Zafer Onur

Adalet?


Hızlı tren kazası:
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/19863560.asp
Davayı takip eden Makinistlerin avukatı İsmail Gürses, 7 Subat tarihinde yapılacak celsede, davanın zamanaşımından düşürülmesini talep edeceklerini söyledi. Gürses, "TCK 389’dan açılan dava 22 Ocak’ta 7.5 yıllık zaman aşımı nedeniyle düşmüştür. Mahkemeden yarın bunu talep edecegiz" dedi.
Davayı izleyen Birleşik Tasımacılık Sendikası Genel Başkanı Yavuz Demirkol da, ‘-"Mahkemenin atadığı bilirkişilerin 8’de 4 oranında kusur verdiği TCDD yetkilileri, yani o hızlandırılmış trenin çalıştırılmasına karar verenlerin en azından yargı önüne çıkartılması lazımdı" diye konuştu. Demirkol, "Bugün verilen bir kararla kamu vicdanı rahatsız olmuştur. Hızlandırılmış trenin çalıştırılmasına kim karar verdiyse onların hepsinin yargı önüne çıkarılması lazımdı" dedi.

Uğur kantar:
http://bianet.org/bianet/militarizm/154376-ugur-kantar-davasinda-tutuklu-sanik-kalmadi
Kuzey Kıbrıs’ta zorunlu askerlik yaparken “disko” olarak adlandırılan disiplin koğuşunda 25 Temmuz 2011'de gördüğü işkence sonucu 12 Ekim 2011'de hayatını kaybeden Uğur Kantar’ın ölümüyle ilgili görülen davada tutuklu sanık kalmadı.
Kantar’ı dövdükten sonra sandalyeye kelepçeleyerek güneşin altında bekletmek suretiyle işkence yapmakla suçlanan sanıklar Ayhan Arslan ve Fırat Keser, tutuklu bulundukları süre göz önünde bulundurularak Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nce 21 Mart Cuma günü görülen duruşmada serbest bırakıldı.
 
Danıştay saldırısı:
http://www.aktifhaber.com/danistay-saldirisi-faili-alparslan-arslan-tahliye-edildi-947797h.htm
2. Ağır Ceza Mahkemesi, Danıştay saldırısı faili Alparslan Arslan için tahliye kararı verdi.
Mahkeme ayrıca Arslan için yurtdışı yasağı koydu. 
Arslan, haftada üç gün polis merkezine gidip imza atacak.
Ergenekon davasından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve ilaveten 90 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan tutuklu Alparslan Arslan, hükümetin ‘Demokratikleşme Paketi’ ile tutukluluk süresinin 5 yıla indirilmesi sonrası yapılan düzenleme sayesinde bugün tahliye oldu.
 
Ceylan önkol:
http://bianet.org/bianet/insan-haklari/145641-ceylan-onkol-sorusturmasina-takipsizlik
14 yaşındaki Ceylan Önkol 28 Eylül 2009'da Diyarbakır Lice'nin Şenlik köyünde koyun otlatırken meydana gelen patlamada hayatını kaybetmişti. Önkol'un cenazesi altı saat boyunca olay yerinde bırakıldı, savcı "can güvenliği" gerekçesiyle olay yerine üç gün sonra gitti...Lice Cumhuriyet Savcısı'nı güvenlik gerekçesiyle olay yerine götürmeyen jandarma görevlileri hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.

şerzan kurt:
http://bianet.org/bianet/insan-haklari/140760-ey-adalet-neredesin
Muğla'da 21 yaşındaki Şerzan Kurt'u öldürmekten 2,5 yıldır tutuklu yargılanan polis Gültekin Şahin, bugünkü son duruşmada suçlu bulunarak sekiz yıl hapis cezasına çarptırıldı ve tahliye edildi.
Kurt Ailesi'nin avukatı Mustafa Rollas, bianet'e yaptığı açıklamada, kararın "hukuk mantığıyla açıklanamayacağını" söyledi. Sanık Şahin'in avukatı Erol Halka önceki duruşmada, müvekkilinin beraatini isterken, Uğur Kaymaz davasını kanıt olarak göstermiş, "Mardin Kızıltepe'deki davada dört özel harekat polisi tek gün bile tutuklu kalmadı. Müvekkilim ise iki yıldır tutuklu" demişti.
 
