Yerli Müzik İçin 2014


Tayfun Polat

Geleneksel sene sonu değerlendirmemizle huzurlarınızdayız. Yekten şunu söyleyebiliriz, çok çok verimli bir yıl oldu. Birilerini anlatmaya kalksak da birilerini ıskalayacağız. Elden geldiğince kapsamlı bir değerlendirme olmasına gayret ettiğimizi bilin yine de. Tabii bir de, değerlendirmenin Aralık 2013 - Kasım 2014 arasını kapsadığını da belirtelim.


Yasal Albümler


Aslında geçen yıl çıkacaktı, şöyle oldu böyle oldu derken bu yılın başına sarktı The Ringo Jets’in debütü. Yıla damga vuran albümlerden biri oldu haliyle. Memleketin ve Avrupa’nın pek çok şehrinin sahnesini kavurmaya devam ediyorlar. İkinci albüm de geliyor bu arada. Hız kesmeyecekleri kesin. Bundan sonra yıllar onların.Yine sene başında Bubituzak’ın Uzay Yolları Taşlı albümü geldi. Üçlünün Bubituzak adıyla senelere yayılan arayışları, deneyleri, kendine özgü bir sound’a ulaşmalarına da vesile olmuş. Dinledikçe içine alan bir ses harmanı, dile pelesenk olan sözlerle Bubituzak’ın vardığı yerden bir hayli mutluyum şahsen.
 
Dinar Bandosu’nun kendi isimlerin taşıyan üçüncü albümleri de yılın ilk yarısında çıkan önemli albümlerdendi. Bando, içinden geçmekte olduğumuz günleri iyi süzüp, önceki albümlerinden daha iyi ifadeler ve sözlerle, kişisel kanaatimce en iyi albümünü sundu bizlere. Yine kendi isimlerini taşıyan albümleriyle Dorian, 9 yılın ardından ikinci albümüyle çıkageldi bu yıl. Grubun çizgisinin progresive rock’a iyiden iyiye kaydığı bu albümün prodüksiyonu da dikkate değerdi. Her geçen gün dinleyicisi kitlesini katlayarak arttıran Yok Öyle Kararlı Şeyler de 2013’te Müzik Hayvanı etiketiyle yayınladığı albümden sonra, ikinci kez kendi adını taşıyan bir albüm çıkartıverdi. Prodüktör koltuğuna Serdar Ateşer’in oturması tabii ki önemli bir faktör, albüme doğrudan etkisi olmuş. Kendi adını taşıyan albümlerden biri de Kadıköy’ün Melek’inden geldi. Dört dörtlük bir prodüksiyonla ve bayağı gaz şarkılarla Melek sahnedeki enerjisini albüme yansıtabilmiş.

Yılın en büyük bombası ve kanaatimce en iyi albümü Gaye Su Akyol’un Develerle Yaşıyorum’u oldu. Tutturduğu formül muazzam. Mecmuada daha önce öve öve bitirememiştim zaten. Şimdi tekrar etmeyeceğim. Keza yine mecmuada uzunca yazdığım 123’ün Anja’sını da tekrar övemeyeceğim. Ama bence en iyi 123 albümü. Ceyl’an Ertem’i de uzunca yazdım mecmuada geçen ay. Amansız Gücenik de yılın en parlak işlerinden. Ceyl’an’ın şimdilik zirvesi.
 
