NÂZIM HİKMET VATAN HAİNLİĞİNE DEVAM EDİYOR HÂLÂ!*


Söz konusu Nâzım Hikmet olduğunda “Zamanaşımı” kuralları işlemiyor…
 
***
 
Nâzım Hikmet, 1938 yılında orduyu ayaklanmaya kışkırtmaya çalıştığı gerekçesiyle 28 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. İstanbul, Ankara, Çankırı ve Bursa cezaevlerinde 12 yılı aşkın kaldı. 1950 yılındaki af yasası bünyesinde cezası bitti. Ancak, çürüğe ayrıldığı halde 48 yaşında yeniden askerlik yapmaya çağrılması ve öldürüleceğine dair duyumlar üzerine yurtdışına kaçtı. 25 Temmuz 1951 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından Türk vatandaşlığından çıkarılmasına karar verildi. Kısacası Türk ve Dünya şiirinin en büyük şairlerinden biri olan Nâzım Hikmet hâlâ Türk Vatandaşı olarak kabul edilmiyor. Nâzım Hikmet'in vatandaşlığa geri alınması ve Moskova'daki mezarının Türkiye'ye getirilmesi tartışmaları yıllardır sürüyor…
 
***
 
Anlaşılan “Zamanaşımı” kuralları Nâzım Hikmet için geçerli değil: Nâzım Hikmet bundan 200 yıl sonra da Türk ve Dünya şiirinin en sıkı şairlerinden biri olarak anılacak!
 
 
***
 
 
 
(...)
Çoğunun yüzünü unuttum büsbütün,
(...)
Halbuki kaç kere karşımda oturup dizildiler
Bir tek kaygıları vardı, hakkımda hüküm okunurken:
                                                            Heybetli olmak. 
                                                             D e ğ i l d i l e r
İnsandan çok eşyaya benziyorlardı:
duvar saatleri gibi ahmak,
                                kibirli,
ve kelepçe, zincir filan gibi hazin ve rezildiler.
(...)

 
Nâzım Hikmet
Dizboyu Karlı Bir Gece” adlı şiirinden…
 
 

*Nâzım Hikmet’in “Vatan Haini” adlı şiirinden bir dizedir.