sevag balıkçı:
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/22903445.asp
Kısa bir ara veren mahkeme başkanı daha sonra 29 Temmuz 2011’den bu yana devam eden duruşmada kararını açıkladı. Kararı okumadan önce taraflara nezaketlerinden dolayı teşekkür eden Hava Hakim Yüzbaşı Kenan Taş, Astsubay Sadrettin Ersöz’ün ’İhmal suretiyle görevi kotüye kullanmak’ suçundan 5 ay hapisle cezalandırıldığını ve mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakıldığını belirtti.

Mahkeme sanık Kıvanç Ağaoğlu’nu ise önce ’Taksirle adam öldürmek’ suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme eylemin ’Bilinçli taksirle’ yapılmasından dolayı sanığın cezasını 5 yıl 4 aya çıkardı. Kıvanç Ağaoğlu’nun duruşmalardaki iyi halini göz önüne alan mahkeme cezasını 4 yıl 5 ay 10 güne indirdi.

marmara’da sel:
http://www.bianet.org/bianet/bianet/116930-marmara-da-sel-31-kisi-oldu
İkitelli-Halkalı sapağında, tekstil atölyesi çalışanlarını taşıyan bir minibüs, sel suları arasında mahsur kaldı. Aslında yük taşıyama aracı olan servis minibüsü yolcusu on kadın, araçtan inmeye çalışırken sel sularına kapıldı. Sel sularına kapılan kadınlardan üçü ekiplerce kurtarıldı, diğerleri sele kapılarak kayboldu. Daha sonra yedi kadının cesedine ulaşıldı ve Bakırköy Cumhuriyet Savcısı tarafından incelemeye alındı.

Hasan Ocak:
http://www.taraf.com.tr/haber-yazdir-98205.html
Yapılan otopside Hasan Ocak’ın işkence gördüğünün saptandığını anlatan Hüseyin Ocak, “Elektrik verildiği, üzerinde sigara söndürüldüğü, Filistin askısına asıldığı otopside anlaşıldı. Yüzü tanınmasın diye dağlanmıştı, elmacık kemikleri kırılmıştı. Kesin ölüm nedeni ise ip veya telle boğulma olarak otopsi raporuna geçti” ifadelerini kullandı. Ay ve ekibi hakkında suç duyurusunda bulunduklarını anlatan Ocak, savcılığın “Türk polisinin işkence yapacağına ve gözaltında adam öldüreceğine inanmadığı” yönünde görüş bildirerek dava açılmasına gerek görmediğini vurguladı.

marmara depremi:
http://www.sabah.com.tr/Gundem/2011/08/13/veli-gocer-tahliye-oldu-536121622340
Mütehahhit Veli Göçer'in tahliye olması ile ilgili görüşlerini açıklayan Türk Mhendis ve Mimar Odaları Birliği Yalova İl Temsilcisi Yalçın Oral, "Söyleyecek söz bulamıyorum. 12 yıl oldu. Binlerce insan öldü. Yüzlerce bina yıkıldı. Sorumluların hepsi dışarıdaydı. İçeride olan Veli Göçer olmuştu. O da dışarı çıktı. Hayırlı olsun" diye konuştu.
Resmi rakamlara göre yaklaşık 18 bin kişinin öldüğü 17 Ağustos 1999 ve 12 Kasım 1999 depremleri sonrasında yapım hatalarından çöken binaların müteahhitleri ve teknik sorumlularına 2 bin 100 dava açıldı. Bu davalardan 1800'ü, Rahşan Affı olarak bilinen Cezaların Ertelenmesi ve Şartla Salıverme Yasası ile cezasız sonuçlandı. Geriye kalan 300 davanın 110'un bir çoğunda ise sanıklara verilen cezalar ertelendi. Bunun dışında kalanlar davalar ise 16 Şubat 2007 tarihinde 7.5 yıllık zaman aşımı süresi dolduğu için düştü.