Memleketin en özgün müziğini yapan Yakaza Ensemble da seneyi boş geçmedi. Gen, klasman olarak 3 parçayla bir EP statüsünde olsa da, remikslerle 55 dakikayı bulun uzunluğuyla yeni Yakaza LP’si olarak anılmayı hak etti. Uzun zamandır beklenen albümler serisinin başını çeken Adamlar, beklemeyle artan beklentiyi de aşan bir albümle geldiler. Eski Dostum Tankla Gelmiş’te yazdığı sözlerle Tolga Akdoğan sayıları her geçen gün artan genç şarkıcı / şarkıyazarları arasında en zeki olduğunu belgeledi. Çok hınzırca sözler yazıyor. Albümden “Utanmazsan Unutmam” ise bana göre yılın en iyi şarkısı. Ama neredeyse 8 yıldır beklediğinden, belki de müzik tarihimizin en gecikmiş albümlerinden biri çıktı ki bu sene, “nihayet” sözü bile yetersiz kalıyor. Mehmet Fırıl’ın 2001-2006 yılları arasında kaydettiği ve yıllardır üzerinde oynaya oynaya eklediği geliştirdiği, sonunda da müzikal kariyerini özetlediği tatu fly? albümü Somewhere Around Nowhere, buralardan tınıların bolca nüfuz ettiği post-rock, progressive rock arası bestelerle bir boşluk doldurdu. Gerçek bir müzik emekçisi olan Mehmet’e biraz vefa göstermek gerekiyor, zira albüm senenin en ıskalanan albümü de oldu neredeyse. Kariyerlerinin ilk albümünü geçen sene çıkartan Yüzyüzeyken Konuşuruz ise tam gaz devam etti bu seneye ve Otoban Sıcağı geldi. Grubun müzikal arayışı, gelişimi sürüyor. Sound olarak bir ara albüm olduğunu söyleyebiliriz Otoban Sıcağı’nın. Ama albüm sürüme çok önceden verilmiş ve çoktan ezberlenmiş hit şarkılarla dolu. Bu arada, edinmek bir hayli zor ama anmadan geçemeyiz, memleketin saykodelik rock’ının medar-ı iftiharı Hayvanlar Alemi, Twisted Souvenir albümünü Almanya’da plak formatında çıkarttı. En azından dijital versiyonu da olsa ve edinebilsek. Dinleyebildiğimiz parçalar çok iyi çünkü. Son albümleri İçimdeki İz ile takipçi sayısını katlayan ve danseden isyanımıza külliyat sağlayan Peyk, uzun süren uğraşlar sonunda üçüncü albümü Teslim Olma’yı çıkarttı. Biraderlerin en iyi albümü olması yanında, yıl sonuna kalması sebebiyle bu yılın albümleri arasına katamadığımız Luxus’un Hunim Başımda albümüyle birlikte, zamanın ruhunu en iyi kavrayan, aktaran albüm olarak, senenin en iyileri arasında baş köşeye yerleştiler.

Her ne kadar sıkı bir caz dinleyici ya da takipçisi olmasam da, elek üstünde kalan birkaç caz albümünden dem vuracağım şimdi. Genç vokalist Çağıl Kaya, kendi yazdığı sözlerle (ki çok da iyi bir söz yazarı aynı zamanda) ve sağlam bir ekiple kotardığı Bir Parça Ay Biraz Kuş albümüyle kariyerine sağlam bir başlangıç yaptı. Şenay Lambaoğlu’nun ikinci albümü Zarf Tümleci de, şarkıcı / şarkıyazarı çizgisinde ama yine çok sağlam müzisyenlerin elvermesiyle, senenin önemli albümlerinden biri olarak kayda geçti. İlk albümden daha net ve bu gelişimin devamı merakla beklenir. WeeD’in avangard cazı da nihayet Ghostwatch ile albümlendi. Albüm sonrası gelen grubun dağılma kararını tekrar gözden geçireceğini umuyoruz. Çok zor bir kulvar ve WeeD gibi gruplara çok ihtiyaç var. Cenk Erdoğan ise üçüncü albümü Kara Kutu’da solo gitarıyla ne kadar büyük bir yetenek olduğunu gösterdi. Tek gitarla büyüyen, büyüleyen bir virtüöz. Sarp Maden ise Küçük Sır’ı çıkarttı ama ne yalan söyleyelim, bir tekrar albümü gibi. Seveni çoktur, onları da mutlu etmiştir ama biraz yenilik istiyor artık bazılarımız. İlhan Erşahin’in bu sefer Jane Birkin, Seyyal Taner, Gilberto Gil, Arto Tunçboyacıyan ve Hüsnü Şenlendirici gibi isimleri biraraya getirerek oluşturduğu Wonderland’inin The Other Side albümü senenin en dikkate değer çalışmalarından biri oldu.
 
