Kupa Alır
Tayfun Polat
Blue’ya…
Kupa almaz, king adlı kozlu oyunda bir ceza oyunudur. Oyunun en basit cezasıdır. Eliniz kötüyse, hiçbir şey söylemiyorsa, “Kupa almaz,” dersiniz.
Şimdi bir adam düşünün. Hayatında neyle uğraştıysa, neye merak sardıysa en iyisini yapmak zorunda. Doğası böyle. Oyuna, maceraya da meraklı. Motorlara biniyor, nehirlerde kürek sallıyor, yamaçlardan kayıyor, derinlere dalıyor. FRP oynayacaksa barbar olmak zorunda. Strateji gerektiren herhangi bir bilgisayar oyununda mutlaka birinci. Hep, kendi seçtiğinin en iyisi.
Ama adam bahtsız da. Bu nedenle şansa bırakmıyor hiçbir şeyi. Gayet iyi bilecek kadar tecrübe etmiş, şansının ona neler edeceğini.
İşte bu adam, king oyununda ne el alır, ne erkek. Son iki hayatta yemez, Rıfkı ile işi olmaz. Ama hiç koz da yapamaz. Tabela hep 0 civarını gösterir onun için. Ve ne zaman biri “Kupa almaz,” dese, en az 10’unu alıp kupaların, batar. Bazen nasıl olsa biri kupa almaz deyip en ters elde yakalayacak onu diye, kendi söyler kupa almazı. O ellerde de genellikle bütün kupaları alır. Ve batar.
Sarı yanınca gaza basardın. Yetişemesen de geçerdin kırmızıda. “Otuz yıl yeter. Otuz yaşında öleceğim,” demiştin.
“İkinizi de öldürürüm,” demiştin. Öylesine rahat. Kesinlikle yapacağını bilerek.
“Uzatmaları oynuyorum,” demiştin. Sana gelememelerimi biliyor gibi.
Hepimizin kupalarını aldın.
Di’li geçmiş zamandan nefret ediyorum.
Hayatın devam etmesinden…
tayfun.polat@hotmail.com