Ne Kadar da İdealistsin


Tayfun Polat

“Bağımlılığın her türlü formu kötüdür, uyuşturucu ya da alkol ya da idealizm.” - C. G. Jung

İde: (Yun.) eido. Fikir, kavram, düşünce.

İdea: (Yun.) idein (görmek) kökünden, görünen, biçim. Felsefenin ana sorununu yanıtlayan iki temel öğretiden biri olan idealizmin temel kavramı.

Eido: (Yun.) Biçim, görünüş, tip. (idea’nın çoğulu)

İdeal: (Yun. / Lat.) eido+alis 1. Ülkü. 2. Düşüncenin tasarlayabileceği bütün üstün nitelikleri kendinde toplayan. 3. Felsefede yalnız düşünce ile kavranabilen. Platon felsefesinin etkisiyle “soyut kavram, düşünce” anlamını kazanmıştır. 4. Amaç edinilen, ulaşılmak istenen şey. 6. İnsanı duyular dünyasının üstüne yükselten ve hiçbir zaman tam olarak gerçekleştirilemeyecek olan, yalnızca erişilmesi istenen amaç olarak kalan kılavuz ilke.

İdealizm: (Fr.) ideal+ism. Felsefe’de dünyayı ve var oluşu, bilinç ve düşünceyi önem vererek açıklayan öğreti... İdealistler, varlıklar arasındaki soyut ilişkilerin, duyularla algılanan nesnelerden daha gerçek olduğunu ve insanların var olan her şeye düşünsel bağlamda, idealar aracılığıyla ve idealar olarak bildiğini savunurlar. İdealizmin birçok türü olmakla birlikte hepsinin paylaştığı ortak ilkelerden söz edilebilir. Tümellerin varlığı, burada ve şimdi var olanın aşılması, varlıklar arasındaki ilişkilerin o varlıkların dönüştürüleceği varsayımı, çelişik bileşenleri bütünleştiren sistemler kurmaya yönelik diyalektik yaklaşım; zihnin, özellikle tinin maddeden önce sayılması.

Metafizik veya epistemolojik yaklaşımı temel alması bakımından idealizmin iki temel biçimi vardır: metafizik idealizm gerçekliğin idealara dayandığını, epistemolojik idealizm ise bilgi sürecinde zihnin yalnızca tinsel olanı kavrayabileceğini ya da nesnelerin gerçekliğinin algılanabilirliklerinden kaynaklandığını savunur. İlk biçimi ile idealizm dünyadaki temel tözün madde olduğunu, bunun da maddi biçimler ve süreçlerle bileneceğini ileri süren maddeciliğin, ikinci biçimi ile insan biliminin, zihnin dışında ve bundan bağımsız olarak var olan nesneleri gerçekte oldukları gibi görüp kavradığını öne süren gerçekliğin karşıtıdır. Gözlemlenebilir gerçekleri ve ilişkileri vurgulayarak metafizik görüşlere karşı çıkan olguculuk ile ateizm ve şüphecilik gibi akımlarda idealizme karşı çıkar.

Yazıya bu tanımlarla başlamak istememin sebebi belli, ideal ve idealizm kavramlarının ne olduğunu hatırlatmak. Pek çok içi boşaltılmış kavram gibi, çok yanlış kullanılıyorlar zira. Misal, yıllarca benim ne kadar idealist olduğumu söyleyen, işe güce, mevkiye kariyere bacağını kaptırmış lise ve üniversite arkadaşlarım, aslında bana “Ne bohemsin”, “tabii senin için kolay”, “seni kıskanıyoruz” falan demeye çalışıyorlardı, benim keyif aldığım ve yapmak istediğim şeyleri yapma konusundaki ısrarım yüzünden. Ama birine ne idealistsin dediğinde, aslında ona ne bağnazsın demekte olduğunun farkında değillerdi. Çünkü felsefenin temel düşüncelerinden biri olan idealizmin sonu mutlaka insanın aklının yetemeyeceği uhrevi bir varlığa, dine varır.

Birine “ne kadar idealistsin” demek aynı zamanda yüce bir amaca büyük bir gönül rahatlığıyla ve bağlanmışlıkla hizmet ediyorsun demektir bir de. Kalkınmacı dünyanın (kapitalist ya da Marksist) ihtiyacı olan tebaanın bekâsı için felsefi anlamını çarpıtıp kendi amacına uygun hale getirerek en çok kullandığı kavramdır idealizm. Hele II. Dünya Savaşı sonrasının yıkılmış uygar dünyasında, uluslararası ilişkilerin yeniden inşasında temel taşı haline getirilmiş bir kavramdır. Tüketim toplumunun, büyük mefkûrelerle kitleleri peşinden sürüklemenin, Doğu Blok’unun çöküşünden sonra gemi iyice azıya alan ağır liberalizmin en sevdiği kavramdır.

İdeal eş, ideal kilo, ideal iş, ideal ev, ideal eğitim, ideal meslek, ideal kariyer planlaması, ideal şu, ideal bu... Neyin idealleri bunlar. Senin mi? İstediğin şeyler bunlarsa, idealist kim?

İdeal, sana göre ya da bana göre değişiyorsa (ki değişir), ideal isteyenin tanımladığı ve norm diye dayattığı bir şeyse, sen ne kadar idealistsin?

İdeal, tasman işte. Boyun bağın. Düzene bağımlılığın. Kabul edip, çok da kasmamak lazım. Çünkü kimse idealist değil. info@kargamecmua.org