Yasal albümler sekmesini babalar ile tamamlayalım. Gökhan birader her geçen gün daha fazla antipati toplasa da, Athena’nın AltÜst albümü, sanırız bir kez daha yenilenen elemanların da katkılarıyla, grubun en iyi albümleri arasına girmiş durumda. Ska da bir yerde sıkabilir, Athena’nın müzikal çeşitliliği en fazla barındıran albümü olmuş AltÜst. Flört’ün Hücum Kayıtlar albümü ise, adından da anlaşılabileceği gibi, grubun sahne enerjisini doğrudan yansıtmasıyla Flört diskografisinde özel bir yer edindi. Baba Zula’nın öve öve bitirilemeyen albümü 34 Oto Sanayi ise zannımca en kötü Baba Zula albümü. “Direniş Destanı”, “İtaat Etme” gibi şarkılarla şimdiye kadar en muhalif albümünü yapacaksın, güzel ama, söz yazımı bu mu? Luxus, Peyk, bANDİSTA, Dinar Bandosu gibi en muhalif sözleri şiir gibi şarkılara dönüştüren gruplarımız varken Baba Zula’nın sınıfta kaldığını düşünüyorum.
 


Dijital Albümler ve DIY CD’ler

Yılın en erken gelen albümlerinden Sapan’ın Anlık İzler’iydi. İçsel meseleleri, anlık duyguları iyi ifadelerle söze döken Sapan, kendi web sitesinden sürüme verdi albümünü. eskiz’in yıllardır beklediğimiz albümü de nihayet bu yıl dijital olarak yayınlandı. Kimsenin Ruhu Duymaz, saykodelik rakınrolcularımızın birbirinden iyi şarkılar barındıran, yılın en iyiler albümleri arasında sayabileceğim bir debütü. bANDİSTA da yılı ki buradayız hala ile doldurdu. Bu yıl küçük müzik âlemimizin en büyük kaybı Ömür Kılıçaslan’ın kayıt, miks, matering’ini yaptığı albüm, alışık olduğumuz bANDİSTA tavrı ve müzikleriyle dalgayı yükseltmeye devam ediyor. TSU!’nun H.M.S. Angora’sı yurt dışında plak olarak çıktı ve müstesna plak dükkânlarımızda bulunabiliyor ama bizim dijital kategorisine almamız daha doğru olur. Mecmuada uzunca yazdığımız albümlerdendi, şimdi tekrara girmeyelim ama James Hakan Dedeoğlu da yılın en iyi albümlerinden birini çıkartmış oldu. Berke Can Özcan’ın dünyanın dört bir tarafından önemli davulcularla birlikte sürdürdüğü ve önümüzdeki yıl albümlenecek projesi Big Beats Big Times, yılı boş geçmedi, Borusan’da gerçekleşmiş bir konser kaydı yayınladı. Kenny Wollesen ve Erland Dahlen ile birlikte Berke Can’ın muazzam performansını kaçırmamak gerek. Yılın büyük sürprizi Babra Bubrik oldu. Kendi isimlerini taşıyan ilk albümlerini, Çağan Tunalı imzalı çok iyi bir prodüksiyonla dağıtıma verdiler. Hem çok iyi sözler ve politik tavır, hem de progresif-endüstriyel rock arası sound’larıyla, isimlerini henüz çok az kişi duymuş olsa da büyük bir ümit verdiler bize. Memleketin en inatçı ve üretken gruplarından Deli Gömleği de bu yılı boş geçmedi ve Tuzak albümüyle punk-rock, grunge sahnemizin nadir ürünlerinden birini sundu bizlere. Bir başka sürprizli debüt ise Yerçekimi’nin kendi isimlerini taşıyan EP’leriydi. Ayyuka’dan bildiğimiz Altan Sebüktekin ve daha çok film sektöründe ses işleriyle uğraşan Emre Aypar ile Burak Yıldırım’dan oluşan Yerçekimi, post-punk, new-wave ve hatta post-rock janrlarını harmanlayan usta işi bir sound ve çok iyi yazılmış sözlerle yılın en dikkate değer albümlerinden oldu.

