğunu fark ediyorum. Aradaki farkı nasıl anlamamız gerekiyor? İlk anlama geri dönelim. Şahsi fikrim olan “kendini hiçe sayarak” tehlikeli bir durumda yararlılık gösteren kimse mi diye bakmak lazım. Çoğu çizgi roman karakteri kolayca kahramanlık sıfatını alıyor aslında. Tex, Ken Parker, Zagor, Red Kit gibi western kahramanlar hep ezilenin yanında kendilerini hiçe sayarak türlü kahramanlıklar yapıyorlar. Süper kahramanlar zaten malum. Birkaç istisna bulabiliriz ama. Hulk’a kahraman demek zor, kahraman diyebilecek kadar yaklaşmak zor adama. Veya Watchmen’deki karakterler kahramanlık sınırlarını zorlayıp duruyorlar, özellikle Rorschach anti-kahramanlığın sınırlarını bile zorluyor psikopat.
 
Şimdi siz de favori kahramanlarınızın kahraman olup olmadıklarını düşünerek birkaç dakika uzaklara bakarak dalın...
 
Yeter, geç sayfayı geç. merkezekrem@gmail.com