Mehmet Sander KargART'da!


Bi Karga
Mecumanın Nisan 2010 (denge) sayısında konuk ettiğimiz Mehmet Sander, yeni sezonda bir dizi etkinlikle KargART’da olacak. Dünyanın yeni bir iş üretmesi için gözünün içine baktığı, eserleri neredeyse prestijli bütün sahnelerde ve festivallerde sergilenen Mehmet Sander; KargART’da bir dizi seminer ve atölye çalışması gerçekleştirecek. Ayrıca KargART’ın danışmanı olarak da sahne sanatları ve performans alanındaki etkinliklerimize yeni bir vizyon getirecek. Bizleri çok heyecanlandıran bir buluşma bu. Şimdi Sander’in KargART’da gerçekleştireceği etkinleri detaylandırmadan önce, tekrar kendisini bir tanıtalım, heyecanımızı anlatalım.
 
Mehmet Sander, dansa 1984’de Geyvan McMillen ile çalışarak başladı. Ardından Londra Çağdaş Dans Okulu, California Eyalet Üniversitesi, Harvard Üniversitesi ve Amerikan Dans Festivali’nde çalışmalarını sürdürerek, 1990 yılında Mehmet Sander Dans Topluluğu’nu kurdu. Long Beach Sanatlar Kamu Kurumu, Lester Horton Dans Ödülü gibi ödülleri olan Sander’in topluluğu, merkezi Los Angeles’da bulunan 1994 UCLA Gösteri Sanatları Serisi’ne dahil edilen ilk topluluk oldu. “İç Mekân” adlı eseri Joffrey Ballet tarafında Smithsonian ve Kennedy Center gibi önemli sahnelerde sergilendi. Avrupa’nın önemli festival ve sahnelerinde, Brezilya’da, Japonya’da, pek çok Mehmet Sander tasarımı seyircisinin dansa bakışını değiştirdi. 1995’te AKM’de sergilediği eserler, bu topraklarda da izleyiciyi bayağı afallatmıştı.
 
Mehmet Sander, öncelikle kendisini bir dansçı olarak tanımlamaz. Aksiyon mimarıdır. Darwin ve Newton ile beslenen, mimari, mühendislik ve anatomi ile şekillenen bir tasarımdır onun hareketi. Modern dans denince akla gelenle ilgilenmez. Bedenin, geometrinin ve boşluğun alışılmadık kullanımını zorlar. Hikâye anlatmaz, müzik kullanmaz, bağlantı kurmaz. Güç ve hızla, ve tasarımını alenen göstererek seyirciye düşünecek an bırakmaz. Zaten her şey ortadadır, oradadır. “Dans dünyası yerçekimini kamufle ediyor. Yerçekimi benim arkdaşım, materyalim,” diyerek yerçekimine meydan okuyan Sander’in hareket tasarımı (aksiyon mimarisi), dansın notasyonunu (koreografisini) gösteren ve tüm dünyada kullanılan Laban notasyonu ile gösterilemez. Çünkü Laban notasyonu yerde dik duran dansçıyı gösterir.
 
Manifestosunun ilk sözcüğü “Her dans eserinin konusu hareketlerin kendileridir” olan Sander, hareket dağarcığına; çarpışma, geri tepme, hız, sekme, süredurum (eylemsizlik) gibi fizik terimlerini, açıları, üçgen, kare, daire gibi geometrik şekilleri katar. Duygusallık içermeyen bir yaklaşımla iş / görevler sıralayarak ve bunların yerine getirilmesini açıkça göstererek dansçıyı “performans” öğesinden kurtarır. Müzik, kulis, sahne gibi olmazsa olmazları kullanmaz. İnce mühendislik hesaplarla tasarladığı mekânın sınırlarını ve dansçıların arasındaki boşlukları kullanır. Solo yoktur, toplu hareket de. Sander kendini dansçı olarak tanımlamamakta haklıdır. (Modern) dans buysa.
 
Mehmet Sander’in KargART’daki ilk etkinliği “Neden Müzik Dansın Düşmanıdır?” başlıklı seminer. 10 Kasım 2010’da gerçekleşecek seminerin alt başlıkları da “Fizik – Mimari – Hareket”. Sander’in kendi yaklaşımlarını eserlerinden örneklerle sunacağı seminerlerin ilki olacak bu etkinlik, ayrıca çok büyük bir önem taşıyor. Çünkü Mehmet Sander dünyada ilk defa KargART’ta koreografi sürecini, yani notasyonlarını da gösterecek.
 
Ardından gelecek etkinlik “Rahat[sız]lık Alanı” isimli atölye çalışması. Tarihi daha sonra duyurulacak atölyeye “kendini sorgulamaya cesareti olan” herkes katılabiliyor. “...Hayatta sınırlar olmadığını ispatlamakla ilgili bir şey. Çünkü sınırlar ne kadar zorlanırsa, o kadar da genişliyorlar. Rahat[sız]lık Alanı'nda katılımcıları alıştıklarının dışında, yeni şeyler denemeye, yeni beden dili kullanmaya, yeni beden-mekân ilişkileri yaratmaya teşvik eden bir çalışmalar dizisi gerçekleştireceğiz...” sözleriyle çalışmaları açıklayan Sander, atölyeye katılacaklara öncelikle temel yasaklar getiriyor. İsim, soyadı kullanmak (her katılımcı bir sayı ile anılacak), cinsiyet kullanmak, statü / meslek belirtmek, kıyas yapmak (ne yaparsan sen yapacaksın) yasak. Sadece hareket etmek ve öğrendiğini (sınırlarını) sorgulamak derslerin temel niteliği. Ama empati ve güvenin önemli bir yer tuttuğu çalışmalarda; risk alımı, hız, saf hareket ve hayatta kalma mücadelesi gibi evrensel dinamiklerden güç alan Sander koreografileri izlenerek, katılımcıların kendi mekânı içerisinde sahip olduğu gücü ve bu mekânın sınırlarından kurtulmak için mekânın kendisini kullanma yolları değerlendiriliyor.
 
Son olarak, bu sezon KargART’da gerçekleşecek sahnelemeler ve performansların, hatta geleneksel Performans Günleri’mizin Mehmet Sander’in kılavuzluğunda seçileceğini bir daha hatırlatalım. Anlayacağınız, bu sene KargART’da bayağı bir hareket olacak.
 
 

 

info@kargamecmua.org