Thurston Moore'un En İyi Günü


Rammy Roo
Kim Gordon’la boşanmaları ve Sonic Youth’un belirsizliğe sürüklenmesi, Chelsea Light Moving, Londra’ya yerleşme kararı ve geçtiğimiz günlerde black metal’le alakalı ettiği şaibeli lafların ardından Thurston Moore, dördüncü solo albümünü yayınladı.

Her ne kadar andropoz belirtileriymiş gibi görünse de, Moore yaşadığı gerçekliği doğru sözcüklerle ifade edebilen bir sanatçı. Öncelikle şu içinde bulunduğumuz Sonic Youth’un üretimi durdurduğu nahoş zaman diliminde, Kim Gordon’la olan ayrılıklarından ziyade ekibin üretim mekanizmasındaki aksamalar ve ortaya çıkan müziğin tekdüzeliğini ekibin dağılmasına neden göstermek, durumu bu eksenden algılamaya çalışmak hepimiz için daha doğru bir bakış açısını beraberinde getirecektir.

The Best Day’e gelecek olursak... Matador Records’tan yayınlanan 8 parçalık albümün, genel hatlarıyla Sonic Youth müziğine oldukça yakın bir tınıya sahip olduğunu iddia edebiliriz. Keza Thurston Moore’un Beck prodüktörlüğünde hazırladığı bir önceki solo albümü Demolished Thoughts’a (2011) hâkim akustik gitar ve yaylılardan bu albümde söz etmek mümkün değil. Demolished Thoughts, Moore’un bestecilik anlayışını farklı bir perspektiften değerlendirmek için iyi bir fırsatmış gibi görünse de The Best Day, Moore’u geniş zamanlı tanımlamanın en doğru yolu sanki. Sonic Youth’tan aşina olduğumuz alternatif akort edilmiş gitarlar ve strumming’lerden hiç kaçınılmayan albüm, Moore’un solo kariyeri için noise-rock’a geri dönüş noktası. Albümün Sonic Youth gibi tınladığını Thurston Moore da kabul ediyor. SY’nin esas adamı, “Gitar çalma ve şarkı yazma tekniğim daima SY-vari olacak. Bunu göz ardı ediyormuş gibi yapamam,” diye berraklaştırıyor mevzuyu bir röportajında.

Albümün adı, ‘60’lı yılların kent-soylu anarşizm hareketine bir gönderme olarak Detonation olarak düşünülürken (ki albümdeki en önemli parçalardan birisi de bu), Thurston Moore’un, annesinin 1940’lı yıllarda çekilmiş bir fotoğrafını bulmasıyla The Best Day oluvermiş. Moore, “Detonation”ın yanında apaçık iyimser bir bakış açısına sahip “En iyi gün” tamlamasını “yaşamakta olduğumuz küresel terör ve şiddet iklimi içinde karamsar bir ifade biçimindense, iyimserliğin doğasına dair bir şeyler sunma sorumluluğu” hissettiği için seçtiğini ifade ediyor. Mevzu bahis fotoğraf, gezegenin karanlık 2. Dünya Savaşı atmosferinde bile huzur ve saf mutluluğun eksik veya kayıp olmadığına dair bir bilgi misyonuna sahip adeta.

Dört kişilik bir ekip tarafından icra edilen albümde gitarları Moore’la beraber James Sedwards, davulları yine SY’den Steve Shelly ve bas gitarları da My Bloody Valentine’ın Debbie Googe’u sahiplenmiş. Chelsea Light Moving’de olduğu kadar hızlı ve agresif parçalara sahip bir albüm değil The Best Day. “Speak To The Wild”, “Vocabularies”, “Detonation” ve “The Best Day” ilk dinleyişte kabul görebilecek parçalar. Diğer yandan, albümün fikirsel olarak hesaplanan pozitif tavrı bir yana, şarkı sözlerinde aynı sevecen yaklaşımı beklememek gerektiğini belirtmek gerekiyor. Şarkı sözleri, SY’den aşina olduğumuz Thurston Moore edebiyatının sınırlarını aşmıyor. Bu açıdan Kim Gordon’un Body / Head’i, Lee Ranaldo’nun The Dust’ı, CLM veya diğer Moore projeleri içinde Sonic Youth dinleyicisi için en anlaşılır ve kabul edilebilir iş olacak gibi görünüyor.
rammyroo@gmail.com