Diyalektik Tiyatro ve Ortadoğu’da Adalet İstemek


Üstüngel Arı
Diyalektik Tiyatro ve Ortadoğu’da Adalet İstemek
 
Brecht! Brecht! Brecht! Bu çapulcuya kulak asmayın artık. “Adalet istiyoruz!” Bunu yazan vuruluyor buralarda en önce.  Bir adalettir tutturmuşlar. Kimse bize adalet nedir öğretemez. Onu en iyi biz biliriz!
 
Ve Abullah ve Ethem ve Hasan ve Mehmet ve Medeni ve Ali ve Ahmet…
Berkin var bir de –hani o en küçüğümüz…
 
Bunlar benim başörtülü kardeşime… Bunlar ellerinde bira şişesi… Bunlar montaj… Bunlar terörist…
 
Ama öldü efendim! Ama ÖLDÜ! Büyük harflerle yazmak, gözünüze görünür kılar mı ölümü?
 
Soruyorum; paralel doğrular kesişiyor ya hani, paralel devletler de sonsuzda kesişir mi başbakanım? Paralel ölüler de buluşur mu sonsuzda? Ya da el ele verirler mi mesela? Brecht! Brecht! Brecht! Bil diye söylüyorum; savaş isteyen vurulmuyor artık buralarda. Adalet isteyen vuruluyor en önce, adaletsizler tarafından.
 
Ve fonda kokuşmuş söylemler
ve başrolde etobur siyasi ideolojiler uğruna yok edilen bin parça et et ve et!
 
VE DEVAM ET!
VE DEVAM ET/ECEK!
 
Bu saatten sonra kimse bize ölüm nedir öğretemez. Maalesef onu da biz –en iyi biliriz.
 
***
 
Ben mi? Ben hâlâ buradayım.
 
Varoluşumun prangalarından akşamdan kalma bir ayyaş gibi, Ayışığı Sonatı’nı ulumaya çalışan kuduz bir köpek gibi, gözünü diktiği hedefe doğru koşarken etrafında olup bitenleri kaçıran yavru bir gergedan gibi kurtulmaya çalışıyorum. Hepimiz gibi –sizin gibi.
 
Ne mi söylüyorum?
Aslında hiçbir şey –tıpkı tüm diğer konuşanlar gibi…
 
Bilmiyorum; alt alta yazmış olsam, bir şiir çıkar mıydı bu satırlardan?
Uyak yok. Kafiye yok. Kaygı yok.
 
Ama ölüm var –hem de hiç olmadığı kadar.
 
  ustungelari@gmail.com