MÜCEVHER ŞIKIRTISI


Viktor Pilatan
MÜCEVHER ŞIKIRTISI
 
Yazarımız Viktor Pilatan geçen ay Yazıişleri Müdürümüz Tayfun Polat’ın çağrısıyla aşk üzerine bir yazı yazmaya koyuldu. İlk denemsinde kaleminin ucu kırıldı, ikincisinde kalemi kendisi kırdı. Son demesinede ise derin bir uyku ve hülyalara daldı. Uynadığında etrafı yara bere içerisinde hücre konmuştu. Neler olduğunu hatırlamıyor. Görevliler ise sır vermiyorlar. Bu ayki yazısı için kalem kağıt kullanmasına izin vermediler. Hücrede volta atarak ve çoklukla kendi kendine söylenme şeklindeki konuşmalarını aşağıda madde madde yayınlıyoruz. Özellikle müzi konusundaki bilgi dağarcığı bizi etkilemekle birlikte, burada şimdi adını veremeyeceğimiz bazı gruplara karşı kullnadığı aşırı argo dili yayınlayamıyoruz, bunun için üzgünüz.
 
Rock N’ Roll’un parayla imtihanı o Lennon’un “Arka koltuklar ellerini çırpsın, öndekiler mücevherlerini şıkırdsatsın” esprisiyle başlar. VIP kafası o zamandan yerleşmiştir kafalara. Şimdilerde görüyoruz bol bol sahne önü bileti fiyatlarını. Rock N’ Roll başarıyla ayrılamamıştır bu imtihandan.
 
Müzik hiç bir zaman hayatını kazanma veya zengin olma amacıyla yönelinen bir mecra olmadı. Sonuçta sanat buna gelmez. Evet memur tipi stüdyo müzisyenliği özellikle Amerika’da (Şaşırmak mümkün mü?), geçinmenin, aileyi doyurmanın bir yolu. İşlerini harika da yapıyorlar. Diyeceksiniz ki ruhu yoktur. Ama dinledik işte Modern Times’ı ya da Spooner Oldham gibilerin harika melodilerini. Cevap hazır, “bunlar rockçı değil tabii ki.”
 
Rock N’ Roll’un özü o ‘20’lerin ‘30’ların fakir siyahlarının inanılmaz güç şartlarda çalışırken, hayata tutunma çabası, bir kafa dağıtma yolu. Şimdi ise onların torunları için sözümona zenginliklerini devrana çığırma yolu (Evet Public Enemy’e Rock N’ Roll değil diyemezsiniz). Demek ki o zamandan bu yana ırkçılık bitmiş, herkes refah içinde yaşamaya başlamış, dünyada fakir insan kalmamış. Değil.
 
The Cure’ün vokalisti Robert Smith geçen gün Radiohead’e verip veriştirdi. Derdi In Rainbows’u internet üzerinde bedava indirilebilir olarak dağıtmaları (160 kbps? Bir bit yeniği var ama bu da bir şeydir). Yapılmamış iş değildi. Ama bu kadar popüler bir grup için bir ilkti. Smith’in derdi kötü örnek olmalaraydı; artık grupların işlerinden nasıl para kazanacağıydı. Belki haklı. Ama plak şirketlerini bu kadar büyüten de siz değil miydiniz? Suçu niye sistemde aramıyorsun? Ne olursa olsun misal Paul McCartney’nin telif haklarından senede 100 milyon dolardan fazla kazanması haklı bir kazanç olamaz. Bu adaletsizliğin farkında olan ve susan müzisyenler Rock N’ Roll’dan vazgeçmiştir çoktan. Başka bir şeyden bahsediyoruzdur.
 
Metallica’nın çenebaz davulcusu Lars Ulrich, Napster’dan şarkılarını indirenleri hırsız diye nitelendirmişti. Peki neredyese son 20 yılda bir dişe dokunur iş çıkaramayıp, müzayedelerde fahiş fiyatlar önermenin adaleti nerede? Altın kaplı şatolardan ne zamandan beri dünyayı değiştirebilecek müzikler çıkıyor?
 
Rock yıldızlarının kraliyet üyeleri gibi davranmalarıyla bu müziğin ruhu çoktan bozuldu. Bu NBA oyuncularının kazandıkları saçma paralar yüzünden vicdanlarını rahatlatmak için gidip çocuklara kitap okumalarına benziyor. Afrika’da çocuklar aç ama ben de milyon dolarlar kazanmak durumundayım. Maalesef mottomuz bu. Sistemde bir hata olduğu çok açık değil mi? Duyarlı sanatçılar bunlar mı?
 
Şimdilerde inanılmaz rakamlar teklif ediliyor eski gruplara tekrar birleşmeleri, konserler vermeleri, albümler çıkarmaları için. Bazıları reddediyor. Çoğu kabul ediyor. Kısaca bir tane iyi albüm yaptın mı lüküs hayat cebinde, istesen de istemesende. Zaten seni rahat bırakmıyorlar. İşte bundan tepki gösterip yok olmak mı iyi, yaşlı bir sesle 30 yıl öncesinin şarkılarını söylemeye çalışmak mı? Ya da Queen gibi…. Neyse.
 
Sex Pistols’un 1996’daki geri dönüş turnesinin ismi “Cukka” idi. Lydon saklamıyordu para için yaptıklarını. Aynı Lydon para için devam etmemişti Sex Pistols’a. “Eğlenceli” olmadığı için bırakmıştı. Dürüst adam. O, süper duyarlı olduğu kadar da yeteneksiz Bob Geldof, Tony Blair ile kankalığını sürdürürken, Lydon Blair’in suratını sıçmak istiyordu. Yorum yok.
 
Memlekette en kaliteli stüdyolar, en popüler grupların emrindedir. Kaz gelecetir. Herifler sıçıp sıvasa bile satacaktır. Ama yeni bir şey denemek isteyenler, şöhret ve paranın değil, iyi müziğin peşinde olanlar, muhalifliği elden bırakmayanlar, prensiplerini koruyanlara ise acı çektirilir. E aynı şartlarda çalışamayacaksak şöhretlinin müziği nasıl her daim iyi oluyor?
 
90’ların ve 2000’lerin başının en iyi gruplarından biriydi The Beta Band. Hepsi birbirinden güzel ve herkesden çok iyi eleştiriler almış albümler yayınlamışlardı. 2004’te dağıldılar. Nedeni para kazanamamalarıydı. Geçimlerini sağlayamıyorlardı. Çünkü hit parça yapmıyorlardı, çok özgün işler kotarıyorlardı, sürekli deniyorlardı. Tek şarkılık süperzenginlerin yanında bu adamları nasıl yaşatacağız?
 
Rock N’ Roll’un parayla işi varsa, ölmüştür çoktan. Rock N’ Roll; ün değildir, keyif pezevenkliği değildir, ortalığı birbirine katmak değildir, stagedive değildir, uyuşturucular değildir, kadınlar (veya erkekler) değildir, dev sahneler, alevli şovlar değildir, siyah güneş gözlükleri değildir, tanrıcılık oynamak değildir, kibir değildir. Bunlara muhalefettir ve sadece müziktir.
 
Bu ülkede müzik yapmak lüks olmaktan çıkana kadar susmayalım derim…
kendihayat@gmail.com