2014’ün hip hop yılı olduğunu söyleyebiliriz. EP’ler bölümünde daha çok bahsedeceğiz ama LP formatında Etnique Punch’ın Ethnografför albümü diskografisinin en iyisi olmuş. “Vurun Ulan Vurun”u mutlaka dinlemelisiniz. Farazi v Kayra’nın Hayalet Islığı da yerli hip hop’un kayde değer albümlerindendi. Yurt dışında elektronik müzik alanında ciddi bir hareketlenme varken bizim buralarda çok fazla üretim olmadı. Fuji Kureta’nın Andrey’inden çıkan “Zest For Life” ve “Shafqat” single’ları dikkate değerdi, albümün kalanı da. Türün ağır işçileri Teknosag Records da bu sene az mesai yaptı. Ama Savai & Gökalp K’nın Tape One’ı ve Nodul’un Balcony Beats’i geldi oradan da. Daha önce farklı isimlerle farklı projelerde üretimleri olan Pınar Akbay’ın electronica ile operayı birleştirdiği Spellbound albümü yılın güzel sürprizlerinden oldu. biblo ise Rebound EP’sinin üstüne Absence albümünü çıkartarak bir hayli üretken bir yıl geçirdi. Bol dub soslu deneysel ambient’ine memlekette kimse yaklaşamıyor zaten. Meraklıları ise ıskalamamıştır.
 


EP’ler, Demo’lar, Single’lar...

Tabii ki Peygamber Vitesi ile başlıyoruz. Sürekli kendini yenileyen ve her seferinde çıtayı daha yükseğe koyan Kutay Soyocak, Utku Öğüt’ün de katkılarıyla, Ulu ile bizlere yılın en iyi 12 dakika 46 saniyesini verdi. Arayı çok uzatmadan çıkarttıkları ikinci EP’leri Devin ile Pitohui, kadroyu genişletti, enstürmanları zenginleştirdi. Ardından 6 remiks ile Devin RMX geldi ve Pitohui müzikal bir ihya yaşattı bu yıl bizlere. Bir de canlı sahneleri var ki... Yılın en iyi EP’lerinden biri de Gözyaşı Çetesi’nden geldi. Yalancı Işıklar, yıllar önce birkaç kayıt yapıp sessizliğe gömülen grubun Gezi ile birlikte yeniden müzik yapmaya başlamasının meyvesiydi ve birbirinden mahir müzisyenlerin biraraya gelmesiyle ortaya çıkan sound, dans edebilen direnişe yeni şarkılar kattı. Memleketin en yetenekli gitaristlerinden biri olup bu kadar az kişinin adını bildiği Emrecan Ağtaş’ın Golden Horn’u ise sene başında çıkarttığı 3 şarkılık Utter Reality EP’sine bir video performans albümü ekledi. Lucid Kerpe’de, açık havada, hiç overdub kullanmadan gerçekleştirilen bir konser videosu aslında. Ki zaten Golden Horn kesinlikle canlı izlenmesi gereken bir grup. Emrecan’ın mahareti de öyle anlaşılıyor. Eskişehir’in son cakası Fineaway ise 4 şarkılık ilk EP’si ile bir hayli beğeni topladı, ki fazlasıyla da hak ediyorlar. Danslı Parti’nin neredeyse bir albüm uzunluğundaki, iki partide yayınladığı albümü ise “Neredeydiniz siz?” dedirtti. Niye bu kadar az insan dinliyor şaşırmaktayım. Usta işi bir çalışma.
 
