Uzakdoğu’dan Formüle Filmler! Murat Kızılca


Murat Kızılca
Son yıllarda benzer bir formülün peşine takılmış birçok Uzakdoğu filminin önemli festivallerde boy gösterdiği gözlemleniyor. Sadece boy göstermekle kalmıyorlar, önemli festivallerin önemli ödüllerini kazanmayı da başarıyorlar.

Kabaca bir tarife girişecek olursak; her bir filmin evrensel olarak kabul görmüş belli başlı toplumsal sorunlardan birine ya da birkaçına odaklanarak, bu sorunlardan dolaylı ya da direkt etkilenen bir ya da birkaç karakterin başından geçen bir öyküyü merkezine aldığı görülüyor. Diğer bir dikkat çekici nokta ise yerel coğrafyanın yakışıklı çerçeveler ile öykünün değişmez bir parçası haline gelmesi.
Diyaloglar minimumda tutuluyor. Her biri öyküsünü anlatırken gayet sakin bir tonda ilerliyor, karakterler kaçınılmaz olan sona ya da düğüm noktasına doğru adeta ağır ağır sürükleniyorlar. Sonunda da ani bir şiddet patlaması yaşanıyor ve şiddetin büyük bir kısmı grafik olarak çerçevenin içine dâhil edilerek gösteriliyor. Bu sayede şiddetin izleyen üzerindeki etkisi katbekat artıyor. Bu formül ile üretilmiş filmler arasında zirveye, yönetmenliğini Brillante Mendoza’nın üstlendiği, Cannes 2009’da En İyi Yönetmen ödülünü kazanan Filipinler yapımı Kinatay’ı (Butchered, 2009) yerleştirmeyi uygun buluyorum. Kinatay, izleyeni dümdüz eden çarpıcılığı bir yana, dikkat çekmeye çalıştığım formülü rahatça görebilmek adına da en uygun örneklerden biri.

Bu arada yanlış anlaşılma olmasın; bu formülden şikâyet ediyor değilim. Aksine suç, gizem, dram, korku ve gerilim türlerinin melez bir bileşiminden oluşan ve aradan belli bir zaman geçtikten sonra üzerine daha net analizlerin yapılabileceği (ve belki de ayrı bir akım ya da furya içerisinde değerlendirilebilecek) bu Uzakdoğu filmlerine dikkat çekmek niyetindeyim. Aşağıda yakın zamanda izlediğim, benzer formül üzerinden hareketle üretilmiş iki farklı film bulacaksınız.

Mystery (Fu cheng mi shi, 2012)
Cannes 2012’de Un Certain Regard (Belli Bir Bakış) bölümünde yarışan Mystery, uluslararası arenada Suzhou River (2000) ve Spring Fever (2009) gibi filmleriyle tanınan, 1965 doğumlu Ye Lou’nun yönetmenliğini yaptığı Çin yapımı bir film. Çin’in yasaklı sinemacılarından Ye Lou, Fransa’daki yapımcılardan aldığı desteklerle kısa aralıklarla olmasa da film çekmeye devam ediyor.

Mystery, etkileyici bir trafik kazası sekansıyla açılır. Yirmilerinde genç bir kızın öldüğü bu kazadan sonra ana karakterleri tanımaya başlarız. Lu Jie ve Yongzhao, maddi durumları iyi, küçük kızları ile mutlu bir aile tablosu çizen, otuzlu yaşlarda bir çifttir. Lu Jie, kızıyla aynı okula giden başka bir öğrencinin annesi Sang Qi ile arkadaşlık kurar. Kocasının kendisini aldattığından şüphelenen Sang Qi, şüphesini Lu Jie ile paylaşır. Beraber bir otelin hemen karşısındaki bir kafede buluşan iki kadın, otelin kapısını gözetlemeye başlar. Otele genç bir kız ile gelen adam Yongzhao’dan başkası değildir.
Çin’in büyük endüstri metropollerinden Wuhan’ı kendine mekân olarak seçen Mystery, yüzeyde kadın erkek ilişkileri ve aldatmak gibi daha bireysel sorunlarla ilgilenirken, arka planına kadın-erkek eşitsizliği ve sınıflar arası gelir dağılımındaki dengesizlik gibi toplumsal sorunları yerleştiriyor. Kan parası ve aile büyüklerinin erkek çocuk / torun baskısı gibi özellikle dünya haritasının doğusuna denk düşen coğrafyalarda gelenekselleşmiş problemli konuları da sos olarak kullanıyor. Aşırı fiziksel ve cinsel şiddet içeren birkaç patlama sahnesiyle görsel açıdan etkinliğini arttırmayı hedefleyen film, güçlü ve şaşırtan sürprizleriyle anlatımdaki dinamizmi de korumayı biliyor.

Black Coal, Thin Ice (Bai ri yan huo, 2014)
Berlin 2014’te En İyi Film ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini alan Black Coal Thin Ice, Yi’nan Diao tarafından yazılıp yönetilmiş olan Çin yapımı bir film. 1969 doğumlu Diao, bundan önceki uzun metrajlı filmleri Uniform (2003) ve Night Train (2007) ile uluslararası festivallerde adını duyurmayı başarmıştı.

1999 yılında içinde parçalara ayrılmış vücut parçalarının bulunduğu özensizce hazırlanmış paketler, eyaletin dört bir yanındaki farklı noktalarda bulunur. Kurbanın kömür madenindeki kamyonları tartan bir işçi olduğunu tespit eden polis, katilin peşine düşer. Karısından yeni ayrılan dedektif Zhang’ın liderliğindeki ekip, şüpheli iki kişiyi tutuklamak isterken garip beceriksizlikler sonucu şüphelilerle silahlı çatışmaya girer. Bu talihsiz aksilik sonucu hem şüpheliler hem de iki polis ölür. Aradan 5 yıl geçer. Zhang, polislikten atılmış, bir kömür madeninde güvenlik görevlisi olarak çalışmaktadır. Beş sene önceki cinayete benzer cinayetler tekrar işlenmeye başlar. Zhang, bir yandan kendi çabaları ile katili yakalamak için ipuçlarının peşinde inatla koşarken, bir yandan da ilk kurbanın karısı Wu Zhizhen ile yakınlaşmaya çalışmaktadır.

Kronolojik bir sıra takip etmesine rağmen, zaman atlamalı kesitler gibi paketlenmiş epizotlara ayrılan Black Coal Thin Ice, parçalara ayrılmış cesetlere benzeyen kurgusuyla dikkat çekiyor. Kara komedi ile ciddi bir seri katil filmi arasındaki ince çizginin tam üzerinde dans eden film, iki tarafa da yeterince meyletmeyerek bambaşka bir havaya bürünüyor. Kendine has bir atmosfer yaratan Black Coal Thin Ice, aşırı dingin bir tempoda ilerlemesine rağmen heyecan, merak ve gizem duygularını yukarıda tutma konusunda ödün vermiyor.

Her iki filmi de anaakım sinemanın dışında seyreden sıradışı filmlere açık sinemaseverlere tavsiye ederim. Uzakdoğu sinemasının farklı yüzlerine uzak kalmayın. mkizilca@gmail.com