29 Aralık 2014 - 8 Ocak 2015

Bu sezondan itibaren kargART için belirleyeceğimiz temel konu başlığımız ve bu başlık üzerinden yapacağımız etkinliklere “izlek” adını verdik. Sezon boyunca belirlenen çerçeveye dair etkinlikler yapılacak. Bunlar sadece kargART Salonu’nda kalmayıp mecmuada, sitede ve belki de kabinde kendine yer bulacak. Bu sezon boyunca devam edecek ilk izleğimizin konusunu da belirledik: Yüzleşme.
Yüzleşme, uzun zamandır inandığımız klişeler ile hesaplaşmayı hedefliyor. Irkçılık, hedonizm, seksistlik, homofobi, katliamlar, siyasi ve sosyal hayattaki mutasyona uğramış insani arketiplerimiz ve bunlar gibi temeli düşmanlığa dayanan yargılarımızı önce kendimize, sonra da hep beraber yüksek sesle birbirimize sormayı amaçlıyor. Yüzleşirken hedefimiz parmakla suçluyu teşhis etmek değil, hep beraber hatalarımızı ve çözüm yollarını düşünmek, sorgulamak belki de çözümler üretmek. Bunun için de paneller, sergiler, film-belgesel gösterimleri, makale ve atölye gibi enstrümanları kullanmayı tercih ettik.

Tabii yüzleşmeyi diğer olası konular arasından öne çıkaran iki gündem de var. İlki, 2015’in Ermeni Soykırımı’nın 100. yılı olması. İkincisi ise son yıllarda sürekli tartıştığımız, mecmuada yer vermeye çalıştığımız içimizdeki faşizmin, özellikle son yaşanan Kobanê olaylarıyla artık iyice gün yüzüne çıkması, gemi azıya alması.

Gelelim Ses Duvarı’na. İzlek 2015: Yüzleşme’nin bu ilk etkinliğini hangi klasmana sokmak doğru olur bilemiyoruz. Çünkü sesleri sergileyeceğiz. Tayfun Polat’ın fikriyle yola çıkan bir grup insanın hazırlayacağı sesler, yüzleşmemize ön ayak olacak kargART Salonu’nda.

Etkinliğe davet edilen sanatçılara gönderilen notları paylaşırsak, nasıl işlerle karşılaşacağımıza dair bir fikir geliştirebiliriz:
• Duvar. Kendi etrafımıza ördüğümüz duvarlar. Yüzleşmemizi engelliyorlar. Duvarla yüzleşirken duyacağımız sesler...
• Ses. Sürekli bir imaj ve ses bombardımanı altındayız. Ama sesle yalnız kalsak...
• Kamusal sanat, sanat aktivizmi ya da eleştirel sanat pratiklerimiz, içerdiği disiplinlerarası tavrı, farklı materyaller ve kavramları birarada kullanmayı seçseler ve özellikle son yıllarda (hele Gezi’den sonra) üretilen sanat eserlerinde sanatçılar hemen her malzemeyi kullanıyor olsa da; ses, tek başına, en az kullanılanı, kirleneni, düşünüleni sanat üretiminde.
• Ses Duvarı, öznesine sesi almayı bu nedenle seçti. Ve sergileme üzerine kafa yorarken, yüzleşmeyi duvar metaforuyla biraraya getirmeyi, duvarla yüzleşirken sesler duymayı tahayyül etti.

Soundscape, alan kaydı, ses kolajı, miks, psychoacoustics, ses tasarımı... Bahadır Dilbaz, Can Kazaz, Cevdet Erek, Deniz Koloğlu, Eray Düzgünsoy, Gökhan Deneç, İlksen Mavituna, Kerim Safa, Murat MRT Seçkin, Orcan Ömeral, Oğuz Öner / Nilüfer Ormanlı, Ömer Sarıgedik, Rammy Roo, Sarp Keskiner, Serdar Kökçeoğlu, Şevket Akıncı, Tuna Pase ve Umut Çağlar; seslerle örecekler kargART’ın duvarlarını yeniden. Sesler birbirlerine karışacak. Sesler, yaklaştıkça yüzümüze çarpacak.