festus okey:
http://www.demokrathaber.net/yasam/festus-okey-davasi-ne-durumda-h22145.html
“Karakol içerisindeki kameraların kayıtta olmadığını söylediler ama karakola giriş çıkış sırasındaki kayıtlar mevcut. Davaya kimse müdahil olamadığı için, dosyadaki delilleri kimse göremiyordu...”
“Göçmen Dayanışma Ağı’ndan davaya müdahillik için başvuranlar da En temel dilekçe haklarını kullandılar ama “Bir davaya müdahillik talebinde bulunmak suçtur” denildi.”

sivas davası:
http://www.sabah.com.tr/Gundem/2012/03/13/sivas-icin-karar-gunu
Sivas katliamının acısı henüz tazeyken, Madımak Oteli'nin alt katına bir kebapçı açıldı.
Yıllar boyunca bu restorana gelenler, 37 kişinin yanarak can verdiği mekânda kebap yemeyi sürdürdü.
Bu duruma tepki gösterenlerin sesi, 2010 yılına gelindiğinde ancak duyuldu. Ve yıllar sonra o kebapçı kapatılarak, Madımak Oteli kamulaştırıldı.

metin göktepe:
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/25524197.asp
20 Ocak 2000 tarihinde kararını açıklayan Yargıtay, 7 yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptırılan 6 polisten 5'inin cezasını onayladı. Emniyet Amiri Seydi Battal Köse hakkında ise "TCK'nın 240. maddesinde öngörülen görevi suiistimal suçundan yargılanması gerekir" sonucuna vararak verilen hükmü bozdu. Yargıtay'ın "öldürme fiilinde iştirak iradesi bulunmadığına" karar verdiği Köse'nin 1-3 yıl hapis istemiyle yargılanmasını istedi.
Yargıtay'ın bozma kararına direnemeyen Afyon Ağır Ceza Mahkemesi, 20 Nisan 2000 tarihinde görülen duruşmada, Köse'nin daha önce verdiği 7 yıl 6 ay olan hapis cezasını 1 yıl 8 aya indirdi. Köse'ye ayrıca 375 bin lira para cezası ve 5 ay memuriyetten men cezası verildi. Kararın ardından cezayı yeterli bulmayan müdahil avukatlar, mahkemeye temyiz dilekçesi verdi.
Göktepe davasının sonucunda sadece 6 polis az bir ceza alarak mahkum oldu. Emri verenler görevlerine devam ettiler. Ancak ilden ile sürülse de her türlü engelleme yapılsa da ‘mahkumiyet kararı çıkan ilk gazeteci davası olarak basın tarihine geçti.

zümrüt apartmanı:
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/7924107.asp
Konya'da 2 Şubat 2004 tarihinde merkez Selçuklu Belediyesi Kerkük Caddesi'nde Zümrüt Apartmanı'nın çökmesi sonucu 92 kişi hayatını kaybetmiş, 30 kişi yaralanmıştı.
Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davada, Ali Vedat Kaya, TCK'nın 383. maddesi gereğince “dikkatsizlik ve tedbirsizlik nedeniyle ölüme sebebiyet vermek” suçundan 5 yıl hapis, 440 YTL para cezası, taşeron İsmail Hakkı Canlıer 4 yıl hapis ve 440 YTL, proje sorumlusu Halil İbrahim Elliiki ise 2 yıl hapis ve 440 YTL para cezasına çarptırılmıştı.
Sanıklar, cezalarında indirime gidilmesi ve cezaevinde kaldıkları sürenin göz önüne alınması sonucu serbest kalmışlardı.
Mahkeme, Selçuklu Belediyesinde görevli inşaat teknikeri Zeynel Ünal, imar müdürü Hüseyin Çopur ve mimar Maide Dönmez'i birer yıl hapis, 440 YTL para cezasına çarptırmış, görevlilerinin cezasını ertelemişti.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi ise Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, Ünal, Çopur ve Dönmez'e eski Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) “görevi ihmal” başlıklı 230/1. maddesi uyarınca verdiği birer yıl hapis cezasını esastan bozmuştu.
 
