İSTİNAT DUVARI
Sezgi Davran
Emekli mi?
1 Ekim'de yürürlüğe giren yeni Sosyal Sigortalar Kanunu, zaten zor koşullarda geçinen emeklilerin belini kıracak gibi… 1 Ekim 2008'den sonra emekli olan biri çalışmak istediğinde emekli aylığı kesilecek. Gazeteciler, matbaa işçileri, gemi çalışanları, uçuş personeli, kaynakçı, şeker sanayi çalışanları, posta dağıtıcısı gibi meslek gruplarının "yıpranma hakkı" olarak bilinen fiili hizmet süresi zammı kaldırılacak. İsteğe bağlı sigorta primi ödeyenlerin ve yeni ödemeye başlayacakların prim ödedikleri süreler, Bağ-Kur sigortalılığından sayılacak. Yani düşük emekli maaşı alacaklar… Tüm emek verenlere, gelecekte emekli olacaklara ve Özel Sigorta Şirketleri'ne hayırlı olsun.
Dayağa Devam
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Engin Çeber’in gözaltında öldürülmesiyle ilgili olarak 19 çalışanın görevden alındığını, soruşturmanın sürdüğünü görevden alınanların sayısının artabileceğini söyledi. Ve ekledi; “Türkiye’de bu dönemde, böyle bir olay meydana geldiği için son derece üzüntülüyüm. Adalet Bakanı olarak, dakika dakika takip ediyorum. Türkiye’yi böyle bir durumla karşı karşıya getirenler, her kimse cezalandırılacaktır.” Biz de takip ediyoruz. Bu arada sadece Ekim 2008 süresince medyaya düşen birkaç haberi de hatırlatmak istedik.
4 Ekim 2008 tarihinde oğlu gözaltındayken polisler tarafından darbedildiğini iddia eden Marmaris Barosu avukatlarından Özer Özsoy, Marmaris Cumhuriyet Savcılığı ve Marmaris Kaymakamlığı’na suç duyurusunda bulundu. Özsoy’un oğlu Levent, eski kız arkadaşı ile tartıştığı için karakola alınmıştı. Karakolda alkolün de etkisiyle eski kzı arkadaşının ifadesine sözle karıştığı için dövülmeye başlandı. Baba Özsoy’un avukat olması ve Muğla Barosu’nun da arkasında olması, belki bu olayın sonucunu değiştirebilir. Ne de olsa oğlunu karakoldan çıkartmayı başardı.
11 Ekim 2008 günü İstanbul Kartal’daki Pırıltı Café’de izindeki bir polis memuru küçük bardak yerine büyük fincanla çay getirdiği için ve polis olduğunu da belirterek çayın parasını ödemedi ve kafe sahibiyle tartıştı. Ardından 4 polis arkadaşıyla kafeye gelen sivil polis, işletmeciyi mutfağa sokarak dövdü. Beyin kanaması geçiren işletmeci Serhat Eyüboğlu hastaneye kaldırıldı. Olayın medya tarafından gündeme getirilmesi sonucu Emniyet Müdürlüğü’nün yaptığı açıklamada; tarafların tartıştıkları ve birbirlerini darbettikleri, polislerin müdehalesiyle olayın kapandığı ve tarafların hastaneye götürüldüğünü, her iki tarafında şikâyetçi olduğu bildirdi. Ailenin hak arayışı sürüyor.
Yine 11 Ekim 2008 günü, Diyarbakır’da görevdeyken şehit düşen polis memuru Ramazan Tavşancı’nın ailesi, cenaze dönüşü ters yöne girdi. Çünkü Ramazan Tavşancı’nın kardeşi Sami mezarlıkta bayılmıştı. Panikle kardeşlerini hastaneye yetiştirmeye çalışan aile ile polisler arasında tartışma çıktı. Tam İstanbul Emniyet Müdürlüğü binası önünde gerçekleşen olaya başka polisler de karışarak Tavşancı ailesini dövdü. Ağabey Niyazi Tavşancı “Hastamız olduğunu, hastaneye yetiştirmeye çalıştığımızı söylememize rağmen 3 sivil 7 polis bize saldırdı. Şehit yakını olduğumuz söyledik. Aldırmadılar. Küfür ettiler, polisiz, vatanseveriz diye geçinen insanlar bunlar. İki gözüm de morardı. Yüreğimdeki acıya bir de bu eklendi,” dedi.
Emniyet güçlerinin kullandığı orantısız güç, sadece 1 Mayıs gibi büyük katılımlı mitinglerde gündemi işgal ediyor. Ya da Metin Göktepe gibi, Engin Çeber gibi vatandaşları öldürene kadar döven görevliler yüzünden. Göktepe öleli neredeyse 13 yıl oluyor. Ona kıyan 5 polis 7,5 yıl, bir polis 1 yıl 8 ay yatıp (hatta belki daha erken) çıktılar hapisten. Bu, bu kadar basit olduğu sürece de dayak yemeye devam edeceğiz.
Sabit Telefonlarınızı Kapatmayı Unutmayınız
1 Kasım 2008 günü sabit telefonlarınızı susturdunuz mu? Tüketici Dernekleri öncülüğündeki bir grup vatandaş susturdu. 10,43 YTL’lik sabit ücret için, Özel İletişim Vergisi için, özel servis ücretlerinin astronomik meblağları için (bunu merak edin ve lütfen mesela eski 118, yeni 11811’i aradığınızda kaç para vereceğinizi bir hesaplayın. Ben sadece 8 sn’de bir kontör attığını söyleyeyim), evden cebi aramak cepten evi aramaktan daha pahalı olduğu için, normal konuşma ücreti GSM firmalarını yakaladığı ve utanmasa geçeceği için vb. Hatta sabit telefon sözleşmelerini iptal ettiren vatandaş sayısı gittikçe artıyor. Haberiniz olsun da…
Taraf
Yaşım kemale ereli bayağı oldu. Aklımın bir şeyleri süzüp kendi eleğini kurması ve düşüncelerini bir tarafta toplaması da beraber geldi. Diyeceğim, bayağı zamandır okur, yazar, düşünür ve gözlemlerim. Ve ben daha önce Taraf gazetesinin şu anda yaptığına benzer bir gazetecilik daha önce hiç görmedim. Benim cehaletim de olabilir. Ama şu sıralar Taraf’ın tarafında olmak için övgü dizmeye gerek yok. Web sitelerine girip, örneğin, şu yazıları okuyabilirsiniz:
09.10.2008 – Askere Gitmeyeceğim!! (Rasim Ozan Kütahyalı)
18.10.2008 – Gerisini Sen Düşün Başbakan (Gökhan Özgün)
25.09.2008 – Jip Cumhuriyeti (Gökhan Özgün)
18.10.2008 – Başbakan ve General (Ahmet Altan)
16.10.2008 – Genelkurmay Başkanına… (Ahmet Altan)
17.10.2008 – Sizden Korkmuyorum (Murat Belge)
19.09.2008 – Elinizde Tuttuğunuz Gazete… (Yasemin Çongar)
Not: Üç maymun olmak lazım. Dikkatle bakarak, kulak kesilerek ve gördüğünü, duyduğunu söyleyerek. Bu sayfa müsait, söylemek isteyenlere.
info@kargamecmua.org