Հրանդ Տինք
“Demin onunla Felaketzede Sendromu’nu konuşurken, ‘Baban Türklerin Ermenilere yapmış oldukları şeyler için cezalandırıldıklarını görmek ister miydi,” diye, sordu. ‘Ona aynı şeyi sorduğumda galiba sekiz yaşlarındaydım ve bir nevi intikam peşinde olsaydık hayatın daha renkli olabileceğini düşünüyordum,’ dedim. ‘Babam küçük dükkânında aletlerini elinden bırakıp dışarıya dikti gözlerini,’ diye devam ettim, ‘o zaman ben de pencereden baktım. Dışarıda bir çift Luma Yerlisi olduğunu hatırlıyorum. Luma rezervasyonu sadece sekiz kilometre mesafedeydi ve bazen kasabadan geçen insanlar beni bir Luma çocuğu zannederlerdi. Bu durum pek hoşuma giderdi. O zamanlar Kızılderili olmanın Ermeni olmaktan bin kat iyi olduğunu düşünürdüm. Babam nihayet sorumu şöyle cevaplandırmıştı: ‘Türklerden tek istediğim, biz gittikten sonra ülkelerinin daha bile çirkin ve tatsız tutsuz bir yer haline geldiğini kabul etmeleri.’”
Kurt Vonnegut’ın Mavi Sakal adlı kitabından…