leeds maçı taksim cinayeti:
http://www.haber7.com/guncel/haber/248017-taksimdeki-holigan-cinayeti-davasinda-karar
Davayı 2. kez karara bağlayan mahkeme heyeti, sanıklardan Ali Ümit Demir´i, ´´Kevin Spelight ile Christopher John Loftus´u kasten öldürmek´´ suçundan önce her 2 olay için ayrı ayrı 24´er yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme heyeti, sanığın söz konusu suçları 2 veya daha fazla kimse ile birlikte yapması, failin kim olduğunun belli olmaması ve ölen kişilerden kaynaklanan ´´ağır tahrik´´ unsurlarını dikkate alarak, cezayı toplam 6 yıl 8 aya indirdi. Sanıklardan Ali Baydar ile Süleyman Aydın´a da ´´Loftus ile Spelight´i kasten öldürmek´´ suçundan sonuç olarak 6 yıl 8´er ay hapis cezası veren mahkeme heyeti, sanık Süleyman Gökhan Güven´i de ´´Loftus ile Spelight´e karşı katil kastı olmaksızın darp eylemine karışması ve bu kişilerin ölmesi´´ nedeniyle ´´haksız tahrik´´ unsurunu da göz önüne alarak her 2 suçtan toplam 10 yıl hapisle cezalandırdı. Sanık Aydın´a ayrıca ´´maktule karşı el uzatmak´´ suçundan da 6 ay 20 gün hapis cezası veren mahkeme heyeti, daha sonra bu cezayı 600 YTL adli para cezasına çevirdi.
 
Mahkeme heyeti, sanık Yılmaz Tutuş´a da ´´Spelight ile Loftus´a karşı katil kastı olmaksızın darp eylemine karıştığı ve bu kişilerin ölmesi suçuna, icrasını kolaylaştıracak şekilde iştirak ettiği´´ gerekçesiyle ´´haksız tahrik´´ unsurunu da göz önünde bulundurarak, sonuç olarak 5 yıl hapis cezası verdi. Diğer sanıklardan Gökhan Oba´nın suçu işlediğine dair kesin delil elde edilememesi nedeniyle beraatına karar veren mahkeme heyeti, Yargıtayın bozma ilamından önce yapılan yargılamada beraatına karar verilen Zafer Yıldırım hakkındaki davanın ise zaman aşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına hükmetti. Mahkeme heyeti, dava sırasında yakalanıp kimliği tespit edilemeyen ve ifadesi alınamayan ve ´´Arap Veysi´´ olarak tanımlanan firari sanığın gerçek kimliğinin tespiti ve hakkında soruşturma yapılması için Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına da karar verdi.

Pınar selek:
t24.com.tr
Avukat Akın Atalay: Son duruşmada yaşananları, duruşma savcısının bile duruşmada “şoke oldum, beklemiyordum” dediğini basından okudunuz. Evet, tüm yerleşik yargı pratiğine, Yargıtay’ın eskiden beri hiç değişmeyen, yerleşmiş uygulamasına ve kanunun açık hükmüne karşın bir mahkeme, kendi kendisine yeni bir usul icat ederek, verdiği beraat kararından birbuçuk yıl sonra kendiliğinden dönüyor ve ceza dairesinin bozma kararına uymaya karar veriyor. Peki nasıl oluyor bu? Beraat kararında direnen heyetin ve mahkemenin asli başkanı geçirdiği kalp rahatsızlığı nedeniyle istirahatte iken, kendisinin yerine o gün için Adalet Komisyonu tarafından görevlendirilen geçici bir başkanın yer aldığı heyetle bu karar veriliyor.