DÜNYANIN TÜM


Üstüngel Arı
“Hiçbir suçlu, kendi öz mahkemesinden beraat edemez.” - Decimus Iunius Iuvenalis
 
O anda dünyanın tüm mahkemelerinde aynı anda vurulsa bile “gereği düşünüldü” tokmağı, bastıramazdı içimdeki çığlığı. Dünyanın tüm savunma avukatları biraraya gelip savunsa bile beni ya da dünyanın tüm kefaletlerini bile ödesem tek başıma, yine de gücü yetmezdi çıkarmaya beni, aldığım besinlerdeki demiri işleyerek kendi ellerimle inşa ettiğim hapishane parmaklıklarının dışına. Ya da dünyanın tüm anneleri örneğin, toplansalardı başıma ve “Geçti,” deselerdi hep bir ağızdan; deselerdi ki “affediyorum seni, evladımızsın sen bizim”, yine de rahatlamazdı kendi kendine müebbet veren ben’liğim.
 
O anda 16 yaşında bir bakire, dünyanın tüm erkekleri tarafından aynı anda tecavüze uğrasa ve öğle namazına müteakip dünyanın tüm erkeklerinin aynı anda kesilse penisleri, benim kadar kanayıp kırmızıya boyayamazdı dünyanın tüm denizlerini. Dünyanın tüm ilmekleri dolansa da boynuma o anda, idam kararımı benden başkası veremezdi. Dünyanın tüm sopalarıyla vurulsa da o anda en zayıf noktama, ismini Akhilleus’tan almış tendonuma yani, daha zayıf düşüremezdi beni vicdanımdan –daha fazla fanileştiremezdi.
 
Ya da dünyanın tüm merdivenlerini çıksam bir bir örneğin, yoramazdı beni, göğsümün orta yerine yerleşen ve bir “gulp” sesiyle yazı dilinde kendine yer bulmuş olan acı bir yutkunma kadar. O anda dünyanın tüm tokatlarını yesem, dünyanın tüm bıçakları saplansa karnıma, dünyanın tüm silahları doğrultulsa bana ve aynı anda basılsa dünyanın tüm tetiklerine, bu kadar acıtamazdı bedenimi. Dünyanın tüm iki seçenekli bombalarının mavi kablosunu kessem aynı anda, daha büyük bir patlama olmazdı içimde o an, ya da girsem aynı anda dünyanın tüm mezarlarına, daha fazla ölü olmazdım, vicdan azabını iliklerime kadar hissettiğim o andan.
 
O an dünyanın tüm gerekçeleri dizilse sıraya, tüm ama’lar, tüm iyi de’ler, tüm sen olsan yapmaz mıydın’lar, tüm ya ne yapsaydım’lar… Sıralansalardı bir omuz mesafesi arayla ve ikna etselerdi dünyanın tüm hâkimlerini –ne fark ederdi? Ne fark ederdi ben, kendimin ağır ceza mahkemesi olan vicdanımdan –vicdanımın azabından beraat ettiremedikten sonra kendimi?
 
***
 
Dünyanın tüm kelimelerini yazsam yan yana seçebilir misin içlerinden, bir vicdan azabı duyduğunda hissettiklerini anlatacak kelimeleri –dizebilir misin sıraya? Dizebilir misin vicdanını onaracak olan o sözcükleri birbirinin ardına?
 
Ben dizemem.
 
 
ustungelari@gmail.com