Ne Olacak Bu Arjantin'in Hali?
Utkan Çınar
2010 Dünya Kupası’na Arjantin Milli Futbol Takımı, başlarında Maradona ile gitmişti. Ben de o vakit şimdinin en iyisi ile zamanının en iyisinin ortaklığını merakımdan kelli bu sayfalarda Arjantin’i yazmıştım. Bunu bir gelenek haline getirmek iyi bir fikir gibi geldi. Keza bu sporda kaldığı sürece Lionel Messi’nin Dünya Kupası maceraları en merak edilen şeylerden biri olacak. Herkes onun bir kupa almasını istiyor. Yoksa Barcelona-dışı oynayamıyor eleştirileri Demokles’in kılıcı hesabı hep başında duracak.
Şimdi sorun şu; Yeni hoca, Daniel Passarella’nın yardımcısı olarak bildiğimiz, Alejandro Sabella ne yapacak? Herkes Arjantin’in çok iyi bir takım olmadığından, defans ve orta sahanın zayıf olduğundan ve forvette de çok seçenek olduğundan bahsediyor kronik olarak. Yalan da değil post-Maradona dönemi Arjantin hep süper eğlenceli forvet hattı ve sorunlu defanslarıyla tanındı hakikaten. Ama mesela 1986 Dünya Kupası finalinde ilk golü atan Jose Louis Brown’un o sıralarda klüpsüz olduğunu düşünürsek, bu karşılaştırma yeterli bir bahane değil.
Arjantin’den Dünya Kupası öncesi en büyük haber tabii ki Carlos Tevez, Cambiasso ve Demichelis’in büyük ihtimal kadroda olmayacak olmaları. Tevez’i anlarım; hücumdaki bu kadar yıldızın arasında yedek oturacak ego kontrolüne sahip olmayabilir. Ama Arjantin’de de Messi’den daha fazla sevilen tek isim olması kamuoyu baskısı yaratacaktır. Ama kanımca Cambiasso ve Demichelis iş yaparlardı. Özellikle Demichelis bu sene Man. City’de sürekli 11 çıktı. Cambiasso çok formda olmasa da böyle turnuvalarda tecrübe parlar; tecrübe ile sabittir. Çünkü yerlerine hakikaten daha iyileri gelmiyor.
Şimdi bakalım defans harbiden kötü mü? Sağ kanatta Zabaleta, Man. City’de de gösterdiği performansı gösterirse dünyanın en önemli sağ beklerinden biri haline gelecek. Stoperler geçen kupa sağ bekte üzücü maçlar geçiren Otamendi ile Napoli’li Fernandez olacak bu sefer. Newcastle’da düzenli oynayan Coloccini’nin de alınması lazım. Heinze gibilerin yokluğunda öyle coşkulu Güney Amerikalı defans gerekiyor. Benfica’dan Garay da kötü değil ama işte Demichelis bunların arasında olurdu. Sol bek ise en zayıf halka belki, Ajax’lı Gino Peruzzi iyi bir alternatif olabilir. Üst düzey takımlarda oynayan çok az oyuncu var. Ama belki bu takım olma ve Messi’nin liderliği konusunda bir avantaj da olabilir.
Orta saha da ister istemez defansif olarak Mascherano oynayacak. Barça’da stoperde daha iyi. Yanında artık eskiyen bir yüz Maxi Rodriguez yer alacak. Eski Valencia’lı Banega da bir opsiyon ancak bu adamlar kupa getirir demek çok zor. En basitinden Brezilya, İspanya ve Almanya’nın orta sahalarına baktığımızda farkın ne kadar çok olduğunu görüyoruz. Kanatlarda oynayan Di Maria ve Pastore çok yetenekli topçular ama Messi ile ilişkileri ne düzeyde belli değil. Messi; Pedro, Sanchez neyin arıyor; Topu alıp kafayı eğenleri değil... Forvete geldiğimizde ise kaptan da olduğuna göre Messi Barcelona’dakinin aynısını oynayacak. Yanında Higuain ve Agüero mu olacak yoksa Agüero ile Messi yanyana oynamaz kafası var mı? Açıkçası birbirlerinin yoluna çıkabilirler gibi geliyor. Kanada gidebilen Lavezzi daha mantıklı gibi. Higuain’siz 4-3-3 mü yoksa onla berbaer 4-2-3-1 mi hakkaten zor bir soru. Ben 2.sini tercih ederim. İleride hareketli bir Higuian’in arkasında Di Maria Messi-Lavezzi 3’lüsü iyi tınlıyor. Tabii defana güvenmeyen biri bu kadar hücumcu oyuncularla çıkmamayı tercih edebilir. Valla korkunun ecele faydası yok derim.
Geçen kupa bizi üzmüşlerdi. Bu kupaya daha iyi bir kadroyla gelmiyorlar. Gruptan çıktıklarında çaprazdan Fransa ve İsviçre tehlikesi var (ikisini de geçebilirler ama). Kronik çeyrek final elenişi seziliyor gene. Ama yarı final yaparlarsa Büyük 3’lü Brezilya-Almanya-İspanya’ya karşı şansları çok az gözüküyor.
Bu takımın artık Heinze’si, Veron’u yok. O değil de bi de Riquelme ile Zanetti’yi alsa ya la!
khgv@hotmail.com