Ateşin Düştüğü Yer



Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın 20. kuruluş yıldönümü dolayısıyla ve “Sürmekte Olan Toplumsal Travmayla Baş Etme Projesi” kapsamında daha önce galerilere yapılan saldırıyla gündeme gelmiş olan Tophane’deki Tütün Deposu’nda geniş katılımlı bir sergi düzenlenledi.

Serginin adı “Ateşin Düştüğü Yer”. İsim aslında hayli açıklayıcı bana kalırsa. Bu sergi, insan hakları ihlalleri konusunda toplumsal belleği canlı tutmayı ve hakikatle yüzleşme sürecine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Bu amaca en iyi hizmet edebilecek şey; bu kadar çok katılımcıyla bir sergiyi eyleme dönüştürme durumuydu sanki. Görsel bombardıman ile darbe, milliyetçilik, militarizm, kadına yönelik şiddet, gay ve lezbiyenlere yönelik ayrımcılık ancak bu kadar bir arada bağırabilirdi.

İki binaya ve binaların dışına yayılmış serginin her katında üzerinde uzun uzun durulması gereken pek çok yapıt var. Deponun girişinde Volkan Aslan’ın duvara sprey boyayla 1992-98 tarihleri arasındaki polis eylemleri sırasında atılan sloganlardan biri olan “Kahrolsun İnsan Hakları” yazması ve ardından CANAN’ın “Erkeklerin sevgisi hergün 3 kadın öldürüyor’’ adlı poster işi “Haydi bakalım, başladı sergi,” dedirtti bize. Ve serginin geri kalanı her türlü söylemi fışkırtan, çoğunluğu bayağı ağır işlerdi. Herkesi bir durdurdu, düşündürdü ki amaç bu değil miydi zaten. Elbette beni başka türlü çeken işler de yok değildi. İlk olarak Halil Altındere’nin küratörlüğünü yaptığı “Fikirler Suça Dönüşünce” sergisinde karşıma çıkan Suat Öğüt’ün 1970 ve 1980'li yıllarda Türkiye'deki farklı politik grupların kendilerini ifade etmek için kullandıkları sloganları yan yana getirilerek şarkı sözleri oluşturduğu ve sözleri geleneksel Türk Sanat Müziği formlarında icra edilmiş CD formatında 500 adet çoğalttığı işi “Devrim seni seviyorum”, depoda bu kez bir koronun seslendirmesiyle videoya dönüştü. İlkler her zaman benim için büyülü olduğundan CD formatındaki halini de oldukça güçlü bulduğum bu işi bir korodan ilk kez duymak hayli güzeldi.

Ana Binanın 2. Katında Sevil Tunaboylu’nun yaptığı henüz küçük bir çocukken annemizden duymaya alışık olduğumuz bir emir cümlesi olan “O Tabak Bitecek!” işiydi. Daha çocuk yaşta asker ve polisin “yanlışlıkla” öldürdükleri 24 çocuğun pasta altlıklarına yapılmış portreleri yarım kalmış bir lokmayı işaret ediyor sanki. O çocuklar dev olmuş, “beni unutma, arkandan ağlarım,’’ diyor.

P1’in kurucusu Nihan Çetinkaya’nın “Kentsel dönüşüm mağdurları açık yayını” bir bavulla geldi Depo ana binasının 1. Katına. Uzun zamandır yapmayı planladığı bu yayını ilk kez yine bu sergide görebildik. Benim de içinde olduğum bu yayına göz atarken yanı başımda Itır Demir bir performans yapıyordu. Oturduğu sandalyede üzerine giydiği kefeni çağrıştıran beyaz kıyafetinin üzerine kurşunları el işi yapar gibi iplikle dikiyordu. Açılışta gerçekleştirdiğı bu performansın sonunda ortaya çıkan kurşun işli kiyafeti sergi mekânında bir askıya astı.

Sergi mekânının her yerinde kırılmış kurşun kalemler vardı. Ferhat Özgür’ün “İdam Anıları” adlı bu işi bir süre beni yanı başımda hakimle dolaşır gibi hissettirdi. Daha sonra beni de kalem kırmaya davet etti iş, bu durum biraz ürkütücüydü benim açımdan.

Halil Altındere’nin kayıp insanların fotoğraflarından yapılmış pulları atlanmaması gerektiğini düşündüğüm bir diğer yapıt.

‘80’lerin başından itibaren gittikçe artan toplumsal eşitsizliğe karşı hareketlerin bastırılması, farklı kimlik ve kültürlerin reddi gibi gerçeklerin içinde bu kadar üst üste işin içindeyken Elçin Ekinci’nin galaktik yırtıcı kanatlıları Üsküdar civarında gördüğünü iddia ettiği ve hatta bunu belgelediği iş bana hayli nefes aldırdı.

Normalde bu kadar çok sanatçının bir araya gelmesinin oldukça zor olduğunu düşünüyorum. Ama hassas ve göz ardı edildiği zaman sonucunda neler olduğunu layıkıyla gördüğümüz bir konuda, sivil toplum ile sanatçı ve kollektiflerin “ben”lerini bir kenara nasıl koyduklarına ve birlikte gönüllü çalışılabilindiğinde de nasıl iyi işler çıkabildiğine şahit oldum.

Sürmekte olan toplumsal travmayla 131 sanatçı ve kollektif nasıl baş edeceğini bulmuş; bir arada durarak ve bunu göstererek.


Türkiye İnsan Hakları Vakfı 20. Yıl Sergisi
DEPO
Tütün Deposu, Lüleci Hendek caddesi, no: 12, 34425, Tophane
İstanbul, Türkiye
09 Mart- 22 Nisan 2011