Şimdi iki mühim markadan bahsedelim. Müzik Hayvanı ve M4NM (music for non musicians). Bu yılı fazlasıyla üretken geçirdiler. Müzik Hayvanı, Sarp Keskiner işbirliğiyle Kronovox Archives’i yayınlamaya başladı ki, bu arşive ne desek, nasıl anlatsak bilemiyoruz. Sadece bu kayıtlar gün yüzü gördüğü için teşekkürlerimizi sunmakla yetinelim. Red Abizianas’ın OHM Society, Saska’nın iki remiks ve rework albümü, Skip Lakes’in Crippled Moon’u, Sarp Keskiner & Tuna Pase’nin Rain Harvest’i, Noksan’ın United We Ball’u, Yuri Skies’ın I Don’t See God Up There’i Kasım sonunda kadar arşivden çıkan mükemmel albümlerdi. Arşivin yeni kayıtları gelmeye devam ediyor. Mutlaka takipte kalın. Müzik Hayvanı ayrıca Peygamber Vitesi’nin Ulu’su ve Şenol Küçükyıldırım’ın sadece zillerle kaydettiği akıllara zarar -scape’ini de çıkarttı. M4NM, memleketin hip hop sahnesine yaptığı sıradışı katkı ile büyük övgüler hak ediyor. Kolektife bu yıl katılan Muasır’ın Pal Sokağı Çocukları albümünü uzun uzun övmek gerekiyor. Yer darlığımızı maruz görün ama mutlaka dinleyin. Keza kolektifin ağır topu Burkay Yalnız’ın solo projesi Ağaçkakan, bu yılı da boşgeçmeyip son anda Fernweh’i çıkarttı. Aynı yer darlığı sıkıntısı, aynı övgüler. I’mpty’nin Bad Computing Tapes, Cengaver’in Skala, Afgan’ın 5 Instantaneous, Armonycoma & Grej’in Çengelli İğne EP’leri de keza bir göz atmanızı şiddetle tavsiye edeceğimiz çalışmalar.

Bitti mi, bitmedi. Misal Cihan Yılmaz’ın Nimbus’undan da söz etmek şart. 4 parçalık ambient, trip hop janrlarının kolajı çalışmaları, türün memleketteki nadir üretimleri arasından sıyrıldı. Buralardan melodilerin de duyulduğu çok başarılı bir harman. Ankara’dan ses veren iyi ise, 3 şarkılık post-punk, shoegaze’den noise ve math-rock’a uzunan bir harmanla sürüme verilen EP1’ı da önerelim. Merakla beklediğim albümlerden biri olan Motto’nun Beni Yormasan’ı aralıkta çıkınca önümüzdeki senenin değerlendirmesine kaldı ama solistleri Can Büyükbaş’ın solo projesi Öfkeli Kalabalık, Ben Tek Siz Hepiniz ile memleketin Pete Doherty’si olma yolunda ciddi bir adım daha attı. Genç singer-songwriter’larımız da boş durmadılar tabii. Can Kazaz, seneyi iki EP ile kapattı. Yollar ve Su ve 1 Aralık’ta sürüme verilen Kesme Bardak EP’leri ile Can, nahif pop anlayışını iyi sözler ve farklı düzenlemelerle sundu bizlere. Lo-fi estetiğine sahip yaklaşımıyla ama mutlaka takip edilmesi gereken bir ozan olarak Hasan İnceler ise solo projesi Beyaz Hayvanlar ile Atasözleri ve Deyimler EP’sini çıkarttı. Emre Temiz için de verimli bir yıl oldu ve genç ozan Böyle Şeyler Filmlerde Olur EP’si dışında ard arda single’lar da yayınladı soundcloud üzerinden. Geçen yılın sonunda çıkan Feyyaz Yiğit’in Bizon albümü aslında 8 şarkı içeriyor ama kısa süresiyle bir EP olarak kabul etmek daha doğru. Feyyaz Yiğit’in mizah yazarı olmasının da etkisiyle fazlasıyla matrak hikâyeleri var. Yine yılbaşında çıkan Kaç Canım Kalmış’ın X3 EP’si de mizahi sözlerle hikâye anlatan oldukça keyifli bir çalışma. Yıl sonunda daha önce adını hiç duymadığımız Fanikedi’den tuhaflığı ve lo-fi kayıtlarıyla gelen Kendimi Evde Bıraktım da güzel bir tanışma oldu. Eskişehirli Hay Bin Kunduz’un Karga konserini, Nilipek.’in de Dunia konserini yayınlaması da bir hayli hayırlı gelişmeler. Hem kendilerine has söz yazımlarıyla dikkat çeken bu iki grubun da dinleyebileceğimiz kayıtları oldu elimizde, hem konser kaydı candır zaten.
 
