Kontrast


Okan Aydın
FAVORİ
Suede / Bloodsports / Warner Bros.
20 yıl önce çıkardıkları Mercury ödüllü, kapağında cinsiyeti bell olmayan bir çiftin öpüştüğü ve kendi adlarını taşıyan ilk albümleriyle gençlik yılları hatıratlarımıza “Animal Nitrate”, “So Young” ve “The Drowners”gibi unutulmaz parçaları nakşetmişti Suede ve Bowie referanslı vokali Brett Anderson. İkinci albümlerinden sonra en az Anderson kadar mühim bir rolü olan olan gitarist Butler gruptan ayrılmıştı. Sonrası orta halli birkaç albüm, uzun bir ayrılık ve bir seri konser için tekrar birleşme süreci. Bloodsports ise 11 yıllık suskunluğun ardından yeni parçaların gün yüzüne çıktığı bir geri dönüş albümü. Anderson’un bir gıdım daha kalınlaşmış ama olgun ve çekici vokali hâlâ çok iyi iş görüyor. Glam kokulu akıcı gitar riff’lerinin arasında yolunu bulan davul ve synth’lerle birlikte, klasikleşmiş güçlü korolarla desteklenen albümde bol miktarda ortalama üstü parça var. Açılışı yapan “Barriers”, eski Suede’i en çok anımsatanlardan “Snowblind” ve “Sabotage” bunlardan sadece birkaçı. Es geçmeyiniz!

 
SÜRPRİZ
Devendra Banhart / Mala / Nonesuch
Müziği keyifli ve hazmı kolay; ismini doğru telaffuz etmek ve yazmak da bir o derece meşakkatli bir güzel insan Devendra Banhart. İlk albümüne 20’li yaşlarında (2002’de) imza atan, belli bir kesim tarafından hakettiği ilgiyi pek de görmediği not edilen Banhart; özenle harmanladığı ve kafa karıştırıcı kompleks kurguların uzaklarında konumlandırdığı dünyasından çıkan müziğinde, eğlenceli sözlerle ve minik elektronik kurgularla beslenmiş nitelikli bir lo-fi pop icra ediyor. İçten melodilerin sade bir orkestrasyonla aktarıldığı albümde akıcı bir müzikal dil hâkim. Düşük tempolu davul programları, Banhart’ın adeta mırıldanarak yaptığı vokallerve bunların üzerinde akıp giden sıcak gitar dokunuşları Mala’yı baştan sona hoş bir dinleti haline getiriyor. Hele bir de arada İspanyolca vokallere ve hafif latin ezgilerine denk geldiniz mi insanın uyuşuk bir kedi gibi yatağın köşesine kıvrılası geliyor!

 
PLASE
Esmerine / La Lechuza / Constellation
Geçtiğimiz yılın hatıralarda okkalı bir yer edinen konserlerinden biriydi Esmerine’in İstanbul’a yaptığı ikinci ve bu defa uzun süreli olan müzikal seyahat. Zira Ekim 2012’de gerçekleşen konserlerinde bizim topraklarımızdan isimlerle (Hakan Vreskala, James Hakan Dedeoğlu ve Salih Nazım Peker gibi) sahne aldılar ve İstanbul’da geçirdikleri iki haftalık süreç içinde olgunlaştırdıkları ortak parçalarını çaldılar. Efsanevi grup Godspeed You! Black Emperor’dan Bruce Cawdron (perküsyon) ve Thee Silver Mt. Zion’dan Rebecca Foon’un (çello) başını çektiği grubun müziği gitardan ziyade derinlikli tınıların ve ambient yapılandırmaların ön planda olduğu bir post-rock sayılabilir. Genç yaşta ölen Lhasa de Sala’ya adadıkları 2011 çıkışlı albümlerinde Patrick Watson ve Sarah Neufeld (Arcade Fire) gibi isimlere de rastlamak mümkün. Dingin, belki biraz ruhani ama mutlak suretle hassasiyetle kulak kabartılması gereken enfes bir kayıt La Lechuza. Bizden hatırlatması!


 
okan@kontrarecords.com