Gelelim sert albümlere. Nihayet parçalarını yayınlayan Feza, türünün nadir gruplarından. Stoner rock, sludge yapan grubun kendi adını taşıyan albümü, özellikle buralardan tınıların nüfuz ettiği parçalarıyla dikkat çekti. Yine uzundur sahneleri turlasa da kayıt yayınlamamışlardan Retired Virgin da kendi adını taşıyan EP’sinde 5 parça yayınladı. “Meksika”ya bir de güzel klip çektiler. Bir süredir sessiz kalan Chopstick Suicide Captain’s Poolside Stories’i yayınladı. Grubun yeni sound’unda saksafonun da katılması işlerin keyfini arttırmış. Haossaa ise Üç’ledi. Yine pek kanlı, jilet gitarlar ile noise’a devam. Bir yıl önce kaybettiğimiz Murat Üf Yaa için yaptıkları “Bu Dünya Gerçek Değil”i de analım tabii. Ve son olarak da Kinesis’in Lavdanom EP’sinden bahsedelim. Sakodeliya math-rock arasında lakin bir hayli de sert bir sound’u var Kinesis’in. Sağlam da bir vokal. Tavsiye ederiz.
 
Son olarak, birkaç single’ı analım. Can Güngör’ün albümü bu yıla kaldı ama en azından Silik Düşler / Ben Ordaydım Zaten single’ı geldi. Ki albümü beklemekten helak olmuş biz fanilere de biraz avuntu verdi. Elif Çağlar-Muslu’nun sene başında çıkarttığı Hafif Batı Müziği single’ı, iki Türkçe şarkıya ustalık işi düzenlemeler ve sözlerle akılda kaldı. Albüm öncesi neredeyse tüm yılı konserler, turneler, festivaller ile geçiren The Away Days’in yıl boyunca yayınladığı üç single da çok iyiydi. Single gibi yayınlanmasa da bütün yıl kayıt beklediğimiz Selim Saraçoğlu’nun “Yağmur Duası” şarkısı geldi bir de. Ne iyi oldu. Son Feci Bisiklet’te yılı 2 şarkı yayınlayarak geçirdi. Artık bir albüm şart onlardan da. Bir de yepyeni bir kadın ozanımız daha oldu. Kalben adını muhtemelen çok duyacaksınız bundan sonra. Hatta çalacak bu ay Karga’da. Kalben’in tek tek sürüme verdiği kayıtlara da kulak kesilmek gerek.
 
Gözde Öney, Derya Başer, Plaj EP’leri, Komik Günler, Barista, Kara Güneş, Jehan Barbur, Nada albümleri, iki direk arası temaşa, La Dee Eda, Gramafonia, No Land, Fatih Vural, İrfan Ulusoy kayıtları... Daha da yazarım da, bir yerde durmak gerek. Ben bütün yıl bunları dinledim. info@kargamecmu.org